Leon gittikten sonra Jiho uzun süre kapının önünde durdu Sanki adam geri dönüp her şeyi açıklayacakmış gibi Dönmedi Oda sessizleşti Ama Jiho'nun zihni değil Yatağın kenarına oturdu Elini cebine attı Parmakları eski metal çakmağı buldu Çıkardı Avucunun içinde çevirdi Çalışmıyordu Yıllardır çalışmıyordu Yine de onu atamamıştı Çünkü bazı insanlar geçmişlerini geride bırakabilirdi Jiho bırakamıyordu Bazen insanın elinde kalan tek şey anıları olurdu Ve anılar kaybolduğunda...İnsan kendini de kaybederdi Başını geriye yasladı Gözlerini kapattı Ama aklına yine Leon geldi Sözleri değil Gözleri Çünkü o gözlerde gördüğü şey korkuydu Ve Leon gibi bir adamın korkması normal değildi Asıl korkutucu olan buydu Ertesi gece limana vardığında hava sertleşmişti Denizden gelen rüzgâr yüzünü kesiyordu Sis kıyıyı yutmuştu Dev konteynerler karanlığın içinde sessiz devler gibi yükseliyordu Jiho koordinatlara ulaştığında durdu Kimse görünmüyordu Bir an için yanlış yere geldiğini düşündü Sonra bir ses duyuldu.
"Beklediğimden daha gençsin."
Kadın sesi Sakin Yorgun Ama tuhaf bir şekilde sıcak Jiho döndü Karanlığın içinden bir kadın çıktı Siyah kaban giymişti Saçları rüzgârla savruluyordu Yüzünde yorgunluk vardı Ama gözlerinde başka bir şey daha vardı Hüzün Derin bir hüzün Sanki çok fazla insanı geride bırakmış gibiydi.
"Sen kimsin?" diye sordu Jiho.
Kadın hafifçe gülümsedi.
"Eskiden bu soruya kolay cevap verebiliyordum."
Bir an durdu Sonra omuz silkti.
"Bugün için Mira."
Jiho'nun kaşları hafifçe kalktı.
"Bugün için mi?"
Mira başını salladı.
"Bu işte uzun süre kalınca isimler değişiyor."
Bakışları kısa süreliğine uzaklara kaydı.
"Önce isimlerini kaybediyorsun."
Sessizlik.
"Sonra kendini."
Jiho ilk kez kadına dikkatlice baktı Çünkü o cümle bir şaka değildi Bir itiraftı Mira bunu fark etmiş gibi hafifçe gülümsedi.
"Merak etme."
"Ne için?"
"Henüz o noktada değilsin."
Jiho istemsizce gülümsedi Çok küçük bir gülümsemeydi Ama Mira gördü.
"Demek yüz kasların çalışıyormuş."
Jiho gözlerini devirdi Bu kez Mira güldü Gerçekten güldü Kısa bir kahkahaydı Ama samimiydi Ve nedense Jiho, uzun zamandır ilk kez normal bir insanla konuşuyormuş gibi hissetti Bu his hoşuna gitmedi Çünkü normal insanlar genellikle uzun yaşamıyordu.
"Leon nerede?" diye sordu.
Mira'nın gülümsemesi yavaşça kayboldu Bakışları karanlığa döndü.
"O hâlâ kaçıyor."
"Neyden?"
Kadın cevap vermedi Bir süre sadece rüzgâr konuştu Sonra sessizce fısıldadı.
"Kendinden."
Jiho'nun kaşları çatıldı Mira devam etmedi Ama yüzündeki ifade her şeyden daha fazla şey anlatıyordu Orada korku vardı Pişmanlık vardı Ve özlem Sanki Leon'u kurtarmaya çalışmış ama başaramamıştı.
"Vesper nedir?" diye sordu Jiho.
Mira gözlerini kapattı Yorgun görünüyordu çok yorgun.
"Biliyor musun..." dedi.
"Yıllar önce ben de aynı soruyu sordum."
Jiho sessiz kaldı Kadın hafifçe gülümsedi Ama gözleri gülmüyordu.
"Keşke sormasaydım."
O anda uzaktan metal bir ses yankılandı İkisi de sustu Bir şey yere düşmüştü Ya da biri düşürmüştü Mira'nın yüzündeki renk çekildi Bir anda Hiç hazırlık olmadan Jiho bunu gördüğünde içi ürperdi Çünkü bu korku değildi Bu... Tanıma hissiydi.
"Kötü bir şey mi?" diye sordu.
Mira'nın gözleri karanlığa kilitlendi.
"Kötü olmasını isterdim."
Sonra ayak sesleri duyuldu Yavaş Düzenli Kararlı Bir kişi değildi Birden fazlaydılar Ve hiçbiri saklanmaya çalışmıyordu Sis ağırlaştı Karanlığın içinden siluetler belirmeye başladı.
Bir.
İki.
Üç.
Dört.
Hepsi aynı anda yürüyordu Hepsi aynı anda durdu Jiho'nun ensesindeki tüyler diken diken oldu Çünkü insanlar böyle hareket etmezdi Mira bir adım geri çekildi Sonra bir adım daha Gözleri büyümüştü İlk kez gerçekten korkmuş görünüyordu.
"Gitmeliyiz."
Sesi titriyordu.
"Kim bunlar?"
Mira cevap vermedi.
"Söyle."
Kadın yutkundu Gözlerini siluetlerden ayırmadı Sonunda dudakları hareket etti.
"Vesper."
Sessizlik Sonra içlerinden biri öne çıktı Sis yüzünü saklıyordu Ama sesi saklayamadı.
"Kwon Jiho."
Jiho'nun nefesi kesildi Çünkü bu sesi tanıyordu Leon Ama aynı zamanda değildi Tıpkı bir fotoğrafın gerçek bir insana benzemesi gibi Aynıydı Ama içinde hayat yoktu Siluet bir adım daha attı Ve konuştu.
"Sonunda geldin."
Jiho'nun eli silahına sıkıca sarıldı Ama ilk kez silahının işe yaramayabileceğini düşündü Çünkü karşısındaki şeyin ne olduğunu bilmiyordu Ve insan bilmediği şeylerden korkardı Siluet durdu Mira gözlerini kapattı Sanki görmek istemediği bir kabus yeniden karşısına çıkmıştı Ve o anda Jiho ilk kez şunu fark etti Leon'un gözlerinde gördüğü korku...Ölüm korkusu değildi Daha kötüydü Bir gün kendisi olmaktan çıkma korkusuydu.
Devam edecek...

