Depodaki sessizlik insanın içine işliyordu. Tavandan sarkan eski ampul titreyerek yanıyor, duvarlara garip gölgeler düşürüyordu. Damla elindeki dosyaya tekrar baktı. Dosyanın kapağında kalın siyah harflerle tek bir şey yazıyordu: KOD 17 Efe kaşlarını çattı. “Bu dosya burada olmamalıydı,” dedi alçak sesle. Kaan rafların arasında yürürken yere düşmüş küçük bir metal parçasını aldı. “Birileri bizden önce buradaydı.” Gece kollarını çaprazladı. “Harika. Yani bizi izleyen biri var.” Damla hafifçe gülümsedi. Ama o gülümsemenin altında ciddi bir ifade vardı. “Bizi izliyorlarsa,” dedi, “demek ki doğru yoldayız.” Tam o anda depodan uzak bir metal sesi geldi. TANG. Dört kişi aynı anda sesin geldiği yöne baktı. Efe hemen silahını çıkardı. “Kımıldamayın.” Kaan sessizce kapıya doğru ilerledi. Gece de arkasından geldi. Ama kapıyı açtıkları anda dışarıda kimse yoktu. Sadece yerde küçük bir kağıt vardı. Damla eğilip kağıdı aldı. Üzerinde tek bir cümle yazıyordu: “Kod 17'yi aramayı bırakın.” Altında ise kırmızı bir sembol vardı. Efe kağıda baktı. “Bu bir tehdit.” Damla başını salladı. “Hayır,” dedi. “Bu bir davet.”
Bölüm 3
Bölüm 2
