İçeriğe geç

Kızıma Mektup

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Kızıma Mektup

Bölüm 1

Kızıma Mektup

02.09.2003

"Merhaba güzeller güzeli kızım,

Sen bunu okurken, büyük ihtimal benim üstümde çiçekler yeşermiş olacak. Belki de bazen gelip bana hala heyecanla yaşadığın şeyleri anlatıyorsundur. Seni dinlemeyi ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Sen anlatırken o güzel saçlarını okşamayı...ne kadar özledim bir bilsen! Bana ne kadar dargın olduğunun farkındayım. Sana kendimi affettirmek için elimden geleni yapıyorum, inan. Ama sana asla ulaşamıyorum. Güzel kızım benim...

Her neyse, sana bir kaç şeyden bahsetmek istiyorum. Öncelikle, her akşam yatmadan önce ilacını içmeyi unutma, olur mu? Biliyorsun, sonra gece uyuyamıyorsun. Ayrıca gece üstünü örtmeyi unutma. Her gece ben senin üstünü örtmeye gelirdim. Artık yanımdan gittiğinden beri geceleri üşütmüyor beni, yalnızlığın kadar. Annen gittikten sonra, sana elimden geldiğince sevgimi vermeye çalıştım, umarım iyi bir baba olmuşumdur sana! Ah, söylediğime kendim bile inanmıyorum. Sen evi terk ettikten sonra gecem gündüzlerime karıştı. 2 gün uykusuz kaldım, sokak sokak dolaştım fakat bir türlü bulamadım seni.

Bir arkadaşından öğrendim kaldığın yeri. Ah kızım! Dökük bir evde ne işin vardı. Bir gece yanına geldim. Üstünü açmıştın yine ama bu sefer battaniye değil gazete kağıdıydı. Evden kaçınca her şey daha mı iyi oldu senin için? Ama merak etme. Hiç üşümene izin vermedim. Her gece ziyaret ettim seni, üstünü örttüm gelip. O sürekli gergin yüzünü huzur bulmuş gibi oluyordu uyurken. Ah, unutmadan her gün alnından öpüp iyi geceler öpücüğü verdim sana. Senin için anlamı olmayabilir belki ama böylece sana olan sevgimi geçirebildiğimi düşünüyorum. Anlarsın ya!

Emin ol ki, defalarca eve götürmek istedim seni. Kucağımda taşıyıp eve götüreyim dedim bir ara. Ama bana o sinirli bakışları atacağını ve benle konuşmak istemeyeceğini biliyordum. Onun yüzden farklı yöntemler geliştirdim. Her akşam o gün ne kazandıysam o parayla yemek aldım sana. Zaten fark etmişsindir! Her gece koydum yemeğini yanına, umarım başka biri almamıştır. Afiyetle yemişsindir. En sevdiğin yemek pilav, onun yüzden hep pilav alıyordum. Ayrıca yanında ayranı da seversin sen. Bazen ikisine yetecek param olmuyordu, onun yüzden özür dilerim kızım.

Sen gittikten sonra evde çok şey değişti. Artık birlikte izlediğimiz yarışma programını izlemiyordum, yarışmayı eğlenceli kılan senmişsin. Bazı eşyalarımı da sattım, eve bir kaç yemek girsin diye. Ama endişelenme, senin her şeyin yerinde duruyor. Hiçbirini atmadım, zaten kıyamam ki. Her eşyana kokun sinmiş. Nasıl atayım? Hem sen sevmezsin eşyalarına ellenmesine. Onun yüzden nasıl bıraktıysan öyle duruyor. Annenle sana aldığımız peluş kediyi hatırlıyor musun? Hatta adını ne koymuştun...Toby! Geçenlerde evin bir köşesinde buldum. Onu çok sevdiğini biliyorum, yıkadım senin için. Onu görünce ne kadar heyecanlanacağını görmek isterdim! Tabii, hala seviyorsan.

Ev artık bomboş, hissiz bir kutudan ibaret. Bir tarif vardı, yaptığımız. Geçenlerde yapmaya çalıştım ama yapamadım. Kılavuzum senmişsin meğer. Sen olmadan hiçbir şey yapamıyorum baksana. Tek sahip olduğum şey sendin, hala sensin benim için. Sakın artık babam beni sevmiyor diye düşünme! Sen hala benim küçük cimcime kızımsın. Bu arada, kusura bakma bazı yazılar silinebilir. Gözyaşlarımı tutamadım. Ağlak biri olduğumu söylemiştin, haklıymışsın. Ama konu sen olunca ne yapayım kızım? Sen benim geleceğim, geçmişim, her şeyimsin. Birlikte güldük, üzüldük.

11 yaşında bir pikniğe gitmiştin arkadaşlarınla. Eve geldiğindeki o heyecanını hala anımsıyorum. Anlatmak için sabırsızlanıyordun. Kocaman sarılmıştın bana. Evladım benim. O heyecanın hep senle olsun! Hiçbir şey üzmesin seni şu hayatta. Yüzünde açan çiçekler hiç sönmesin. Ama bana gülümsediğin gibi başkalarına gülümseme, kıskanırım! Şaka bir yana, her şeyin en iyisini hak ediyorsun güzel kızım. Biliyorum, istediğin gibi bir hayat veremedim sana. Ama elimden geleni çabaladım, yemin ederim. Arabamız yoktu, sana yeni elbiseler alamıyordum. Bazen de istediğin elbiseleri alamıyordum. Çoğunlukla da pantolonlarımı, gömleklerimi sana elbise yapmak için kullanıyordum. Bunu şu an öğrenmen iyi oldu, yüzüne söyleseydim üzülürdün. Bilmiyorum, belki şu anda üzülüyorsundur ama üzülme. Diğer çocuklar gibi giyinmek istedin, farkındaydım. Özür dilerim kızım, sana layık bir hayat sunamadım.

Bu arada, eğer bir gün birine gönlünü kaptırıp evlenirsen, seni yukarıdan izleyeceğim, tamam mı? Sakın kendini yalnız hissetme, ben hep seninleyim. Bedenen olmayabilirim ama ruhen hep yanındayım. Tek bir ricam var. Düğününde saçına bir tane papatya takar mısın? Biliyorum, saçma gelebilir. Ama bana küçüklüğünü hatırlatıyor. Annen, sen ve ben pikniğe gitmiştik. Ağacın kenarlarında bulunan papatyalara hayranlıkla bakıyordun. Sana onlardan taç yapabilirim dediğimde, ama canları acımaz mı, o güzelim papatyaların canı yansın istemiyorum, demiştin. Güzel kızım benim, her şey için böyle güzel düşüncelerin olsun. Böyle saf, iyi niyetli kal hep.

Herkese de iyi niyetli davranma. Biliyorum, sen herkesin iyi olmasını istersin. Ama dünya o kadar iyi niyetli değil. Onun yüzden tedbirli ol, kimse şeker vereceğim derse de gitme! Şaka yapıyorum, ikimiz de artık böyle şeylere kanmayacağını biliyoruz. Güzel kızım, seni kıracak insanlardan, kötü bağımlılıkları olan insanlardan uzak dur. Zaten sen sigara, alkolden nefret edersin. Bana sigarayı bıraktırmıştın, kokusunun bile rahatsız ettiğini söylemiştin. Gerçi seni ziyaret ettiğimde yattığın yerde bir kaç izmarit görmüştüm, umuyorum ki senin değillerdi.

Şu an son kez sarılabilsem sana... Ah, bunun için nelerimi vermezdim! Ama yüzümü bile görmek istemiyorsun. Yüzündeki bana olan kini görebiliyorum. Bana olan nefretin de asla bitmeyecek gibi. Annenin gitme sebebi ben değildim, defalarca da anlatmaya çalıştım. Kendisi bizi bırakıp gitti. Benim size bakamayacağımı düşünüyordu galiba haklıydı da. Ama bakardım cidden! Olmadı 24 saatin 23 ünü çalışarak geçirirdim. Yeter ki yanımda ailem olsun, düşüncesindeydim hep. Ama annen bunu hiçbir zaman anlamadı. Bencil biriydi. Hep ona alayım istiyordu, seni önemsemezdi bile. Bez kullanman gerektiği zamanda seni tuvalete alıştırmaya çalıştı, beceremedi bile. Daha 1 yaşındaydın! Sebebini sorduğumda kendisine para kalmadığını söyledi. Biraz tartışmadan sonra seni yetimhaneye vermemiz gerektiğini söyledi! İnanabiliyor musun? Bunu söyledikten sonra benim şalterler attı tabii. Eğer istemiyorsa kendisinin evden gitmesini söyledim. İlk başlarda kabul etmedi bu olayı. Daha 2 yaşındaydın. Gitmesinin de sebebi bu değildi. O başka adama aşıktı, Lara. Bunu biliyordum. Eve geç gelmeler, durduk yere sırıtmalar... Kahretsin! Sana annelik yapmasını o kadar çok istedim ki. Ama seni tek umursayan bendim, hala da benim. Sen beni önemsemesen de...

Güzel kızım, bu son cümlelerimi yazarken hafif başım ağrımaya başladı. Çok ağladım galiba. Unutmadan, masanın üstündeki kurabiyeler senin için! Üzümlü kurabiyelere bayıldığını biliyorum. Keşke eskisi gibi beraber oturup yesek ama artık ben sana katılamayacağım. Şu saatten sonra bensiz ilerleyeceksin demek istemiyorum ama öyle olacak bir nevi. Beni arayamayacaksın, yanıma gelemeyeceksin. Ama sorun değil! Ne zaman dibe vursan ne zaman mutlu olursan ol her zaman yanında olacağım. Ayrıca ziyaretime de gelip anlat, olur mu? Seni her zamanki gibi dinlerim.

Şimdi benim sandalyeme çıkacağım. İp sallanıyor yukarıda. Biliyorum, biraz canım acıyacak ama sorun değil. Sensizlikten başka bir şey acıtmaz canımı zaten. Suçluluk da duyma sakın. Bu satırları sana ne kadar değer verdiğimi, sevdiğimi anla diye yazıyorum. Görüşürüz, dünyalar güzeli kızım. Ebedi gitmeden önce son kez anılarımızı hatırlayıp mutlu olacağım. Seni seviyorum."

Genç kız, mektubu okurken göz yaşlarına boğuldu. Ama nafile... her şey için çok geçti.

Bölüm sonu

1 yorum