İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 40 · 6 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 40

İntikam Vakti

Nihayet 2 sıkıcı tarih dersinin ardından öğle arasına girmiştik . Ben Hazal ile bir şeyler yemeye gittiğimde bizim erkekler de Berke'nin sınıfında nöbete gitmişlerdi . Etraf boşaldığında ve sınıfta da birileri kalmayınca Berke'yi alıp depoya götüreceklerdi . Artık ne yaparlardı bilmiyorum ama bizim yemek yememizi söylemişler v ebeni yanlarına almamışlardı . Bende Hazal ile kantine inmiş ve öğle yemeğinde yemek için bir şeyler almıştık . Çok geçmeden yanımıza elinde yiyecekler ile Cemre de gelmişti . Bize selam vererek masamıza oturdu ve birlikte aldıklarımızı yedik . Biz yemeklerimizi bitirmek üzere iken erkekler kantinden içeri girmişti . Yok artık Berke'yi bu kadar kısa sürede halletmiş olamazlar değil mi !?

Yiğit Hazal'ın yanına '' Selamm ! '' diyerek oturmuş ve kolunu da Hazal'ın arkasındaki sandalyeye uzatmıştı . O böyle rahatça davranırken yanıma oturmakta olan Berat'ı hızlı oturması için aşağı doğru çektikten sonra kulağına fısıldadım . '' Berke'yi ne yaptınız !? ''

'' Sakin ol güzelim aşağıda uslu uslu duruyor o şuan . Sen yemene bak . Hatta biz de yiyelim . Yiğit ! ''

Yiğit :

- HE !?

Berat :

- Git üçümüze adam akıllı bir şeyler alda gel hadi .

Yiğit :

- Niye ben ya !? Kalk da kendin al .

Berat :

- Oğlum hani bizim bol enerjiye ihtiyacımız olacak ya . Daha fazla enerjimi tüketmeden git al da gel . Şuradan şurası zaten . Ve illa mantıksak bir açıklama bekliyorsan üçümüz arasında en küçük sensin , ben senden istiyorum ve en önemlisi de kantinciye en yakın sen oturuyorsun ;)

Yiğit :

- Aman bee !

Yiğit bunu söyleyerek doğruca ayaklanmış ve kantine ilerlemişti . Sonra bir anda durdu ve dönerek geri geldi .

'' Para ver lan ! ''

Berat göz devirerek cebinden para çıkardı . Vaov günlük harçlığı 500 TL demek . Gerçii büyük ihtimal 200 300'ünü falan benzine veriyordur o !

'' Üstü kalsın harçlık yaparsın cebine ! '' (100 Tl'yi uzatarak)

'' Haha ne komik ! ''

Yiğit bunu söyleyerek kantinciye ilerledi ve tepsi ile birkaç şey alarak masanın ortasına bıraktı . 3 Pizza dilimi 3 tane döner 3 kola . Birkaç tanede kek !?

Yiğit :

- Valla Gözde yediğin keklerin tadına bayıldım . Normalde tek lokmalık diye almazdım ama canım çekti . Hatta düşünüp size de aldım . Hazal ile sana yani ;)

Cemre :

- Ben arap mıyım ?

Buğra :

- Hee benim aşkım arap mı !?

Gülme krizine girmiştim resmen . Bu sırada tabii Cemre Buğra'ya tip tip bakıyor ve Yiğit de sırıtıyordu . Hazal ise gülmemek için kendini zor tutuyordu . Berat'ı yokladığımda ise o pür dikkat beni izliyordu . Sonrasında kısık sesle şunu söylemişti . '' Gülmek sana yakışıyor , böyle devam et ... ''

Şaşkınlığımı gizleye gizleye ona bakarken Yiğit önüme kek atmıştı . Bende kendimi toparlayıp keki aldım ve açarak yedim . Hazal ise sevmediğini söyleyerek Cemre'ye ittirmişti .

Cemre :

- Şaka yaptım kızım ben , ye sen . Böyle şeyler yemem ben zaten .

Yiğit :

- İşte bu yüzden sana almadım ! Arap olduğundan değil yani ...

Cemre :

- He Arabım yani !?

Berat :

- Tamam uzatmayın ya !

'' Düşüncelerimi okudun resmen . ''

Berat :

- Tabii sen sonunda ya yerine ayy derdin .

Berat'ın sesini hafif inceltip yaptığı bu taklide herkes gülerken bozulmuştum adeta !

'' Benim sesim öyle mi çıkıyor . ''

Berat :

- Hayır seninki daha ince ;)

Yiğit :

- Neyse hadi hadi hızlı yiyin işimiz var bak !!

Yiğit'iin bu sözüyle erkekler yemeğe gömülmüştü .

Yiğit :

- Ben doymadım ya !?

Berat :

- Gelip tekrar yeriz hadi kalkın .

Berat'ın bu sözünden sonra erkekler ve Cemre hemen ayaklanmıştı . Daha sonra Hazal bana dönüp sessiz bir şekilde konuştu .

'' Sende mi gidiyorsun ne oluyor !? ''

'' Senin karışmaman gereken bir iş . Gerçi ben de karışmamalıyım aslında ama her ne ise ! Berke ile ilgili . Belki daha sonra her şey olup bitince anlatırım ama şuan o zaman değil . ''

'' İyi tamam ben sınıftayım ! ''

'' İşimiz biter bitmez gelirim ... ''

Bunu söyleyerek hızla arkalarından koşturdum . Yarı yolda diğerleri halen daha gitmeye devam ederken Berat durup gelmemem için bir şeyler uyduruyordu .

'' Sen geleceğine emin misin !? ''

'' Neden emin olmayayım !? ''

'' Sonuçta ona değişik şeyler uygulayacağız ve sende bunu izleyeceksin .Seni umursamaz iken umursamaya başlayacak . ''

'' Bu umursamaz hali mi !? ''

'' İnan onu hiç ama hiç tanımıyorsun ! ''

'' Sen tecrübelisin galibaa ! ''

'' Gözdee .. ''

'' En fazla ne olabilir Berat ya ! Zaten rahatsız ediyordu daha da rahatsız etmeye başlar !? Her ne ise işte , korktuğum yok ! ''

'' Peki gel ! Arkada öylece dur tamam mı bir şeye de karışma . Öylece dur ! ''

'' Çocuğun üstüne kovayla su boşaltacak değilim ! ''

'' Oha ! Fikir mantıklı . ''

'' Gerçekten ciddi misin !? ''

'' Sayende kodları nasıl kırabileceğimi biliyorum Gözde ! ''

Heyecanla sırtını bana dönmüş depoya doğru gidiyordu . Harbi öküz ! Ya insan kuru bir şekilde harikasın sayende teşekkürler falan ne biliyim !? Tek diyeceği şey SAYENDE mi !?

Gözlerimi devirip arkasınca gider iken iki saniyeliğine bana dönmüş ve şunları söylemişti . '' Bu arada fikir için sağol çok yardımcı oldu bu . '' Bu çocuğun aklımı okuma gibi bir becerisi olma ihtimali yüzde kaçtır ?

...

Depoya girdiğimizde Berke ile Yiğit gülüşe gülüşe konuşuyorlardı . Cemre ise depo kapısındaydı . İçeri girdiğimde gördüğüm manzara ile şok geçirmiştim !

'' Siz çocuğu bağlayıp burada mı bıraktınız !! ''

'' Evet öyle yaptık . Yemek yemeliydim dimi ? Aç aç nasıl kafamız çalışsın ? ''

'' Sanırım siz Berke'den de psikopatsınız ? ''

'' Sadece ödeşiyoruz , sonuçtaaa ödeşmek adettendir değil mi ;) !? ''

Bunu söyleyip ve göz kırpıp doğruca Berke'nin yanına ilerlemişti .

Berke :

- O grubun asili de buradaymış . Prensesi de almışsın yanına !

Berat :

- İstediğimiz şeylerin ne olduğunu bildiğini var sayıyorum .

Berke :

- Asla alamayacağınız şu kayıtlar mıydı !? Yıllarca beni burada tutmayacaksın umarım çünkü beni saldığınız an her şeyi yayınlayacağım .

Berat sinirle gülerek :

- Oğlumm biz salak mıyız !? Kayıtlar sende olsa gece her şeyi yayınlardın . KAYITLAR BİZDE ! Uzatmadan laptop şifresini söyle ve telefonunu da aç . Gerisini biz hallederiz zaten ;)

Berke :

- Heh işte o ikisini babayı alırsın !

Berat :

- Öyle olsun !

Berat bunu söyleyip Berke'nin suratına yumruğu geçirmişti .

'' Kayıtlar elindeyken böyle vuruyordun dimi lan !? ''

Berat sinirini birkaç yumrukla çıkardıktan sonra sırasını Buğra'ya salmış ve geri çekilmişti . Buğra da Berat'ın kaldığı yerden devam etmişti .

Tabii dedikleri gibi :

nush ile uslanmayanın hakkı tekrir tekrir ile uslanmayanın hakkı kötektir

Tabii bu çocuğu dövmek de bir işe yaramamıştı .

HALEN USLANMAMIŞTI !

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

41. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

2 yorum