Lara eve doğru yürürken Oğuz'a rastladı.
-Merhaba Lara nasılsın?
-Acelem var şu anda konuşamam.
-Ne oldu?
-Annem hastalaydı taburcu oldu.
-Sen buradaysan eve kim götürdü?
Alperen götürmüş
-(Oğuz kıskanır) Ece ablaya geçmiş olsun demeye gelebilir miyim eğer bir sakıncası yoksa?
-Tamam acele etmemiz gerek.
Beraber eve giderler Alperen kapıyı açar ve Lara'yla Oğuz'u yan yana görür kıskançlıktan kudurur.
Lara hızla içeriye dalar annesinin dizilerine başını koyup ağlamaya başladı. Alperen Lara'ya sakinleşmesi için su getirir ve içirir.
Lara sakinleşince Alperen'i kapının önüne çağırır.
Lara Alperen gelir gelmez hiç durmadan:
-Neden annemi benden habersiz götürdün? Sen kimsin ya.. İnsan bir haber verir. Ölecektim meraktan..
Lara kendini tutamayıp ağlar.
Bunları kapıdan izleyen Oğuz Lara'yı ağlarken görünce hızla Lara'nın yanına gider ve ona sarılıp onu teselli eder.
Alperen oradan ayrılıp bahçeye çıkar. O sinirle duvara bir yumruk atar. Elinden kan akmya başlar. Sakinleşince eve gider. Annesi Alperen'in elinin kanadığını görür ve endişelenir.
- Ne oldu eline?
- Bir şey olmadı ağaca sürtündü.
- Pek sürtünmüşe benzemiyor.
- Lara'yla tartıştık ona sinirim bozuldu.
Lara gelir ve Alperen'in elini o vaziyette görünce endişelenir. Alperen'i bir sandalyeye oturttu ve ilk yardım çantasını alıp geldi.
-Nasıl oldu bu?
Alkollü bez yardımıyla yarayı temizlemeye başlar.
-Ağaca sürttüm.
Elini sargı beziyle sarar.
- Pek öyle görünmüyor ama öyle olsun.
Sargı beziyle yarayı tamamen sardı. Alperen'in eli hâlâ avuçlarındaydı. Öylece bakıyordu ellerine.
-Yapma
-Neyi?
-Benim yüzümden kendine zarar verme.
-(Sen öl de ölürüm)
-Senin merhametini haketmiyorum
Tam o anda pencereden hafif bir rüzgâr esti. Artık olsun der gibiydi. Lara'nın saçları gözlerinin önüne savruldu. Alperen nazikçe o ateş parçası saçlarını kulağının arkasına sıkıştırdı
-Beni kendinden uzaklaştırma, diye fısıldadı Alperen.
-B-ben...
Kapı zili duyuldu. Lara hızla kalktı
-Kapı çalıyor, açayım.
-Her zamn benden kaçmanın yolunu buluyorsun.
Kapı zili bir kere daha duyuldu.
-Senden kaçmıyorum. Sadece..
-Sadece ne?
Erva'nın sesi arkadan duyuldu.
-Ah be kuzum niye kapıya bakmıyorsunuz?
-Onun için kalktım ama bu oğlun beni lafa tutuyor Erva ablacığım.
-E na'psın çocuk o kadar yıl birbirinizden bi'haber yaşamışsınız. Özlem gideriyor işte.
-Kim kiminle hasret gideriyor hanım? ,diye lafa girdi Demir.
-Kim olacak iki yaramaz çocuk işte.
-Benim ateş parçamda buradaymış. Gel bakalım buraya.
Demir kollarını iki yana açmış, Lara ona doğru koşup sarıldı. Rabia'yla da selamlaştıktan sonra yemek masasın oturdular.
1 Hafta Sonra
Okul çıkışı Oğuz Lara'yı biir yere götürür. Kapı açıldığında balaonların üzerinde "SENİ SEVİYORUM LARA" yazıyordu.
Lara çok şaşırmıştı çünkü ondan böyle birşey beklemiyordu. Oğuz'a döndüğünde Oğuz Lara'ya:
-BAZI SEVDALAR VARDIR YA HANİ HER BAKIŞINDA ÇARPPAN KALBİN ŞAHİT OLUR SEVDANA,
HUZURU BULMAK ZORDUR YA HANİ ONA SARILDIĞIN AN HUZURU BULURSUN,
ÖLMEKTE ZOR İŞTE KAVUŞMASINI BEKLERSİN YA KOCAMAN HASRETİNLE YANINDAYKEN BİLE DOYAMAZSIN GÖZLERİNE, SÖZLERİNE SENDE ÖYLESİN İŞTE GÜNEŞİMSİN HER ZAMAN YÜREĞİMİ ISITAN İÇİMDE PARLAYAN YILDIZ MİSALİ SEVDAM HER GÜN SENİNLE UYUYUP UYANAN.
BEN KENDİMİ KAYBETMIŞKEN GELİP BENİ KURTARAN OLUR MUSUN?
Lara:
...



