Sınıf kapısı kilitlendiği anda, içerideki hava değişti. Aynı insanlar vardı. Aynı duvarlar. Aynı sıralar. Ama sınıf artık bir mekân değil, bir engel gibiydi. Otuz iki öğrenci. Otuz iki farklı nefes. Ve tek bir çıkış… kapalı. Sınıf, bunu ilk fark eden oldu. Duvarlar soğuktu. Tavan biraz daha alçalmış gibiydi. Pencereler, dışarıyı göstermiyor; sadece içeridekileri izliyordu. Zeynep arka sıradaydı. Kalabalığın içindeydi ama yalnızdı. Sanki herkes kendi korkusuna sarılmıştı. Ön sıralardan biri sinirle bağırdı: — “Bu illegal! Okul bizi burada tutamaz!” Kimse cevap vermedi. Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu ama kimse ilk panik olmak istemiyordu. Ahu, sınıfın ortasında ayakta duruyordu. Normalde ilgi merkezi olmaya bayılırdı. Şimdi ise ilginin ağırlığı omuzlarını eziyordu. Nisa pencereye yaslandı. Camı yokladı. Açılmıyordu. Zaten açılması da bir şeyi değiştirmezdi. Onur kapıya en yakın sıradaydı. Kapıya bakmıyordu. Kapının bakıldıkça daha güçlü olduğunu hissediyordu. Kaan arka tarafta, duvara yaslanmıştı. Sessizdi. Ama sessizlik, onun alıştığı bir şey değildi. Mert hâlâ yoktu. Bu, sınıfın ikinci fark edişiydi. Kimse adını yüksek sesle söylemedi. Ama boş sıra… bağırıyordu. Zil çalmadı. Tenefüs gelmedi. Saat ilerliyordu ama zaman yerinde sayıyordu. Sınıf, yavaş yavaş korkmaya başladı. Terleyen avuçlar sıralara yapıştı. Fısıltılar çoğaldı. Bir kız ağlamaya başladı. Sessizce. Arka sıralardan biri dua ediyordu. Bir başkası sinirle gülüyordu. Bazıları video çekmeye çalıştı. Ama sinyal yoktu. Telefonlar suskundu. Okul konuşmuyordu. Sonra… anons sistemi çatallı bir sesle açıldı. X: — “Karantina süreci devam etmektedir. Lütfen bulunduğunuz alanı terk etmeye çalışmayınız.” “Alan” kelimesi… kimseyi rahatlatmadı. Bir çocuk bağırdı: — “Ya yangın çıkarsa?!” Cevap yoktu. Zeynep kalbinin sesini duyabiliyordu. Her atışta sınıf biraz daha küçülüyordu sanki. Ahu, Zeynep’e baktı. Bir şey söylemek istedi. Ama sonra vazgeçti. Nisa içinden geçirdi: İnsanlar korkunca ya birleşir… ya da birbirinden şüphelenir. Bu sınıf, ikinciyi seçmişti. Onur ayağa kalktı. Sesi sakin ama mesafeliydi: — “Herkes yerinde kalsın. Kimse kimseye yaklaşmasın.” Kimse itiraz etmedi. Çünkü kimse kimseye güvenmiyordu. Sınıf dinliyordu. Sınıf izliyordu. Ve sınıf şunu biliyordu: Bu karantina, sadece kapıları kilitlemek için değildi. Birini… ya da birilerini… içeride tutmak içindi. Işıklar bir anlık titredi. Ve o an… herkes aynı şeyi düşündü: Bu okulda bir şeyler ters gitmişti. Ve bu, henüz en korkutucu kısım değildi.!
Bölüm 2
2. Bölüm - Kapalı Alan.
Bölüm sonu
9 yorum
Acill 3 bölümm gelsinn
Güzell
Çoook güzel bayildimmm
1YanıtHarika hemen 3 bölümm
3 bölümm gelsinn mükemmell
Mukemelll
Harikaa❤️
Cookkk iyii 3 bölümü bekliyoomm aşırı iyii💫💗
1YanıtMükemelll 3 cü bölümü heycanla bekliyorummmm💌

