İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 30 · 5 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 30

Hisler

Berke :

- Ben de öyle düşünmüştüm siz sevgili bile değilsiniz . Bu videoyu paylaşmam da işime gelir tabii ;)

Berke'nin bunu söylemesinin ardından Berat bana bir değişik bakmaya başlamıştı .ve sonrasında da ben daha hiçbir şey söyleyemeden dibime kadar girerek dudaklarıma yapışmıştı .

</p>

Berke şaşkınca bizi izlerken Berat'da nefeslerimiz kesilene kadar beni öpmeye devam etmişti ve bu öpücük hatta ÖPÜŞME ! Dudak birleşmeyle kalmamıştı . Tam da Berke'nin istediği gibi olmuştu . Berat'a zar zor karşılık veriyordum ama Berke zaten bunu takmamıştı ve şuan kudurmakla meşguldü .

Biz ayrıldıktan sonra kendini toparlamış ve şunları diyerek kamerayla birlikte müzik sınıfından çıkmıştı : '' Aynı performansı yarın senden de bekliyorum Gözdecim . Yoksa ne olacağını üçümüzde biliyoruz ;) ''

...

Berke sınıfı terk edince Berat benden uzaklaşıp üzgün olduğunu söylemişti . Hala öpücüğün yani öpüşmenin sanırım öpücük idi amannn her neyse işte adına ne derlerse , onun etkisinden bir türlü çıkamamıştım . Bu yüzden Berat'a ne diyeceğimi de bilememiştim . Bir elim saçımda şaşkınca gezinirken öylece Berat'a bakıyordum . Sonrasında da aydınlanma gelmiş gibi konuştum . '' Berke gelemden önce sen bana ne diyecektin !? ''

'' Şey diyecektim ... ''

Ve yine aynı şey olmuştu ! Daha o cümlesini devam ettiremeden bu sefer de öğrenci zili çalmış ve konuşmamızı bölmüştü .

Hızlıca sınıftan çıkıp sınıfa gittik . Öğretmen zili çalmadan sınıfta idik . Yerlerimize oturur oturmaz Yiğit şaşkınca bize bakmış ve hemen ardından konuşmaya başlamıştı . '' Neredeydiniz siz ve bu ikinizin de ateş basmasının sebebi ne !? ''

Berat :

- Ne alaka !?

Yiğit :

- Final için öğle arasını antrenmana ayırdık . Maçın ortasında çıktın gittin . Sonra da zil eşliğinde Gözde ile dönüyorsun ve senin dudağında ruj mu var !? Oğlum hayırdır oyun dedik gerçek mi oluyor , Gözdee senin de rujun bozuk ?? ''

Gözlerim devasa bir şekilde açılmış ve Yiğit'e bakıyordum ki o sırada Berat da bir şeyler uydurmaya çalışmaktaydı .

'' Ne alaka !? ''

Yiğit :

- Alakası mı var abii !? Babaya öpüşmüşsünüz !

Berat :

'' Berkeye rastladık ve onun ikna olması epey bir zamanımızı alacak gibi ! ''

Yiğit:

"Ve siz de öpüştünüz öyle mi ??"

" İnanması için daha ne yapabiliriz !? "

Berat bakışlarını benden alıp Yiğit'e döndü ve şöyle söyledi . '' Sanırım böyle devam edeceğiz . ''

Yiğit Berat'ın bu sözüne sırıtmış ve Berat'ın da şu son sözü ile konuşma sonlanmıştı : '' Bunu yarın da tekrarlamak zorunda kalabiliriz yine şaşıp kalma . Soru da sorma , sonra anlatırım .''

Bu konuşmalar sonrası öğretmen sınıfa gelmiş ve ders başlamıştı . Gerçekten benim bu şom ağzıma ne demeli !? Bomboş sıkıcı günüm bir anda çöplüğe dönmüş ve günün sonu action yaşatmıştı . Sıkıcı ve boş geçen bir gün diyorduk dimi !? Sağolasın berke yüzüne boğazıma takıldı sözlerim !..

...

Okulun böylece 8. günü de bitmişti . Akşam eve gittiğimde kendimi yatağa attığım gibi tavana bakarak düşüncelere dalmıştım . Ben yarın herkesin içinde Berat'ı nasıl öpecektim . Ayrıca bu öpmek olmayacaktı basbaya öpüşecektik . Yapmaz isem de daha kötüsü video tüm okula yayılacaktı !..

Ne yapacaktım o zaman ben !? Hadi Berat popüler elbet peşindeki kızlar çok fazlaydı . Berat'a kimse bir şey demeyecekti . Rezil olan ben olacaktım ! En kötüsü bu öpüşmeler devam ederse ben Berat'ın yüzüne nasıl bakacaktım !?Hele hele okuldaki maçımızı izleyen herkesin yüzüne !?

Keşke hiç müzik sınıfında olmasaydım ve kamera bizi çekmeseydi . Tek düşündüğüm yarın bu işi nasıl yapacağımdı ve tepkilerin ne olacağı idi .

Bir de Berat'ın bir türlü söyleyemediği şu şeyi merak ediyordum . Sanırım öğrenemeyecektim çünkü bugün iki kere anlatacakken engellenmişti . Bir kere Berke tarafından ve bir kere de zil tarafından !

...

En önemlisi de Berat beni öperken hissettiklerim idi . Berke'nin üzerimde yarattığı tedirginlik , Berat'ın dudağıma yapıştığı an hissettiğim şaşkınlık , öpüşme esnasında hissettiğim ufak çaplı rahatlama ve bundan sonra gelen bir ihanet ediş hissiyatı ve vicdan azabı !.. Yağız için duyduğum bir vicdan azabı !..

En yakın arkadaşımdı ama onu arkadaş gibi görmeyi bırakalı çok olmuştu . Ben onu sevmiştim ve hala da seviyor gibiydim . Hatta direk seviyordum ! Kalbim adı geçtiğinde çarpıyor onu gördüğümde de aynısı oluyordu . Belki taşınmasaydık , okuldan gitmeseydim olabilirdik bana açılırdı ya da bana karşı hislerini öğrenirdim . Ona karşı olan hislerimi biliyordum ama onun bana karşı olan hislerini çözememiştim . Ben onu böyle görürken onun beni kardeş ya da en iyi arkadaş olarak görmesini istemezdim . Uzaklaşmak iyi mi olmuştu yoksa kötü mü anlayamıyordum . Ne oluyordu bana !? Bu kolej ve Berat bana ne yapmıştı böyle !?

Hemen Instagram'a girip Yağız'ın profilini açtım . Yağız'ın profiline bakmayalı bir buçuk hafta olmuştu . Üç gün önce atılmış bir fotoğraf vardı . Basketbol antrenmanından birkaç foto ve video . Daha öncesi de vardı . 4 gün önce üçü de bir kafede oturuyorlardı . Benim gittiğim günden de tek başına çekilmiş bir fotoğraf idi . Siyah fonda sahil kenarındaki taşlarda oturup denize baktığı bir fotoğraf ... Ve fotoğrafın altında şu yazıyordu : Bir hoşçakala sığdırdı beni, yere göğe sığdıramadığım...

Bir anda telefon elimden kayıp yatağa düşüvermişti . Doğru mu okumuştum ben gerçekten !!? Bir hoşçakala sığdırdı beni , yere göğe sığdıramadığım ...Gerçekten de sadece hoşçakal diyip yanından koşturarak çekip gitmiştim ben ! Diğerleriyle sıkı sıkı sarılıp vedalaşmış ama ona bir hoşçakal diyip gitmiştim . Ona dokunamamış sarılamamıştım . Sadece soğuk bir hoşçakal !

Ama biliyordum ki vedalar acı olurdu eğer ona sarılsaydım eğer onun yanında daha fazla dursaydım iliyordum ki ayrılmam mümkün olmayacaktı . Ben de uzak durmayı , uzaklaşmayı tercih etmiştim . Ve şimdi de buradaydım .

...

Telefonumu akan gözyaşımı silerek elime aldım ve Yağız'ın profilinden anında çıktım . Daha fazla ileri gidip kendimi üzemezdim çünkü daha aşağı indiğimde birlikte olduğumuz fotoğraflar çıkacaktı ve içim parçalanacaktı .

Hesabından çıktıktan sonra biraz Instagram hikayelerinde gezintiye çıkmıştım . Önüme birden Berat'ın hikayesi düştü . Kazandığımız maçtan bir fotoğraf idi . Altımızın da olduğu ! Dört kişilik eski arkadaş grubu büyümüş ve altıya çıkmıştı . Ayrıldığım grup üç kişiye düşerken geldiğim gruba da renk katmıştım .

Şimdi gerçekten de eskiyi düşünmenin bir faydası yoktu . Önümde 1.5 dönem vardı . 12 . sınıf bitecek ve üniversite sınavına girecektim . Hayatımı şekillendirme yıllarıydı bu yıl ! Ayrıca şuan başka bir okuldaydım ve başka arkadaşlarım vardı . Onları da destekleyip onları da sevmem gerekirdi .

Ne derler bilirsiniz eskiye takılı kalan geleceğini şekillendiremez !..

Bölüm sonu

2 yorum