Nihayet 2 sıkıcı tarih dersinin ardından öğle arasına girmiştik . Ben Hazal ile bir şeyler yemeye gittiğimde bizim erkekler de Berke'nin sınıfında nöbete gitmişlerdi . Etraf boşaldığında ve sınıfta da birileri kalmayınca Berke'yi alıp depoya götüreceklerdi . Artık ne yaparlardı bilmiyorum ama bizim yemek yememizi söylemişler v ebeni yanlarına almamışlardı . Bende Hazal ile kantine inmiş ve öğle yemeğinde yemek için bir şeyler almıştık . Çok geçmeden yanımıza elinde yiyecekler ile Cemre de gelmişti . Bize selam vererek masamıza oturdu ve birlikte aldıklarımızı yedik . Biz yemeklerimizi bitirmek üzere iken erkekler kantinden içeri girmişti . Yok artık Berke'yi bu kadar kısa sürede halletmiş olamazlar değil mi !?
Yiğit Hazal'ın yanına '' Selamm ! '' diyerek oturmuş ve kolunu da Hazal'ın arkasındaki sandalyeye uzatmıştı . O böyle rahatça davranırken yanıma oturmakta olan Berat'ı hızlı oturması için aşağı doğru çektikten sonra kulağına fısıldadım . '' Berke'yi ne yaptınız !? ''
'' Sakin ol güzelim aşağıda uslu uslu duruyor o şuan . Sen yemene bak . Hatta biz de yiyelim . Yiğit ! ''
Yiğit :
- HE !?
Berat :
- Git üçümüze adam akıllı bir şeyler alda gel hadi .
Yiğit :
- Niye ben ya !? Kalk da kendin al .
Berat :
- Oğlum hani bizim bol enerjiye ihtiyacımız olacak ya . Daha fazla enerjimi tüketmeden git al da gel . Şuradan şurası zaten . Ve illa mantıksak bir açıklama bekliyorsan üçümüz arasında en küçük sensin , ben senden istiyorum ve en önemlisi de kantinciye en yakın sen oturuyorsun ;)
Yiğit :
- Aman bee !
Yiğit bunu söyleyerek doğruca ayaklanmış ve kantine ilerlemişti . Sonra bir anda durdu ve dönerek geri geldi .
'' Para ver lan ! ''
Berat göz devirerek cebinden para çıkardı . Vaov günlük harçlığı 500 TL demek . Gerçii büyük ihtimal 200 300'ünü falan benzine veriyordur o !
'' Üstü kalsın harçlık yaparsın cebine ! '' (100 Tl'yi uzatarak)
'' Haha ne komik ! ''
Yiğit bunu söyleyerek kantinciye ilerledi ve tepsi ile birkaç şey alarak masanın ortasına bıraktı . 3 Pizza dilimi 3 tane döner 3 kola . Birkaç tanede kek !?
Yiğit :
- Valla Gözde yediğin keklerin tadına bayıldım . Normalde tek lokmalık diye almazdım ama canım çekti . Hatta düşünüp size de aldım . Hazal ile sana yani ;)
Cemre :
- Ben arap mıyım ?
Buğra :
- Hee benim aşkım arap mı !?
Gülme krizine girmiştim resmen . Bu sırada tabii Cemre Buğra'ya tip tip bakıyor ve Yiğit de sırıtıyordu . Hazal ise gülmemek için kendini zor tutuyordu . Berat'ı yokladığımda ise o pür dikkat beni izliyordu . Sonrasında kısık sesle şunu söylemişti . '' Gülmek sana yakışıyor , böyle devam et ... ''
Şaşkınlığımı gizleye gizleye ona bakarken Yiğit önüme kek atmıştı . Bende kendimi toparlayıp keki aldım ve açarak yedim . Hazal ise sevmediğini söyleyerek Cemre'ye ittirmişti .
Cemre :
- Şaka yaptım kızım ben , ye sen . Böyle şeyler yemem ben zaten .
Yiğit :
- İşte bu yüzden sana almadım ! Arap olduğundan değil yani ...
Cemre :
- He Arabım yani !?
Berat :
- Tamam uzatmayın ya !
'' Düşüncelerimi okudun resmen . ''
Berat :
- Tabii sen sonunda ya yerine ayy derdin .
Berat'ın sesini hafif inceltip yaptığı bu taklide herkes gülerken bozulmuştum adeta !
'' Benim sesim öyle mi çıkıyor . ''
Berat :
- Hayır seninki daha ince ;)
Yiğit :
- Neyse hadi hadi hızlı yiyin işimiz var bak !!
Yiğit'iin bu sözüyle erkekler yemeğe gömülmüştü .
Yiğit :
- Ben doymadım ya !?
Berat :
- Gelip tekrar yeriz hadi kalkın .
Berat'ın bu sözünden sonra erkekler ve Cemre hemen ayaklanmıştı . Daha sonra Hazal bana dönüp sessiz bir şekilde konuştu .
'' Sende mi gidiyorsun ne oluyor !? ''
'' Senin karışmaman gereken bir iş . Gerçi ben de karışmamalıyım aslında ama her ne ise ! Berke ile ilgili . Belki daha sonra her şey olup bitince anlatırım ama şuan o zaman değil . ''
'' İyi tamam ben sınıftayım ! ''
'' İşimiz biter bitmez gelirim ... ''
Bunu söyleyerek hızla arkalarından koşturdum . Yarı yolda diğerleri halen daha gitmeye devam ederken Berat durup gelmemem için bir şeyler uyduruyordu .
'' Sen geleceğine emin misin !? ''
'' Neden emin olmayayım !? ''
'' Sonuçta ona değişik şeyler uygulayacağız ve sende bunu izleyeceksin .Seni umursamaz iken umursamaya başlayacak . ''
'' Bu umursamaz hali mi !? ''
'' İnan onu hiç ama hiç tanımıyorsun ! ''
'' Sen tecrübelisin galibaa ! ''
'' Gözdee .. ''
'' En fazla ne olabilir Berat ya ! Zaten rahatsız ediyordu daha da rahatsız etmeye başlar !? Her ne ise işte , korktuğum yok ! ''
'' Peki gel ! Arkada öylece dur tamam mı bir şeye de karışma . Öylece dur ! ''
'' Çocuğun üstüne kovayla su boşaltacak değilim ! ''
'' Oha ! Fikir mantıklı . ''
'' Gerçekten ciddi misin !? ''
'' Sayende kodları nasıl kırabileceğimi biliyorum Gözde ! ''
Heyecanla sırtını bana dönmüş depoya doğru gidiyordu . Harbi öküz ! Ya insan kuru bir şekilde harikasın sayende teşekkürler falan ne biliyim !? Tek diyeceği şey SAYENDE mi !?
Gözlerimi devirip arkasınca gider iken iki saniyeliğine bana dönmüş ve şunları söylemişti . '' Bu arada fikir için sağol çok yardımcı oldu bu . '' Bu çocuğun aklımı okuma gibi bir becerisi olma ihtimali yüzde kaçtır ?
...
Depoya girdiğimizde Berke ile Yiğit gülüşe gülüşe konuşuyorlardı . Cemre ise depo kapısındaydı . İçeri girdiğimde gördüğüm manzara ile şok geçirmiştim !
'' Siz çocuğu bağlayıp burada mı bıraktınız !! ''
'' Evet öyle yaptık . Yemek yemeliydim dimi ? Aç aç nasıl kafamız çalışsın ? ''
'' Sanırım siz Berke'den de psikopatsınız ? ''
'' Sadece ödeşiyoruz , sonuçtaaa ödeşmek adettendir değil mi ;) !? ''
Bunu söyleyip ve göz kırpıp doğruca Berke'nin yanına ilerlemişti .
Berke :
- O grubun asili de buradaymış . Prensesi de almışsın yanına !
Berat :
- İstediğimiz şeylerin ne olduğunu bildiğini var sayıyorum .
Berke :
- Asla alamayacağınız şu kayıtlar mıydı !? Yıllarca beni burada tutmayacaksın umarım çünkü beni saldığınız an her şeyi yayınlayacağım .
Berat sinirle gülerek :
- Oğlumm biz salak mıyız !? Kayıtlar sende olsa gece her şeyi yayınlardın . KAYITLAR BİZDE ! Uzatmadan laptop şifresini söyle ve telefonunu da aç . Gerisini biz hallederiz zaten ;)
Berke :
- Heh işte o ikisini babayı alırsın !
Berat :
- Öyle olsun !
Berat bunu söyleyip Berke'nin suratına yumruğu geçirmişti .
'' Kayıtlar elindeyken böyle vuruyordun dimi lan !? ''
Berat sinirini birkaç yumrukla çıkardıktan sonra sırasını Buğra'ya salmış ve geri çekilmişti . Buğra da Berat'ın kaldığı yerden devam etmişti .
Tabii dedikleri gibi :
nush ile uslanmayanın hakkı tekrir tekrir ile uslanmayanın hakkı kötektir
Tabii bu çocuğu dövmek de bir işe yaramamıştı .
HALEN USLANMAMIŞTI !
