İçeriğe geç

Kızılın Ardındaki

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kızılın Ardındaki

Bölüm 1

1. Bölüm - Perde

7 Kasım, Salı gecesi Bu şehri bilirsin. Pencereler birbirinin gözbebeklerine bakar burada. Herkes biraz herkesin hikâyesine şahit, ama kimse kimseye dokunmaz. Dokunsan bozulacak gibi gelir o geceli sessizlik.Bugün yine aynı saatte pencereyi araladım. Tül perdeleri örterken, sanki biri beni izliyordu. Gözlerim, elimden bağımsız, karşı pencereye kaydı. Oradaydı.Yalnızca birkaç saniyeliğine…İnce yapılı, kısa boylu bir kız… Kızıl saçlarını savuruyordu, sanki odada esen küçük bir rüzgâr vardı. Üzerindeki tişörtü çıkarmıştı, çıplak sırtı ışığa dönüktü. Pürüzsüz, yabancı, kış gibi serin bir güzellik…Dudağı kıpırdadı. Bir şeyler söylüyordu ama duyamadım. Yüzünü tam göremiyordum, yalnızca keskin çene hattı ve belirsiz bir gülümseme… Veya ben öyle görmek istedim. Öylece dalıp gitmiştim sonunda onu izlediğimi fark etti. Saniyeler dondu.Göz göze geldik.Yeşil… Bildiğim hiçbir yeşile benzemeyen bir renkti gözleri. Yosun gibi değildi, zeytin gibi hiç değil… Daha çok eski bir defterin kapağı gibi, hüzünlü ve unutulmuş. Utandı. Hızlıca perdeyi çekti. Ben ise kalakaldım. Her şey o an başladı. İçimde garip bir şey var şimdi. Adı yok. Merak mı desem, arzu mu, yoksa bir tür sarsıntı mı? Bilmiyorum. Yalnızca onu tekrar görmek istiyorum. Gözleri… Kapanınca bile önümde duruyor. Birkaç saat sonra, bahanesiz o eve gitmek istemedi. Cips ve kola aldım. Zeyneb’in (karşı komşum, belki bir gün bu satırları okur ve utanır) evine uğradım. Kapıyı açtığında, yüzünde şaşkın ama dostane bir ifade vardı. “Aaa Alp! Ne güzel sürpriz!” dedi. Kafasını arkaya çevirip, “Alp gelmiş” dedi. Sonra bana dönerek “içeri gel” dedi. İçeri girdim. Ev tıka basa doluydu. Rujlar, kahkahalar, yüz maskeleri… Kızlar gecesiymiş. O yoktu. Tek tek baktım hepsine. Yoktu. Gözlerim aradı, burnum aradı, zihnim aradı.“Az önce bir arkadaşınız geldi sandım. Kapıdan girerken gördüm. Kızıl saçlı… Çok dikkat çekici biri…”Zeynep bana garip garip baktı.“Kızıl saçlı biri yok bizde. Kimse gelmedi senden sonra.” Dedi Hiçbiri tanımıyordu on Ben de belki onu bir daha görürüm umudula tuvalet bahanesiyle arka odaya süzüldüm. Işık, sabun, çiçek kokusu… Ama o yoktu.Belki de hiç olmamıştı.Ama ben gördüm. Eminim.Ve artık ne yaparsam yapayım o gözleri unutamıyorum… Kızgındım ve birde üzgün, onun kim olduğunu bu kadar merak ederken o ise benden saklanıyordu. İçten içe onu tekrar görebilecek miyim diye düşünürken kızların yüksek sesle gülmeleriyle kendime geldim. Hemen onların yanına döndüm. Zeynep bana korkmuş bir ifadeyle “İyi misin? Betin benzin atmış.” Dedi. Ben ise gördüğüm o kızın hayaliyle yanıp tutuştuğumu ve onun kim olduğunu merak ettiğimden böyle olduğumu söyleyemedim. Onu bulamamıştım ve belkide hiçbir zaman bulamayacaktım. Ama tabiki sadece iyiyim demekle yetindim. “ sadece yoruldum bugün, birde bu kadar kızın içinde kalınca…” diye şakalaştım. En son hızlıca kalkıp “geç oldu ben evime gideyim” dedim ve kalktım. En son Zeynep beni geçirirken kapıda içeriye tekrar baktım. Belki olurda denk gelirim diye. Ama yine yoktu…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.