İçeriğe geç

KIZIL KURT_1 (Alfa)

Bölüm 15 · 9 dk okuma

KIZIL KURT_1 (Alfa)

Bölüm 15

Kaçak Eğitim

Avar ve ailesi bir süre sonra Tarkat'ın evinden ayrıldılar. Bizde eve dönmek için Ülgen ve Akay'la vedalaştıktan sonra bahçeye, arabaların yanına gittik. Burkay ve Tunga'da geldiği için arabaya yerleşme konusunda bir kargaşa yaşandı.

- Geçen gece olduğu gibi siz kızları bende Belçin'i bırakıyım.

- Hayır abi yaa! Biz çok kalabalık oluyoruz. Geçen gün kaburgalarım birbirine geçti. Olmaz.

Tunga benden önce itiraz etmişti. Bu durumdan oldukça memnun olarak Boysan'ın yeni fikrini dinlemeye başladım.

- Tamam o zaman Burkay bizimle gelsin sen kızları bırak.

- Hayır ben seninle hiçbir yere gelmem. Beni yırtıcı kuşumdan ayırdın. Bu ihanetini asla unutmam.

Burkay sahte bir küskünlükle Boysan'a sırtını dönerek söylemişti cümlesini.

- O zaman ben kesin sizinle geliyorum. Üçümüz gidelim diğerlerinide Tunga bıraksın.

Laçin Burkay'ın bu sözünü fırsat bilerek önerisini ortaya attı.

- Hayır yaa biz niye bu ikisiyle gidiyormuşuz? Olmaz ben kabul etmiyorum.

- Evet bende kabul etmiyorum. Yırtıcı kuşumdan ayrı yolculuk yapmam ben.

Mayda'nın itirazını Burkay desteklemişti. Bu kaosa daha fazla dayanamayarak söze girdim.

- Tamam. Ben, Laçin ve Burkay Boysan'la; Mayda ve Bike'de Tunga ile gitsin. Olur mu?

Kimseden ses çıkmayınca soruma olumlu cevap aldığımı düşündüm. Tunga arabasına binip Mayda ve Bike'yi de alarak bizi beklemeye başladı. Bizde Boysan'ın arabasına doğru ilerledik. Laçin arka kapıyı açıp oturdu. Bende tam yanına oturacakken birisi kolumdan çekip beni kenara itekledi.

- Özür dilerim çakmak göz. Yırtıcı kuşumla arama kimse giremez.

Burkay'ın bu hareketine sinirlenerek bende onun binmesine izin vermeden saçından tutuk geriye çektim.

- Aaahhh! Saçlarım.

- Özür dilerim Burkay. Bu sefer ön koltuğa ben oturmam. Olmaz.

Laçin, Burkay'ın haline kahkahalarla gülerken Boysan kısık gözlerle bizi izliyordu. Laçin'in yanına geçip oturdum tam kapıyı kapatmak için kolumu uzatmıştımki Burkay kolumdan tutup beni zorla arabadan indirdi. Uyguladığı kontrolsüz güç yüzünden yere düşmüştüm. Burkay zaman kaybetmeden koltuğa oturup kapıyı kapattı. Camdan başını çıkarıp bana baktı.

- Özür dilerim çakmak göz. Yırtıcı kuşum için herkesi harcarım.

Öfkeyle yerden kalkıp ellerimi birbirine vurarak çırptım. Ardından araca ilerleyip ön koltuğa oturdum. Yan araçta camdan bizi izleyen Tunga söze girdi.

- Burkay, abi bir an erkekliğin tüm şerefini yerlebir edeceksin sandım. Neyseki bu savaştan galip ayrılmayı başardın. Aferim asker.

- Sağolun komutanım.

Mayda feminist bir ruh yapısı ile hemen olaya müdahale etti.

- Sizin erkekliğinizin şerefi zaten fiziksel olarak daha güçlü olduğunuz bir kızı yenmek mi? Anlamadım.

- Hani kadınlar ve erkekler eşitti? Bayan çok bilmiş.

Tunga'nın sorusu Mayda'nın afallamasına sebep olmuştu. Bu fırsatı kaçırmayan Tunga sözüne devam etti.

- Burkay 1, Belçin 0.

Tunga'nın söylediği söz bende intikam duygusunu kabartmıştı. Yenilmeyi asla kabul edemezdim. Hemen bende karşılık verdim.

- Şimdilik öyle. Hatırlatırım uzun ve ıssız bir yolculuğa çıkacağız. Attığın her adımda arkanı kollamanı öneririm Burkay. Çünkü bir daha bugünki kadar merhametli davranmam.

Sesime sahte bir tehdit tınısı yerleştirerek konuşmuştum. Cümlem bittiğinde Laçin söze girdi.

- Düşmana karşı başlatmış olduğun bu ayaklanmada her daim yanında olduğumu bilmeni isterim arkadaşım.

Laçin'in cümlesine sahte bir korkuyla gözlerini açarak söze girdi Burkay.

- Boysan, Tunga bir şey söyleyinsene. Kadın kolları bana karşı ayaklandı. Hayatım tehlikede.

Burkay'ın yardım çağrısına ilk cevap veren Boysan oldu.

- Çıkmış olduğun bu yolculukta güven içinde yürüyebilirsin kardeşim çünkü arkanda ben varım. Kimse bir şey yapamaz.

- Boysan biliyormusun ihanetini hemen unuttum. Sağol kardeşim.

Burkay sesine sahte bir duygusallık ekleyerek konuşmuştu. Onun bu haline gülmek istesemde kendimi tutarak Boysan'a cevap verdim.

- Senin arkanı kim kolluyacak?

Boysan cevap vermeden söze Tunga girdi.

- Kardeşim senin arkanda da ben varım. Bu kızıl gözlü cadıya sakın boyun eğme.

Tunga'nın bana yaptığı benzetmeye küçük bir kahkaha ile gülmüştüm. Tunga kendinden emin bir şekilde önüne döndüğünde Mayda'nın tiz sesi duyuldu.

- Sen Boysan'ı bırakıp kendi arkanı kollasan iyi edersin. Ziraa arkadaşlarımın başlatmış olduğu bu ayaklanmada bende yanlarındayım.

Fazla uzayan konuya sessizce bizi dinleyen Bike son verdi.

- Tamam bende hakem olurum ama artık gidelim. Sıkıldım.

Bike'nin yakınması son bulduğunda hepimiz yola koyulduk. Yol boyu Burkay'ın, Laçin'e yaptığı kurları dinledik. En sonunda konuyu değiştirmek için söze girdim.

- Yolculuk nasıl olcak sizce? Hem neden bu kadar kalabalık gidiyoruzki? O kadar risklimi?

Sorduğum soruyla ortamı sessizlik kapladı. Bir müddet kimseden ses çıkmadı. En sonunda Boysan söze başladı.

- Gideceğimiz yer özyurdumuz. Yani burda olduğu gibi normâl insanlar yok. Büyülü yaratıklar, itbaraklar ve daha tahmin edemiyeceğin bir sürü tehlike var. Bu yüzden kalabalık gidiyoruz.

Boysan'ın dediklerini anlamasamda kurcalamak istemedim. Laçin yola çıktığımızdan beri ilk defa konuştu.

- Bu tehlikelere karşı biz yine eğitimliyiz ama Belçin ne yapcak? Kendini koruyabilmeli.

Laçin'in sözleri Boysan'ı düşündürmüştü.

- Haklısın ama babam komut vermeden eğitimlere başlayamayız. Belçin yolculuktan dönene kadar gözlerden uzak olmalı. Orman ve eğitim alanını kullanamayız. Kimseye görünmeden nasıl eğiteceğizki?

Boysan'ın sözlerinden sonra ortamda uzun bir sessizlik oluştu.

- Boysan, abi bizimde ısınmamız iyi olur aslında. Uzun zamandır çalışmıyoruz. Sınırın ötesi şakaya gelmez.

- Tamam da nerde çalışıcaz? Uygun bir yer yok.

Burkay'ın önerisine Boysan'dan olumsuz cevap gelmişti. Uzun bir sessizliğin ardından Laçin bir fikir öne attı.

- Bizim evde yapalım.

- Nasılll?

Laçin'in fikri oldukça şaşırtmıştı beni. Evde nasıl eğitim yapabilirdik ki?

- Alt kat gayet geniş eşyaları kenarlara itersek alan genişler. Ne dersiniz?

Laçin oldukça mantıklı konuşmuştu. Bu fikir Boysan'ın da aklına yatmışa benziyordu.

- Tamam o zaman yarından itibaren her akşam çalışacağız. Belçin'de eğitim alacak.

Hepimiz onayladıktan sonra yola devam ettik. Tunga çoktan evin önüne gelmişti. Laçin ve ben de arabadan indikten sonra arabaları çalıştırıp gittiler.

***

Sabah olduğunda hepimiz erkenden uyandık. Mayda ve ben kahvaltı hazırlarken, Laçin ve Bike ekmek almak için dışarı çıkmışlardı. Akşam eve geldiğimizde eğitim planımızı Mayda ve Bike'ye anlatmıştık. Onlarda bu durumu olumlu karşılamışlardı. Kahvaltıdan sonra salonu akşam için hazırlamayı planlıyorduk.

Zilin çalmasıyla yönümü kapıya çevirdim. Laçin ve Bike gelmiş olmalıydı. Koşar adımlarla kapıya ilerleyip açtığımda oldukça şaşırmıştım. Boysan, Tunga, Burkay ve Akay kapıda bekliyorlardı. Şaşkınlığım oldukça uzun sürmüş olmalıki Tunga yakınarak söze başladı.

- Hadi ama kızıl cadı. Ağaç olduk burda. İçeri almıyacakmısın bizi?

Şaşkınlık içinde kenara çekilip içeri geçmeleri için yol açtım. Salona geçip koltuklara oturdular. Bende yanlarına gidip gelmelerinin nedenini sordum.

- Bir şeymi oldu? Neden geldiniz?

- Dün eğitim için plan yapmışsınız onun için geldik.

Akay'ın vermiş olduğu cevapla içim rahatlamıştı. Ziraa liderden yeni bir plan duymak istemiyordum. Yönümü Boysan'a dönerek sordum.

- E hani akşamları çalışacaktık?

- Hafta içleri öyle ama bugün hafta sonu her boş vakti değerlendirmeliyiz.

Anladığımı belli eden bir baş hareketi ile cevap verdim. Zil tekrar çaldığında kapıya koştum. Laçin'ler gelmişti. Onlarda ilk başta şaşırsalarda bir şey söylemediler.

- Kızlaaarrr! Hadiiii! Kahvaltı hazır.

Mayda'nın sesiyle Tunga ve Burkay ayağa fırlayıp mutfağa koştular. Sanırım oldukça açlardı. Mutfak önlüğü ve servis kaşığıyla duran Mayda, Tunga ve Burkay'ı görünce şaşkınlıktan kalakalmıştı. Onun bu halinden

istifade etmeye çalışan Tunga hemen lafa girdi.

- Ooo! Aşçıbaşı, bize ne hazırladınız?

Mayda şaşkınlığını üzerinden atarak hemen mutfak önlüğünü üzerinden çıkarttı. Sanırım Tunga'nın onu bu halde görmesi hoşuna gitmemişti. Her zamanki kendini beğenmiş tavrıyla cevap verdi.

- Börek ama senin geleceğini bilseydim zıkkımın dibi falan yapardım.

Mayda'nın cevabına Tunga sessizce gülerek karşılık verdi. Hepimiz masaya oturup kahvaltıya başladık. Burkay zorla Laçin'e ellerinden yedirmeye uğraşırken, Tunga böreğin çok kötü olduğu konusunda Mayda ile tartışıyordu.

Kahvaltı bittiğinde hepimiz salona geçtik. Tunga ve Burkay eşyaları kenara çekerek alanı genişlettiler. Boysan bir eğitmen edası ile ortaya geçip konuşmaya başladı.

- Bugün sadece yakın dövüş çalışacağız. Yarından itibaren de bıçak kullanmaya başlıyacağız.

Herkes olumlu anlamda başını salladı. Boysan konuşmasına devam etti.

- Herkes ikişerli gruplar halinde çalışacak. Alan dar olduğu için sırayla çalışacağız. Belçin en son grupta olacak. Önce herkesi izleyip bir şeyler öğrenmeye çalış.

Tamam anlamında başımı aşağı yukarı salladım. Boysan kenara çekildiğinde alana ilk giren Laçin oldu.

- Eee bana kim eşlik ediyor?

- Yırtıcı kuşum bu soruyu sormadın sayıyorum.

Burkay, Laçin'in karşısına geçip pozisyon aldı. Laçin gözlerini kısarak tehditkâr bir şekilde gülümsedikten sonra sağ elini havaya kaldırarak Burkay'ın saldırması için hareket yaptı. Burkay'da aynı şekilde gülümseyerek harekete geçti. Burkay, Laçin'e eğitimden oldukça uzak sert bir yumruk salladı. Laçin pratik bir şekilde kenara çekildi ve yumruktan sıyrıldı. Burkay

tekrar bir yumruk daha salladığında Laçin onun yumruğunu kolunun altına sıkıştırıp ardından ayağına çelme takarak Burkay'ı yere yatırıp ayağını boğazına bastırdı. Laçin'in dövüşüne hayran kalmıştım. Nasıl bu kadar iyi dövüşebiliyordu?

- Yırtıcı kuşum inanırmısın? Sana her geçen gün daha çok hayran kalıyorum.

- Tüm erkeklik şerefimiz yerle bir oldu. Halâ hayranım diyorsun. Yazıklar olsun sana. Neyseki Boysan ve ben bu şerefi kurtarmak için elimizden geleni yapacağız.

Tunga sahte bir hayal kırıklığı içinde konuşmuştu. Burkay nefes nefese ayağa kalktı. Laçin'le beraber kenara çekildiler. Alana bu sefer Akay ve Bike girdi. Bike'nin oldukça kırılgan bir yapısı vardı. Dövüşebileceğini hiç düşünmüyordum ama Bike beni çok şaşırtmıştı. Oldukça hızlıydı ve teknik dövüşüyordu. Bir kaç dakika sonra Bike alandan galip bir şekilde ayrıldı.

Mayda sıranın kendinde olduğunu hissederek alana girdi ve karşısına gelecek kişiyi beklemeye başladı. Tunga yüzünde sinsi bir gülümseme ile Mayda'nın karşısına geçti.

- Bakalım çenen kadar elinde çalışıyormu? Eğer dövüşte de mutfaktaki gibiysen işin yaş.

- Canısı, seni uyarıyorum. Bu eğitim çok acı verici olacak.

Mayda kendinden emin bir şekilde ellerini esneterek cevap vermişti. Bir süre bekledikten sonra ilk hamle Mayda'dan geldi. Tunga çok rahatlıkla Mayda'nın yumruklarını savuşturmayı başardı. Mayda'nın savurduğu tekmelerde bir işe yaramadı. Tunga Mayda'nın sağ ayağını yakalayarak konuştu.

- Hani baş belası? Ben hiç acı hissetmiyorum.

Mayda, Tunga'nın üstten konuşmasına ayar olmuş bir şekilde son hamlesini yaptı. Sağ ayağı halâ Tunga'da iken sol ayağıyla havaya hoplayarak Tunga'nın kasıklarına diz attı. Tunga acı içinde yerde kıvranırken Mayda devam etti.

- Ben dediğimi yaparım.

Kendinden emin bir şekilde kenara çekildi. Tunga biraz yerde kıvrandıktan sonra acıyla yüzünü buruşturarak kenara çekildi. Boysan alana geçip eliyle benide alana davet etti. Hızla alana girip Boysan'ın karşısında yerimi aldım. Boysan birkaç saniye beni izledikten sonra konuşmaya başladı.

- Kural 1; gözünü rakibinden asla ayırmıyacaksın. Kural 2; ayaklarını yere sağlam basacaksın. Kural 3; ilk saldıran sen olmıyacaksın. Anlaşıldımı?

Başımı olumlu anlamda aşağı yukarı salladıktan sonra Boysan eliyle başla işareti yaptı. Bu işareti sonrasında hiç beklemeden yumruğumu Boysan'ın suratına geçirdim. Boysan daha ne olduğunu anlamadan ikinci yumruğuda attım. Boysan yumruklarımdan hiç etkilenmemişti ama şaşırmıştı.

- Boysan, hadi ama abi. Gururumuzu toparlayabilecek tek nefer sen kaldın artık.

Tunga alayla konuşmuştu. Boysan ona tepki vermeden benim bir yumruğumu havada yakalayıp beni belimden yere savurdu. Hemen kalkarak onun bana attığı yumruğu havada yakaladım. Kendi etrafımda dönerek onun kolunu çevirdim ve sırtımdan destek alarak Boysan'ı yere yapıştırdım.

Eğitim nihayet biterken akşam olmuştu. Tunga kız olduğumuz için dokunmadıklarını iddia ederken Mayda buna karşı çıkıyordu. Şu bir gerçektiki üçüde bize karşı centilmence davranmış ve kendilerini geri çekmişlerdi. Yoksa onları yere sermemiz imkânsızdı. Boysan, Burkay ve Tunga gitmek üzere evden ayrıldılar. Akay eve gitmek istememiş ve bizimle kalmaya karar vermişti ama hepimizin evde canı sıkılıyordu. Kızlara dondurma yemeye gitme fikrini sunduğumda hepsi olumlu cevap verdi. Hızla hazırlanıp dondurma yemek üzere evden ayrıldık.

Bölüm sonu

1 yorum