İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 25 · 5 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 25

Maçın Galibi

5.tur tekrar onlardan başladı . Berat başlamıştı . Doğruca Yiğit'in üstüne gidip ona fırsat tanımadan onu geçti . Sonrasında da ben önünü kesmiştim ama o Hazal'a pas vermeyip beni de geçmek için uğraştı . Topu elinden almak isterken o da hemen o sırada hamle yapıp yanımdan geçip gitmiş ve topu potaya sokmuştu . Saldırırken savunamazsın işte bu da rakibin başka bir boşluğu idi ... Profesyonelce !..

Ve durum 3 - 2 .

Ama maç daha bitmedi ve hala devam ediyor !..

...

6.tur top bizden başladı . Ben başlatmıştım ve doğruca ilerledim . Yiğit de arkamdan geliyordu . Sonra doğruca önüme geçip Berat'a ilerledi . Basket atmam için önümü açmaya çalışıyor gibiydi ama Berat onu geçip Hazal ile aynı anda önümde durdular . Eh neyseki Yiğit karşı takımın potasının önünde boştaydı . Hemen birkaç adım geriye çekilip yüksekten pas attım . Berat topa uzanmaya çalışsa da topu Hazal'ın tarafından attığımdan yetişememişti . Topu hızlıca Yiğit kapıp basketi attı . Durum 4 - 2 ve kazanmaya sadece bir sayımız kalmıştı !

Top onlardan başlayacaktı . Hızlıca sahamıza geri döndük . Berat kaybetmemek için elinden gelini hırsla yapacağından onu durdurmak için Yiğit ile aynı anda koşacaktık . Hazal boşta kalacaktı ama Berat topu Hazal'a atarsa ben tetikte olup geriye doğru koşacaktım . Risk almadan hiçbir şey olmazdı nasılsa .

Zaten bunu yapmasak Berat her türlü basket atacaktı . Bizim istediğimiz onu biraz olsun engelleyebilmek .

Tur başlayınca hızlıca Berat'a ilerledik . Berat topu bizimle hiç uğraşmadan Hazal'a paslayıp ikimizi geçivermişti . İşte bunu hiç bir şekilde tahmin edememiştim . Hemen ben Hazal'a koştum Yiğit de Berat'a ama yine de yetişememiştik . Berat Hazal'ı kaldırıp basketi gözümüze soka soka gösteriş ile atmışlardı .

Durum 4 - 3

Yiğit ile bu anı izlerken bir yandan da bakışmıştık . Onun gözlerinde hırs varken benimkilerde ise değişik bir şekilde hüzün !..

Hazal sevinçle zafer dans yapmıştı . Berat yanımızdan geçip giderken hemen başımı eğip topa doğru ilerlemiştim . Topu alıp hırsla kuduran Yiğit'e attım . Onlar da yerlerine geçtiğinde başlamıştı . Hızlıca ilerleyip orta sahaya geçmişti bende arkasından izliyordum . Tam Berat'ı geçecekken Berat onun hamlesini tahmin edip hamle yapınca Yiğit topu elinden kaybetmişti . Biraz yürüyüp potanın önünden çıktım . Yiğit Berat'ın arkasından koşturuyordu . Berat da doğruca bizim sahaya doğru ilerliyordu . Tam yanıma varınca durmuş ve gözlerime bakmaya çalışmıştı . Tabii ona değil de topa bakıyordum . Topa doğru bir haereket yaptığımda topu kaybetmemek için geriye atılıp sonrasında da arkadan Yiğit'in yetiştiğini fark ederek öne atılarak potaya ilerlemişti ve vakit kaybetmeden basketi de atmıştı .

Durum 4 - 4

Berat yerine geçerken Yiğit de bana dönüp konuştu .

'' Ne yapıyorsun Gözde !? Niye gelmedin arkamdan ? ''

'' Pardon biraz yoruldum galiba o yüzden oldu . ''

'' Neyse boşver atak sırası bizde , beraber gidelim arkada dur arkadan pas atacağım sana sen de ilerlersin . Berat'ı tutacağım ben sen de Hazal'ı geçersin herhalde !? ''

'' Geçerim ... ''

'' Hadi o zaman alalım şu maçı ya !! ''

Yiğit topu alarak oyunu başlattı doğruca onların sahasına ilerliyordu . Bende peşi sıra gittim . Berat onu tutarken Yiğit topu bana atmıştı . Hemen topu alarak ilerledim ki karşıma Hazal çıkmıştı . Sonra da gözlerimin önüne az önce gördüğümüz manzara düşüvermişti . Hazal topu alıp ilerledi . Yiğit şaşkınca bana bakarken Berat da onu geçmiş ve bizim sahaya doğru ilerlemişlerdi .Yiğit arkalarından koşarken bende dönüp baktım . Ufak koşuyormuş gibi yapıp birkaç adım attım . Tabii o sırada Hazal potaya topu atmıştı . Top sekip Berat'ı bulunca Berat da basketi atmıştı ve kazanmışlardı ve birbiriyle el çakmışlardı . Onlar zaferlerini kutlarken Yiğit de yanıma gelmiş boş boş konuşuyordu .

'' Hazal'ı geçip basketi atabilirdin biliyorsun değil mi !? ''

'' E-evet ... ''

'' E niye durdun kızımm !!!? ''

Sesimizi duyan Hazal ile Berat a yanımıza gelmişti .

Berat :

- Ne oldu ?

Yiğit :

- Size nasıl birincilik hakkı tanıdığımızı konuşuyorduk . İyi de yaptık Gözde dimi !?

Berat :

- Boş konuşma oğlum ufak bir antren maçıydı bu .

Hazal :

- Aslında evet ... Gözde sen beni niye geçmedin , durup kaldın ?

'' Hayır durmadım . ''

Hazal :

- Evet durdun sonra dalıp gittin bende topu alıp ilerledim kılını da kıpırdatmadın , ne oldu ?

'' Sadece yoruldum abartmayın . ''

Yiğit :

- Yorulunca böyle mi oluyor Gözde .

Hazal :

- 1 - 2 saattir oynuyoruz ama sürekli devam eden sendin şimdi bir anda yoruldun mu Gözde ?

'' Evet ? ''

Hazal :

- Yoksa sen basket atmamıza mı takıldın ?

Yiğit ne olup bittiğini anlamış Berat ile Hazal da benden bir cevap bekliyordu . Ve tam da o sırada bir anda her yerdeki ışıklar kapanmıştı .

Korkuyla çığlık attığımda Hazal da '' Ne oluyor !? '' diye korkuyla sormuştu .

Berat :

- Elektrik kesilmiştir ya da şalter atmıştır . Merak etmeyin bir şeyin olduğu yok .

(Akşam ve hava karanlık evdeki ve sokaktaki ışıklar da gitmişti .)

'' I-ışıkları açın ... ''

Yiğit :

- Gidip şaltere bakalım hadi .

'' Durun !! ''

Hazal :

- Ne oldu Gözde ?

Kalbim delicesine çarpıyordu . Panik atak geçirme olasılığım da yüksekti . Evet karanlıktan fena halde korkuyordum ve bu fobiye de dönüşmüştü . Geceleri zar zor lamba ile yatıyor ışığı sönük ortamlara giremiyor ve gece karanlık sokaklarda yürüyemiyordum . Şimdi ise evin komple ışıkları sönmüştü . Cebimde telefon ararken telefonları evde bıraktığımızı hatırlamıştım . Sonuçta basketbol oynarken telefonlara bir şey olabilirdi .

Gözlerimi yumup derin nefesler almaya başladım . Ne kadar sakinleşmeye çalışsam da etrafın karanlık olduğunu bilme hissiyatı beni fenalaştırıyordu .

Hazal :

- Gözde !?

Titreye titreye ve zar zor nefes alarak son gücümle konuştum .'' Korkuyorum ! N-nefes alamıyorum ... ''

O sırada büyük çaplı baş dönmesi ve kalp çarpıntısı eşliğinde dengemi kaybedip düşmüştüm . Bedenim tam anlamıyla yere serilmeden önce Berat'ın sesini duymuştum . Sanırım beni tutup kucağına yatırmıştı ... ''Gözdee !.. İyi misin nefes al , sakin ol ben buradayım biz buradayız. Ne duruyorsunuz hadi içeri ! Yiğit sigortaya ! ''Gözlerim sımsıkı yumulu iken Berat beni kucağına almıştı . '' Korkma her şey geçti , yanındayım ... ''

...

'' Aç telefonların ışığını . Yemek masasında bir de şu dolabın üstünde mumlar var . '' Son duyduklarımla tamamen kendimden geçmiştim . Gözlerimi aralayıp kendime gelirken Yiğit'in suratımı suladığını fark etmiştim .

'' Uyandı , çok şükür ! ''

Hazal :

- Gözde , ışıklar geldi bak . ''

Yattığım yerden doğrulurken baş ucumdan Berat'ın sesi gelmişti . '' İyi misin ?? ''

...

Bölüm sonu

2 yorum