Kuzeyin suratı düşerken içeri hoca girdi ve artık sınıfın o boğucu sesi kaybolmuştu. Uykum gelse de derse odaklanmaya çalışırken Zeynep kulağıma eğilip bir iki cümle fısıldadı
_ bu hocanın g.tü niye böyle ya bir lopu diğerinden daha büyük duruyor .
Kendimi gülmemek için zor tuttum
_ nasıl bir mutasyonun sonucu bu yaa.
Zeynebin laflarına gülmemek için kendimi zor tutuyordum dersimize giren her hocada bir şey buluyordu çoğu zaman haksız da sayılmazdı aslında .
Dersin bitmesine 5 dakikadan az kalmıştı ve serbesttik Zeynep bana bir şeyler anlatmaya çalışıyirdu ama onu dinleyemeyecek kadar uykum vardı elime yasladığım kafam arada düşer gibi oluyordu , gözlerim duvar kenarındaki en arka sıraya kaydı bir anda ve onunla KUZEY le göz göze geldik bakışları sert değildi ama rahatsız ediyordu yani en azından ben rahatsız oluyordum bir kaç saniye sürmeden bakışlarını ellerine çevirdi ve benimle olan göz temasını kesti .
( Zil sesi )
zilin sesini duyar duymaz Zeynep kolumdan çekiştirerek beni bahçeye çıkardı bahçede bir kaç adım attıktan sonra şükürler olsun ki yorulduğumu fark etti ve diğer arkadaşlarının yanına gitti ben ise sınıfa doğru ilerliyordum ki bir hayvanın kolumdan tutmasıyla sınıfa gitme hayallerim yine suya düştü koluma tutan kişiye baktım bakmaz olaydım kuzeydi normal bir ses tonuyla
_ ne var?. Diye sordum içimde bir merak vardı Kuzey normalde bu kadar insancıl yaklaşmazdı
_ bir şey konuşucaz. Yüzünde en ufak bir mimik yoktu buz gibiydi hali tavrı her şeyiyle çok soğuk davranıyordu ve o alaycı sırıtma ilk defa yerinde değildi.