Berat :
- Cemre şunu ver artık !
Cemre :
- Al !
Yiğit :
- Gözde dur ! Anı ölümsüzleştirmeden olmaz !
Yiğit bunu söyleyerek telefonu çıkarmıştı . Berat'ın ufak küfürlerine maruz kalsa da fotoğrafı çekmeye devam etmişti . En sonunda telefonu kapadı ve çekmeyi bıraktı . Sonrasında Cemre de pamuk ile makyaj silme losyonunu Berat'ın üstüne fırlattı . Ben de alarak pamuğa sürmüştüm . İlk olarak allıklarını silmiştim . Tam dudağını da silecekken Yiğit lafa atlamıştı . '' Senin dudağının rujunu da bozmak vardı be ! ''
Berat :
- Şuan elimi yormak istemiyorum ama BİRİ ŞU MALI DÖVEBİLİR Mİ !?
Yiğit :
- Ay Sinsirella ! Şakaya da gelemiyor .
Onların bu hallerine gülerek dudağına pamuğu sürdüm . Bir anda gerilemişti .
'' Ne oldu !? ''
Berat :
- Yok bir şey devam et .
...
Ah tabii ya şimdi hatırlamıştım . Dudağı ve kaşı kanamıştı Berke'nin yumrukları yüzüne . Ben dudağına dokunduğumda da canını yakmıştım . Özür dileyerek dudağını yavaş yavaş silmeye devam ettim . Sonra da gözlerini kapattırıp rimelini ve göz farını sildim .
Yiğit :
- Sen de ne iyi boyamışsın be duvar boyası maşallah !
'' Berke yaptırdı hepsini , yapmak zorunda kaldım . ''
Buğra :
- İki vuramadınız mı hazır buradayken !?
Berat :
- Elinde o görüntüler varken olmaz .
Yiğit :
- Ne görüntüsü abi !?
En sonunda her şeyi anlamanın vakti gelmişti . Hızlıca Berat özet geçtikten sonra depodan çıktık ve ne yapacağımızı bulabilmek için kantine oturduk . Berke sırıtarak yanımızdan geçmiş ve başka bir masaya oturmuştu . Buğra sinirle tam Berke'nin yanına gidecekti ki Berat onu zar zor tutmuş idi .
Berat :
- Şimdi olmaz . Bir plan yapmalı ve görüntüleri ele geçirmeliyiz . Anca o zaman istediğiniz gibi döversiniz !
Buğra :
- Yalnız bu senden bir sürü şey isteyecek seni rezil etmek için elinden geleni yapacak !
Berat :
- İşte bu yüzden elimizi çabuk tutmalıyız . Şimdilik idare etsek de zamanla zorlaşacak .
Cemre :
- Telefonunu ele geçirelim .Bende çantasını kurcalayıp kamerasını alıyım .
'' Kayıtları yanında taşımadığını söyledi . Her kayıt için başka bir kayıt kullanıyor . ''
Yiğit :
- Bu da demek oluyor ki evine sızacağız .
Berat :
- Çok film izliyorsun !
Yiğit :
- Peki ya sen ne yapmayı düşünüyorsun !?
Berat :
- Cemre git bugünki kayıdı al . Çantasına da bak bakalım eski kayıtlara dair iz var mı . Biz burada Berke'yi oyalarız !
'' Olmaz ! Öğrendiği an yayınlar videoyu ! ''
Yiğit :
- Off bu iş hiç kolay olmayacak !
Cemre :
- Şimdi gidiyim mi gitmemeyeyim mi !?
Buğra :
- Gitme !
...
Okulun ikinci haftası da böyle sonlanmıştı . Pazartesi günü bize tekrar bir şeyler yaptıracaktı . Artık dayanamıyordum . Sürekli tedirgin şekilde yaşayıp duruyordum ! Bu işe bir son vermek gerekiyordu ama nasıl yapacaktık !?
...
Odamda yatağa uzanmış bir şekilde tavana bakar iken telefonuma bir mesaj gelmişti . Berattan !
'' Bizim Yiğit dedektifçiliğe devam etmiş ve Berke'yi eve kadar takip etmiş evin basbaya krokisini çıkarmışlar . Biz Berke'yi oyalarken okulda onlar gidip eve girecek ve kayıtları alacak . Bizde mesajlarını bekleyeceğiz rest çekmek için . Ceme de bir ihtimal diye berke yokken sınıfa girip çantasını kontrol edecek . Sende çaktırmadan telefonu almalısın . Kayıtlar ondaysa bile her türlü hiçbir yerde bizi paylaşamayacak . !! ''
İşte bu benim tam da beklediğim mesaj idi . Bu mesaj sayesinde hafta sonunu daha fazla tedirgin olmadan geçirmiştim .
Ve o kasvetli gün gelmişti . Başarıp başaramayacağımızın anlaşılacağı pazartesi günü !
...
Berke bizi çağırana kadar planın üstünden en az 100 kere geçmiştik . Buğra ile Yiğit bugün derslere girmeyecekti . En azından öğleden sonraki derslere .
Öğlen arası olduğundan kantine inip beklemeye başlamıştık . Berke'nin bizi çağıracağına adımız kadar emindik ama öyle bir şey olmamıştı . Ama bir mesaj gelmişti tabii . '' Boşuna beklemeyin sizinle okul çıkışı buluşacağım ;) ''
Ah gerçekten tam sırasıydı !
Berat ile bakışırken yeni bir plana doğru U dönüşü yapmıştık . Ve öğle yemeğimizi yer yemez sınıfın yolunu tuttuk . Şimdi sadece okulun bitmesini bekliyorduk .
Ve o beklenen an çok kısa sürede gelmiş idi .
Son dersin bitiş zili çalmıştı . Berat ile hızlıca yerimizden kalkıp gittik . Koridorda son kez konuşuyorduk planı . Ben Berkeden telefonu almaya çalışacaktım . Berke ile restleşmeye de bizimkilerden mesaj gelene kadar bekleyecektik .
Deponun önüne vardıktan sonra vakit kaybetmeden içeri girdik . Berke içeride bizi bekliyordu . Bizi görür görmez önümüzde duru ve ikimizi de birbirimizden ayırıp ortamızda durdu .
'' Evet bugünki amacınız diğerinden bambaşka . Sen Beratcım basketbol topunu kafanda sektireceksin ve videonu yayınlayacağım . Ve Gözdecim sende sırtımı ovarsan sevinirim . umarım ellerin sihirlidir çünkü sırtım gerçekten ağrıyor ! ''
...
Gözlerimi devirerek öylece beklemeye başladım . Berke Berat'ın videosunu çeker iken etrafta işe yarar bir şey arıyordum . Berke'nin çantası burada idi . Hızlıca elime alıp yavaşça karıştırmaya başladım . İçinden bir tane flashbellek çıkmıştı o kadar . Vakit kaybetmeden cebime atıp doğruca kalktım . Bu sırada Berke beni fark etmişti .
'' Ne yapıyorsun sen orada !? ''
'' Ne yapacağım seni bekliyorum ! ''
'' Gel buraya bitti işimiz artık başlayabilirsin masaja . ''
Göz devirerek Berke'nin yanına ilerledim . Telefonunu eline almış ve yüz tanımayla kilidi açmış idi .
'' Hala ne duruyorsun ellerin çalışsın ! ''
Bir yandan öylesine omzunu sıkarken diğer yandan da arkasından doğru telefonunda yaptığı şeyleri izliyordum . Galerisi kod ile kilitliydi . Ayrıca WhatsApp'ı parmak izi ile açıyordu . Bu kadar da güvenlik olmaz ama be !
Bir anda telefonu kapatıp bana döndü ve '' Daha düzgün yap şunu ! '' dedi . En sonunda bıkkın bir şekilde masaja başlamıştım . Bunu bana yarım saat boyunca yapmıştım ve artık ellerim kopmuştu . Durmama da izin vermiyordu . Berat ise sürekli telefonundan mesaj bekliyordu . En sonunda duruma el attım . '' Artık duramaz mıyım !? ''
'' Duramazsın devam ! ''
'' Ellerim koptu be ! ''
'' Ne yapayım yani ? ''
Oflayarak masaja devam ediyordum ki . bir anda dönüp kalktı . Telefonu da oturduğu sandalyeye bırakmıştı . Şimdi telefonu alırsam eğer her şey biterdi ! Tam o sırada Berat büyük çaplı bir ses çıkarmıştı . Ben de o sesi kullanıp hemen eğilerek telefonu aldım ama doğrulur doğrulmaz Berke'nin bir çift öfkeli gözü ile karşılaşmıştım .
'' Ne yaptığını sanıyorsun lan sen !? ''
Bunu söyleyerek beni duvara doğru itmiş ve sertçe eliyle duvara vurmuştu . Korkup gözümü kaçırdığımda olaya Berat müdahale etmişti .
...
