KIZIL KILIÇ.
1.BÖLÜM
"İnsan kaybettikleriklerinden geriye kalanlarla hayatı o varmış gibi anlamlandırabilir."
🥀🔥🗡🪽🪖
12 Temmuz 2007
Canım oğlum...
Bu sana ulaşmasını umarak yazdığım sayfalarca mektuptan sadece biri ama şunu da biliyorum ki bu da diğerleri gibi eline ulaşmadan bir şöminede yakılacak artık 11 yaşındasın ve tahminimce okula gidemiyorsun şimdi yanında olup seni ortaokulun ilk günü yeni okuluna götürmeyi baban gibi nasıl umursamazca etrafa bakacağını gidip bi köşeye oturup sessizce etraftaki çocukları izleyerek kitabını çıkarıp okuduğunu görmeyi çok isterdim bu sana belki de son mektuplarımdan biri vücudumda derin yaralar çıkmaya başladı sebebini bilmiyorum ama artık çok uyuyor ve çok yorgun hissediyorum annenin canı çok yanıyor.
korkma oğlum Annen sana gelecek...
"Abi kartaaal!"Çilay'ın sabah sabah hiç bitmeyen neşesi ile beraber uykusunun en güzel yerinde üstüne atlamasıyla uyandı.Oğuz
gözlerini bir anlık açamamasının sebebi üzerine sıçrayan canavarın saçlarıydı gözlerini zoraki aralayıp kahveden sarıya çalan kumral saçlarla karşılaştı sonra burnuna hiç gitmesini istemediği o koku geldi minik civcivinin kokusu...
Dalin kokuyordu civcivinin saçları hemde hiç geçmiyordu.hoş en sevdigi şey olabilirdi bu kokuyla uyanmak
Kafasını kaldırmaya çalıştı ama üzerinde küçük bir koala gibi ona sarılmış kız kardeşi vardı anı bozmak istemeyip kafasını tekrardan yastığa bıraktı. Çilay abisinin uyandığını nefes seslerinden anlamıştı uyurken nefes alış sesi duyulmuyor hatta hissedilmiyordu bile küçüklüğünden beri de bu yüzden kardeşi korkmasın diye uyanınca bilerek sesli nefes alıp veriyordu Oğuz.
küçükken abisini uyurken izler izlerken göğsünün inip kalkmasını fark edemez korkar gidip minik parmaklarını abisinin burnunun ucuna koyar nefesini hissetmeye çalışırdı. Abisinin uykusu kuş kadar hafifti temas halinde hemen uyanır Çilay'ın endişesini dindirirdi.
Uyanınca biraz huysuzlanırdı ama kalkar kalkmaz gelir ilk ona sarılırdı sarımsağın olduğu hiç birşeyi sevmezdi. Bir şeye sıkı sıkı sarılmadan uyuyamazdı bu yüzden 2 yastıkla yatıyordu. Sinirlenince boynu gerilir sık sık boynunu ovuştururdu saçlarıyla oynayınca hemen uyur şakaklarını ovalayınca sakinleşirdi.Hayata karşı fazla umursamaz ve sessizdi abisi ama konu kardeşleri olunca herkese ses çıkarabilirdi kardeşleri gülsün diye peri kanadı takip barbie oynamışlığı bile vardı.
"Abi kartal" abisinden huysuz bir homurtu çıkınca gülümsedi Çilay abisini uyandırmaya kıyamadı ama kalması gerekiyordu sınav sonuçları açıklanmıştı içi içine sığmamış ilk en yakın odaya Gündüz abisinin yanına gitmiş ne yaptıysa uyanmamıştı ve bilgisayar onun odasındaydı yine şifreyi değiştirmişti bu yüzden bilgisayarı açamamıştı Çilay çareyi gece yarısı görevden gelen abisini uyandırmakta bulmuştu çünkü telefonu Gündüz abisindeydi
Oğuz göreve gitmeden önce sınava çalışırken dikkatini dağıtmasın diye telefonunu kasaya koymuştu Çilay'ın en zor senesi olabilirdi Gündüz abisi sürekli uçuşta olduğu için evde sadece ders çalışmış çok sıkılmıştı ve sınav bitmesine rağmen telefonunu alamamıştı çünkü bu iki dev kaç gündür eve gelemiyorlardı.Geç gelen özgürlüğün hesabı sorulurdu.
Abisi uyanmayınca uzanıp abisinin yanağına sulu bi öpücük bıraktı sinir olup kalkacağını biliyordu öpmesiyle abisi elini yanağına attı. Kaşlarını çatıp gözlerini açtı
Gözlerini açar açmaz karşısında heyecanla gülümseyen kardeşini gördü Oğuz mavi gözleri ışıldıyordu belirgin ve şiş göz altlarından uyumadığı belliydi bir anlığına kafasında bugünün önemini sorguladı hatırlayamadı.Ama huysuzlanmadanda edemedi
"Yaşlı nineler gibi vakumlayarak öpme beni diyorum sana."dedi huysuzca sabah gerginliği henüz atılmamıştı.
Gözleri uykusuzluktan sızlıyordu gözünü tek gözünü avucuyla ovuşturarak kardeşine döndü hala uyku sersemiydi "Günaydın Çalıkuşu"
Genç kız abisinin gözlerindeki kırmızılıkları görünce abisini uyandırdığına üzüldü çok zor uykuya dalıyordu ama içi içinede sığmıyordu minik dudağı öne doğru kıvrıldı. "Günaydın abi Kartal!" biraz fazla bağırmıştı uyku sersemi abisi sesiyle irkilince derin bir nefes aldı
"Abi kartal üniversite sonuçları açıklanmış siteye giremedim hiç bi yerden seni uyandırmak istemedim ama Gündüz abim kış uykusunda gibi yatıyor ne yapsam kaldıramadım bilgisayarın şifresini bir tek o ve sen biliyorsun telefonumda kasada ayrıca unutmadan sınav biteli 1 ay oldu benim telefonum hala verilmedi televizyondan bile girmeyi denedim uyanma diye ama olmadı biliyorum yeni geldin yorgunsun ama hadi kalkman lazım!"dedi Çilay
Oğuz aralık gözlerinden kardeşine baktı acaba bunun ciğerleri bizden daha mı büyük nasıl bu kadar hızlı konuşuyor diye düşündükten sonra koca bi paragraflık konuşmasından bir şeyler seçti idrak ettikleriyle aval aval kardeşine baktı.
Ama şimdi şaşıracağı daha önemli şeyler vardı minik kardeşinin aylarca emek verip çalıştığı sınavı açıklanmıştı kardeşinin uzun nefessiz konuşmasından sadece bunu ve Gündüz abim uyanmıyor lafını seçmişti uyansa şaşırtıcı olan o olurdu hergün bir kova suyla uyandırdığı kardeşinin Çilay'ın sesiyle uyanmasını beklemiyordu.
"Açıklandı mı ne zaman nerde?" Uyku sersemliği ile birden ayağa kalkınca ayağı masaya takılıp sendeleyip yere düştü.
"Ay abi,iyi misin?"telaşla yerdeki abisine koştu Çilay
Hala yerde oturan abisi Çilay'a dönüp iki elini havaya kaldırıp kardeşine doğru yaklaştırdı
"Bana bak Çalıkuşu sakin oluyorsun tamam mı? sen başardın ben eminim tamam mı o kadar emek verdin bak sakın bayılma bayılmak yok gidecek ve yüzleşicez."
Kardeşinin heyecanına ayak uydurup Gündüz'ün odasına gittiler Çilay'ın elleri titriyor mantıklı düşünemiyordu sınav açıklanana kadar sorulardan hep şüphe duymuş mezuna kalmaktan korkmuştu Oğuz bilgisayarın olduğu masaya çömelip zaten açık olan bilgisayara şifreyi girdi ama bilgisayar yine açılmadı bıkkın bir nefes verdi.
"Abi kartal noldu?" Stres ile parmaklarıyla oynayan kardeşinin kolundan tuttu Oğuz ayakta zor duruyordu kardeşi "gel şuraya otur abim " kız kardeşini masanın önündeki sandalyeye oturttu
"sen otur sakin ol ben şu ayıyı kış uykusundan uyandırıp geliyorum şifreyi değiştirmiş yine eşek sıpası devlet sırrı saklıyor sanki görende milyoner bir iş adamının şifrelerini sakladığı bilgisayarı sanacak"
sinirle hala yüzüstü uyuyan kardeşine yürüdü Oğuz, kardeşinin boyu kendinden 8 yaş küçük olmasına rağmen kendi boyuna yakındı ikiside heybetliydi ama Oğuz'da Çilay'ın dediği gibi bir abi Kartal rolü vardı Gündüz'ü tişörtünü ensesinden kavrayıp kaldırdı. Yine
uyanmayınca hızlıca sağa sola aşağı yukarı salladı.Kendide en az kardeşi kadar heyecanlıydı.
"Kalk lan eşek sıpası kış uykusuna mı yattın ayıcık?"bağırırken kardeşini sallamaya devam etti aşağı yukarı sallayarak kardeşinin yüzünü yastığa vurmaya başladı.
"Abiiii!" Deyip en sonunda minik bir isyanla uyandı Gündüz kumral dalgalı saçları dağılmıştı.
"Şükür Yarabbim uyandı sonunda bizim ayı la oğlum bu kaçıncı şifre değiştirişin lan madem değiştiriyorsun bana bari söyle hayır kalkmıyorsunda kalk aç şu bilgisayarı sıpa"
Bir gözü açık bir gözü kapalıydı Gündüz'ün huysuzca homurdanıp esnedi. "Sen ne zaman döndün de ya of abi beni niye uyandırdın sabahın köründe mis gibi sarışın bir kızla buluşuyodum rüyamda of of bezdumda!"
Hayal kırıklığı kadar büyüttüğü gözleriyle abisine baktı Gündüz ama abisinin yüzündeki ifade ile uyanması gerektiğini anladı yatakta oturup pozisyona gelip gözlerini avucuyla avuşturdu.
"Ne var?" Dedi son çare rüyası çoktan gitmişti sonra gözleri kız kardeşine kaydı tırnaklarını kavlatmaya çabalıyordu bu duruma olağanüstü bir hal ilan edebilirdi aylarca uzatmak için uğraşıp kırılıncada Gündüz'ün beynini delen kardeşi tırnaklarınımı kavlatıyordu bu telaşlarını anlamamıştı ama kardeşinin lafıyla aydınlandı
"Abi kuş bugün günlerden ne? " diye sordu bir umut Çilay
"Cuma"diye cevapladı abisi
"Ayın kaçı?" bir umut hatırlatmaya çalıştı Çilay
"14 Temmuz" uykusu henüz açılmamıştı Gündüz'ün zor uykuya dalar ama uyuyunca uyanması bi hayli zor olurdu
"Bugün noluyor canım abicim?"diye en sonunda bıkkınlıkla sordu Çilay daha fazla stres kaldıramayacaktı.
" 1 Asır önce bugün Osmanlı 2.Viyana kuşatmasını yapıyordu"diye gururla konuştu Gündüz tarihi baya iyiydi.
"Lan kızın üniversite sınavı açıklandı ayaklı tarih kitabı." Dedi Oğuz en sonunda bıkkınlıkla
Uykulu kardeşini son kez sarstı Gündüz, yaşadığı aydınlanma ile ağzı bir karış açık şaşkınlığı ile yataktan kalkıp kardeşine döndü.
"Ne zaman açıklandu? nirdedur? nasi? "
Heyecanlanınca şivesi gidip geliyordu Gündüz'ün hızlıca masanın önüne dikildi bir yandan kardeşini destekliyor bir yandan da bilgisayarı açıyor sisteme kardeşinin ezbere bildiği bilgilerini eksiksiz girmeye çalışıyordu .
"abim sakin ol abim merak etme sen tamam mı çok güzel gelicek sonuçlar güzelum benim tıpı kazanacaksun sen eminim ben"diyip desteğine devam etti.
kardeşinin saçlarına derin bir öpücük bıraktı eğildiği yerden sistemi açıp sonuç ekranına girdi yoğunluktan site açılmıyordu Oğuz'da Gündüz gibi sandalyede oturan Çilay'ın soluna geçip masaya dayanıp ekrana eğildi .
Çilay, abisinin elini aradı fakat Gündüz iki eliyle sisteme tekrar girmek için klavyeyle uğraşıyordu tuşları kırması muhtemeldi bu yüzden yuzünde küçük bir tebessümle onun koluna tutundu.
Oğuz abisinin ise büyük elinin işaret parmağına tutundu küçüklüğümden beri ne zaman korksa ya da kalabalık bir yere girseler böyle yapardı Oğuz kardeşinin korkusunu anlayıp çenesini kardeşinin kafasının üstüne yasladı kalan parmaklarıyla kardeşinin minik elini kavradı.
Diğer elinide Çilay'ın diğer tarafındaki Gündüz'ün omzuna koydu yeni yeni genişlemeye başlamıştı kardeşinin omuzları kasları belirginlesiyor elmacık kemikleri ve yüz hatları oturuyordu .
oysa ne de çok korkmuştu ikisininde büyümesinden büyüyüp zarar görmelerinden onları babalarından koruyamamaktan kardeşlerini, iki canını annesinin emanetlerini kaybetmekten.bilmeden onların üzülmesine neden olacak diye ödü kopuyordu.
"Açıldı! açıldı! Lan açıldıda dur abim bakma!" Gündüz bağırışıyla beraber Çilay'ın ve abisinin gözünü kapatmıştı kendide refleks olarak gözlerini yummuştu.
"Abii çok mu kötü abii bişey de çek elini bende bakıyım!" Dedi Çilay abisinin sessizliğinden korkmuştu
"Lan oğlum çek şu elini merakta bırakma insanı."deyip kardeşinin elini itmeye çalıştı.
"Durun göremiyorum!" diye bir isyanda bulundu Gündüz. Gözlerini kapattığının farkında değildi.
"Lan senin gözün açık değil mi? önündeye ekran kör! Seni bu gözle nasıl pilot yapacaklar lan?"diye yükseldi Oğuz
"Doğru ben de yanlışlıkla gözümü kapatmışım pardon!" Deyip gözünü açtı zeki bir çocuktu ama heyecan anında herseyi iptal oluyordu.
Ekrandaki yazılarla bi anlık bakıştı Gündüz.Kız kardeşi sanırım abisinin izinden geliyordu.
Adayın fotoğrafı:
Ad: ÇİLAY
Soyad: ATABAY
T.C. kimlik no: 43562663***
Sınav tarih : 20.06.2024
Sonuç tarih : 14.07.2024
SAYISAL: 5.000
TYT : 12.000
AYT : 5.000
"Allah'ım gol gol gol oldu!"Gündüz'ün sevinciyle daha da meraklanmıştı Çilay
"Kaç?" Diye fısıldadı kendi sesini zor duruyordu.
"5 BİN gelmiş!" Diyen bağırışıyla anlık tüm apartmanı inletti.Gündüz
"Ne abi şaka yapma bak nolur!" Diye heyecanla şakıdı Çilay
Gündüz anın şokuyla ellerini ikisininde yüzünden çekmiş ellerini kendi yüzüne kapatmıştı.
"Abi abi kartal doğrumu?"
Abisi elini çeksede Çilay hala ekrana bakmamıştı korkuyordu elini abisinin ağzı beş karış açık ekrana bakan yüzü ile ekran arasında perde yapıp abisinin yüzünün yandan görünüşüne baktı
niye bu kadar şaşkındı,ne olmuştu? en önemlisi Gündüz abisi niye gözlerini kapatmıştı?
"Abi Kartal?" Diye fısıldadı kendi sesini zor duymuştu. Abisi yavaş yavaş ona döndü. Yüzünde nadiren gördüğü o derin tebessüm ve elmacık kemikleri ile yanaklarını süsleyen derin gamzelerle karşılaştı.
Abisi gülüyorsa herşey iyidir demekti.
Abisi ona ve Gündüz'e hep gülerdi ama bu derin tebessümle nadiren karşılaşırlardı abisinin tanıdığı çoğu kimse bilmezdi bu güzellikteki derin gamzelerini hepsine isim koymuştu Çilay 3 tane gamzesi vardı hepsini kuş isimleriyle doldurmuştu
Ve şuan hepsi görünürdeydi...
Bülbül sağ elmacık kemiğindeydi
Serçe sol yanağında
Kumru da dudak kenarında belirmisti.
"Korkma Çalıkuşu'm çek elini."Dedi abisi en sakin sesiyle sesi hep sakindi zaten
Elini çekip içinden bir dua okudu Çilay "Rabbim emeklerimi boşa çıkarma.."
Ekrana dönmesiyle nutku tutuldu Çilay'ın . Abisi doğru söylemişti.
Sol gözünden bir yaşın çenesine düşüşünü hissetti.
Yavaş yavaş ayağa kalktı. Oğuz'da onunla beraber ayağa kalkmış yüzündeki tebessümle kardeşine bakıyordu. Gündüz gözünü açmış şaşkınlıkla kardeşine bakıyordu kendisi gibi oda ilk 5 bine girmişti minik civcivi büyüyordu tuttuğu hayalin yakasını ise asla bırakmıyordu.
" A-abi " kekeleyerek abilerine baba bildiği adamlara baktı ikiside kendisinden uzun ve heybetliydiler. İkiside kahramanıydı.
"Abi ben TIP kazandım!" Diye coşkuyla bağırdı. İçindeki heyecanına dışa vurması gerekliydi artık ve bu heyecanına dayanabilecek güçte iki insan vardı abileri...
Zıplayarak iki abisininde boynuna sarıldı. İki abisinin kolunu sırtında ve belinde hissetti onlarda bir yandan birbirlerine sarılmış bir yandan önlerindeki miniği sakinleştirmeye çalışıyorlardı .
"Yaptın be kızım helal olsun!" Dedi Gündüz kardeşinin çoşkusuna uyarak, iki abisinden ayrılıp Oğuz abisine sarıldı boyu yetmiyordu ama abisi eğildi her zamanki gibi saçlarından öptü Çalıkuşu'nun Dalin kokusu yine her yerindeydi hiç gitmeseydi keşke bu kokusu yanından
Oğuz abisinden ayrılıp yaşı kendine daha yakın olan Gündüz'e doğru gitti hala alık alık bakıyordu kardeşine.
Çilay sanıyordu ki gensel bir gamze aktarımı vardı ailede özellikle bu iki deve aktarılmıştı kendisinde hiçbir gamze yoktu acaba annesidemi bu kadar güzel gamzeliydi?
Zıplayıp boynuna sarıldı abisinin "Gamzeli Dev!" ayaklarını beline doladı Gündüz' de kardeşi düşmesin diye kollarını beline doladı evde en çok vakit geçirdiği abisiydi Gündüz çok kavga etselerde ne abisi ona kıyabilirdi nede o abisine.Sarılır barışırlardı gün sonu, birbirlerinden başka kimleri vardı ki
"Oldu kız Papatya yaptın!"diye neşeyle şakıdı Gündüz kardeşine daha sıkı sarılıp saçlarına öpücük kondurdu Çilay'da abisinin yanaklarındaki gamzelerden öptü
Sağ yanaktaki gamze saksağan
Sol yanaktaki gamze sarı saka
Abisinin yeşile dönük koyu mavi ve kehribar gözlerine baktı lenslerini takmaya fırsat bulamamıştı bu sabah yoksa nadiren görürdü lenssiz gözlerini heterokmiydi abisi çoğunlukla. mavi rengi kullanırdı kardeşlerininkine en yakın renk diye
Abisinin gamzelerine dokundu abisinin gözlerini çok severdi renkli renkliydiler en nadir iki rengi gözlerinde taşıyordu kendi gözleride Oğuz gibi yeşildi ama kendi yüzünde birde çiller vardı abilerinde yoktu.Belkide annesinden kalan tek mirastı
" yaptım abi kuşlar ben hekim oldum!"Dedi kollarını iki yanında açarak
Onun heyecanına ayak uyduran Gündüzde kardeşiyle beraber dönmeye başladı. Oğuz gülerek bu iki deliyi izlerken Gündüz'ün bir anda dengesini kaybedip kardeşiyle düşmesi beklenmedikti. Oğuz'un gülüşü soldu "lan " diye öne atıldı korkmuştu. Ama düşüşleri ile beraber çıkan gürültü bir haltlar döndüğünün belirtisiydi.
Çilay'ın birşeyi yoktu abisinin üstüne düşmüştü ama Gündüz kafasını dolap köşesine vurmuştu. Çilay yerden kalkarken yerde gördüğü kırmızı sıvıyla duraksadı abisi gözleri yumulu eli kafasının arkasında inliyordu "A-Abi!"diye geri yere oturdu. "Gündüz! Gündüz lan noldu abim?" Dedi telaşla Oğuz kardeşinin kafasını yavaşça kendi dizine çekti.
"A-abi abi kafam..."Dedi Gündüz kafası sızlıyor başı dönüyordu.
"Çilay koş buzla tentirdiyot getir abim" dedi Sesi telaşlıydı.
"Gündüz abim iyi misin? " kardeşinin yarasına bakmaya çalıştı yara çok büyük gözükmüyordu.
"Kız Papatya madem doktor oldun gel ilk hastan ben olayım bak abinin yarasına çanağı deldirdik." Diye bağırdı Gündüz. Elini ensesine atıp gözlerini yumup acıyla oflayınca bişeyi olmadığını anladı Oğuz küçük bi yarıktı anlaşılan fazla kanamamıştı yine de bu zehir gibi kafa gelecek nesillere sağlam lazımdı."abi ben seni niye çifter çifter görüyor kızlar seni paylaşmadım klonunu falan mı yaptılar?"diyerek elini abisinin ikizini gördüğü yere doğru salladı."hanginiz gerçeksiniz lan kuşlarda uçuyor zaten"
Dudağının kenarı yavaşça kıvrıldı. Oğuz'un bu çocuk tam deliydi dikkatini dağılsın diye dikkatini gözlerine çekti
"Gözleriniz ne kadar güzel Pilot Bey" dedi. Çocukluğundan beri özellikle ergenlik zamanı zorbalığa uğramıştı Gündüz gözleri farklı renkte diye uğramadığı zorbalık kalmamıştı.
Çok içine kapanık ve sessiz olmasıda bu yüzdendi belkide Gündüz'ün, girdiği ortamlarda sessizleşir kendini soyutlardı belki o zaman fark edilip dalga geçilmezdi gözleriyle
Reşit olduğu an göz rengini kardeşlerininkine en yakın rengi maviyi seçmişti hergün düzenli olarak lens kullanıyor gözlerini yaksada evde bile lenslerini çıkarmıyordu.
"Paşam" Dedi sesindeki keyifle Oğuz
Gözleri kapalı onaylayan bi mırıltı çıkardı Gündüz hala abisinin dizinde yatıyordu rahatta gelmişti.Hazır saat 9 a kadar uyuması gereken 1 saatlik uykusu varken burda uyuyabilirdi. Saat 3 teki uçuşundan dönmüş saat 9 a kadar 6 saat uyku bitmişti kendine
"Aç bakayım gözlerini " özlemişti kardeşinin güzel harelerini farklı olsada çok güzel renkleri vardı gözlerinin ne annesinde ne babada olmamasına rağmen kehribar gözleri vardı.
Onaylamaz bi mırıltı çıkardı Gündüz artık abisi ile kardeşine bile göstermiyordu gözlerini.
"Hadi be oğlum daha da güzelleşmiş mi diye bakıcam"diye ikna etmeye çalıştı Oğuz görevden göreve eve geldiğinde Gündüz'ün neşesinin git gide solduğunu görebiliyordu.
Gözlerinden ise daha çok nefret ediyordu.
Askeriyede pilot olabilmek için sağlık testlerinden geçerken öğrenilmişti. Heterokmisi oradanda bir şekilde askeriye içine sızmıştı. Abisini görünce sussalarda abisi görevdeyken bu etki pek bir işe yaramıyordu.Daha üsteğmen bile olmamıştı. Kimsenin saygı gösterdiği yoktu.
Elini yanlarındaki komodine uzattı Gündüz üzerinde bişeyler aradı ve en sonunda lens kutusunu alıp yavaşça doğruldu. Lenslerini takacağı esnada abisi elini tutunca durdu.
"Oğlum bana baksana"dedi Oğuz sert bir sesle
"Eğer lenslerimi takmama izin verirsen neden olmasın sayın Yüzbaşı" Dedi Oğuz
"Yine hangi dangoz it dalga geçti de bana gözlerini göstermiyorsun?"Dedi. Dalga geçildikçe içine kapanıyordu. Çilay olmasa belki de hiç konuşmayacaktı.Çilay Gündüz'ün neşesini diri tutuyordu. Oysa okula başlamadan önce ne de tatlı bir çocuktu kardeşi düz rengi altın sarısına çalan kumral saçları anlına dökülür.Pembe dudakları ile bıcır bıcır konuşurdu Gözlerinde ise hep bir ışıltı olurdu. O zamanlar, Oğuz ortasonda liseye hazırlanıyor Çilay ise yeni yeni yürüyordu. Belkide en büyük hataydı okula gitmesi
Buruk bir gülümseme ile abisinin gözlerine baktı Gündüz"bilmem saymadım bu haftakileri ama iyi sevap kazandım bu hafta insanları güldürerek" dedi.
Uzun zaman sonra ilk kez kardeşinin gözlerine lenssizken baktı Oğuz
Kehribar irisleri arada açık elaya dönüyordu şuan ise gözleri tam olarak öyleydi
Diğer gözünde ise koyu bir okyanus mavisi vardı.mavilik arasında ise yeşil ormanlar vardı anlamazdı bazen mavi mi yeşil mi bu çocuğun sağ gözü ruh hali gibi göz rengide değişiyordu.
Adı gibi Gündüzdü işte gözleri Gündüz vaktide gökyüzü sarıyla mavi karışık olmazmıydı.
Kardeşinin dediklerini algılayınca onun yüzündeki tebessüme takıldı.
Acılarına gülüyordu Gündüz.
Kaşlarını çattı Oğuz "tam olarak kimler sana bu kadar sevap kazandıran şanslı dangozlar?"
Evet şanslılardı her kula nasip olmuyordu Oğuz dayağı yemek hele ki kardeşini gözleri doluyken güldürecek kadar nasibi zorlamak her yiğidin harcı değildi.
Gündüz odayı dolduran bi kahkaha attı.
"Bence bilerek sevaba sokuyorlar beni"diyip şen bir kahkaha daha attı Gündüz
Neşesi en olmadık anlarda ciddi konular konuşulurken geliyordu.
"Gündüz!"diye sakin kalmaya çalıştı kardeşinin halini gördükçe sinirleniyordu
"Geçen gün ne oldu biliyor musun abilik?" Dedi hala gülüyordu.
"Bilmiyorum Gündüz"
" Havada iken uçak motoru arızalanırsa ne yaparsınız adlı bir proje verdi Salih komutan"
"Kafan zehir gibi senin gider onuda tamir edersin televizyonu yaptığın gibi" işaret ve orta parmağını birleştirip kardeşinin şakaklarına vurdu.
Gündüz abisini umursamadan devam etti şuan da anlattıklarının farkında değildi ama canı yanıyordu.Dert döktüğünü bile bilmiyordu.Oysa kendine bile anlatamamıştı bunları
"Sonra grup ödevi olarak verdi komutan sınıftaki herkesi eşleştirdi bende Selin diye bir kızla eşleşecektim ama sonra kız bir anda ağlayarak Zafer denen bir çocuğa doğru gitti. ben o renk cümbüşüyle eş olup rezil olamam dedi" son sözüyle sırıttı Gündüz
"Kızda güzeldi varya böyle sarı saçlar falan bide bıdır bıdırda konuşurdu hep neyse sonra Salih komutan kız ağlayınca mecbur beni projede tek bıraktı."dedi Gündüz hala kıkırdıyordu.
" oh mis gibi Paşam işte sen demedin mi dır dır konuşuyor diye başın ağrımadan yaparsın işte ne ödeviyse ben yardım ederim sana." Kardeşine teselli vermeye çalışıyordu ama nafileydi biliyordu.Güneşini solduruyolardı Gündüz'ünün
Burnundan gülüyomuş gibi bir nefes verdi Gündüz
" lan sende abi ilkokul ödevi mi bu ben zaten yazdım ödevide komutana giderken yolda bazı pürüzler oldu" dedi Gündüz yine sırıttı.
Abisinin sorgulayan bakışlarıyla karşılaşınca devam etti.Ama devam etmese daha iyiydi.
"Bahçede giderken sınıftan bazı teğmenler bir yere toplanmışlar giderken kolumu tuttular kolumu geri çekincede 'noldu kızı etkileyemedin mi üstün zekanla?' Dediler bende günlük stres atma ihtiyacımı arkadaşların üzerinde kullandım 5 kişilerdi ama güzel hallettik birbirimizi ama hallettim sonra Kuzey Yüzbaşı geldi."
Gülerek abisine baktığında abisinin maviliklerine simsiyah pus indiğini gördü.
"A-abi "anlattıklarının farkında yeni varıyordu."geldim abi." Çilay kapıda belirince Oğuz yerden kalktı onun yerine Çilay oturdu yere sonucunun heyecanıyla banyoda mutluluk dansı yaptığından adı gibi emindi
"Kız Papatya nerde kaldın ya gitseydim öteki tarafa burda kan kaybediyoruz."
"Abi ordan bakınca jet uçağı ya da ambulans gibi mi görünüyorum?"
"Evet" dedi Gündüz geniş beniş sırıtarak hayattaki en büyük eğlencesiydi bu papatyaya bulaşmak "benim sürdüğüm jetlerden bi farkın yok."dedi
Çilay kaşlarını çatınca şen bir kahkaha attı. Çilay'ı kafasından tutup göğsüne çekti ne kadar heybetli bir kızda olsa minikti hala göğsünde hiç bir fark yoktu küçüklüğündeki haliyle
"Aferin kız doktor şimdi çanağımı tedavi et malum bu hafta biraz fazla hasar aldı." Dedi lafını bitirmesiyle Çilay kafasını göğsünden kaldırıp gözlerini kocaman açıp abisine baktı.
Gündüz ağzından kaçırdıklarıyla alt dudağını ısırdı
"Ne oldu kafasına?"Diyen ses ile ikiside irkildi. Oğuz herşeyi duymuştu.
Gündüz Çilay'ı kaşlarını kaldırarak susması için uyardı.
"Kafana ne oldu bu hafta içerisinde?"derken bu haftanın üstüne özellikle değinmişti.Gündüz olanları tam olarak anlatmamıştı mesela o 5 kişi onu çevirdi derken tam olarak ne kadar çevirmişti kardeşine bişey yaptılarsa oda gayet güzel onları çevirebilirdi.
"Bişey yok abilik" dedi Gündüz
" bişey var ve sen söylememeyi devam edersen ben bulacağım!"
" abimin gözünü morartmışlar bide kaşı ile dudağı patlamış ayrıca vücudunda çürükleri var ama sen fark etme diye fondöten ile bana kapattırdi" Diye telaşla şakıdı Çilay
"Kızım sussana! Yok öyle birşey" diye kükredi Gündüz
"Yalan söylemeye devam mı edeceksin yoksa doğruyu söyleyip kurtulacak mısın?" Diye sordu Oğuz kaşlarını sonuna kadar çatmıştı.
Gündüz sessiz kalınca derin bir nefes verdi Oğuz.
"Peki sen bilirsin" deyip Gündüz'e ilerledi. Gündüz'ün büyüyen gözlerine aldırmadan yakasından tutup kaldırarak odadaki banyoya ilerledi. "Abi ne yapıyorsun bırak valla öyle bişey yok!"diye telaşla söylendi Gündüz
Bu papatyanın saçlarından yolacağı bir kaç saç teli vardı.
Oğuz, Gündüz'ü duşakabine sokup kardeşinin tişörtünü çıkarttı. Çilay banyo kapısında elinde tentirdiyot ve pamuk ile korkuyla abilerine bakıyordu.
Oğzu abisi hep sakin dururdu evde ama dışarıdakilere tersi pisti ama bu yüzünü arada görüyordu Gündüz abisi sayesinde
Oğuz'un musluğu açmasıyla fiskiyeden buz gibi su Gündüz'ün üstüne gelmeye başladı
Yarı çıplak vücuduna vuran ani soğukluk ile böğürdü Gündüz
"Abii la nabaysun balık gibi suluyon ben-"lafı abisinin yüzünü ovuşturan elleriyle yarım kaldı.
Eline gelen kreması dokuyla fondötenin silindiğini anladı Gündüz hazır girmişken saçınıza şampuanla köpürttü kardeşinin kesin uçuştan gelince duş almadan uyumuştu.
"Abii bebemiyim ben bide çitile istersen "diye isyan etti Gündüz
Ciddi ciddi eline lifi alıp köpürttü Oğuz lifi Gündüz'ün çıplak üstüne sürmeye başlayınca kahkaha atmaya başladı Gündüz tiki vardı biliyordu ama yalanın bir bedeli olmalıydı
"A-abi Abi dur abi aslan abim dur valla bak çok zor durumdayım şuan abi" dedi Gündüz nefes nefese kalmıştı göğüs kafesine dokunulunca tikleniyordu ve abisi şuan lifle gıdıklıyordu bu daha kötüydü.
"Abi tamam dur artık bak nefessiz kalacak abi!"Çilay bi ihtimal abisini ikna etmek için duşakabine yürüdü aam nafileydi.
"Sus kız Papatya sende cezalısın suç ortaklığından dolayı" diyerek Çilay'a da su tuttu.
Çilay çığlık atarak banyodan çıkıp bu iki deliyi yalnız bırakıp Gündüz'ün kıyafetlerini hazırlamaya abisinin odasına gitti. Adı gibi bildiği bir şey varsa oda Günduz'ün saçlarını yolacağıydı.
dolabı açınca abisinin kokusu kapladı etrafını mis gibi kokuyordu herşeyi düzenli yerli yerindeydi seviyordu abisinin kıyafetlerini tarzı çok güzeldi. En rahat ettiği kıyafetlerini seçti kendini affettirmeliydi. Siyah bir eşofmanla salaş beyaz bir tişört,iç çamaşır ve giymesede siyah bir atlet koydu yatağa
Şimdi cezasını bekleyecekti yatağa oturdu. Bir kaç dakika sonra banyoda gelen bağırış sesleri ve su sesi kesilmişti. Banyo kapısının açılmasıyla dudaklarını birbirine bastırıp ayağa kalktı. Gündüz'ün yüzündeki morluklar belirgin hale gelmiş yaralar açığa çıkmıştır
Gündüz'ün ters bakışları altında odadan kaçarcasına çıktı bence abileri bu konuyu erkek erkeğe halledebilirlerdi o olmasada olurdu. Kapıyı kapatıp koşarken arkadan Gündüz'ün bağıran sesini duyup kıkırdadı "senin o kafanı kel bırakıcam ben seni ispiyonluyormuyum cadı!"Oğuz olmasaydı korkar kendine bir savunma planı yapardı ama Oğuz varken pek yaklaşabileceğini sanmıyordu.
Birkaç dakika sonra Oğuz abisinin telefonda biriyle konuşarak güldüğünü gördü. Kapıda girintisinden odaya baktığında ise saçları ıslakken yatağında sırtüstü yatan Gündüz'ü gördü.Kesin üşenmişti kurulamaya
Parmak uçlarında yürüyerek odanın kapısına kadar geldi Çilay parmak boğumlarıyla kapı pervazını çalınca Gündüz gözünü açmadan "Çilay yürü git hiç sırnaşma kalbini kırmak istemiyorum" adıyla çok nadiren seslenirdi Gündüz kardeşine eğer ismini dediyse iş ciddi demekti Çilay irkilmeden edemedi. Abisi ona ne kadar minnoş olsada tersi döndümü huysuzluk konusunda kimse eline su dökemezdi.
Banyodan baş havlusu alıp yatağa ilerledi Çilay komedinin yanındaki lens kutusunu görünce abisinin daha lenslerini takmadığını anladı takmadığın şimdiye gözünü açmış Çilay'ı parçalama girişiminde bulunmuştu.
İçi titredi bir an Çilay'ın ona bile göstermiyordu gözlerini
Yatağa oturup elindeki havluyu kafasına komadan sakinleştirmeyi düşündü bu koca devi çok sinirlendirmişti.
"Gamzeli Dev'im küstün mü sen bana" diye fısıldadı.
"Küsecek kadar ciddi değil konu"
"O zaman niye konuşmuyorsun benimle"
"Daha da ciddi bir konuda o yüzden "
"O zaman çok küstün?"
"Çok küstüm"
"Nasıl affedersin beni peki?"
"O karga sesinle şarkı söyle" güzeldi sesi Çilay'ın Gündüz normalde övmesine rağmen şuan sırf inat olsun diye gömüyordu.
"Ne söyleyeyim?"diye hevesle şakıdı Çilay
" Ne söyleyebiliyorsun?" Diye burun kıvırdı Gündüz
" Ebeni söyleyebiliyorum canım abicim."
"Tamam o zaman ebemin şarkısını söyle."
Ya sabır çekti içinden Çilay gönlünü etmezse günü dar etme ihtimali yüksekti Gündüz'ün
Abisinin küçükken ona söylediği bir şarkı geldi aklına
***
"Daimidir sürgünüm. "
"Hasret benim ocağım."
"Gurbet benim evimdir." Biraz soluklanıp şarkının nakarat kısmını bekleyip devam etti.
"Yok bana bu cihanda bir yer. "
"Bana bu cihanda bir yer."
"Bana bu cihanda yoktur aman..."
(...)
"Yok bana bu cihanda bir yer."
"Bana bu cihanda bir yer"
"Şu koca cihanda yoktur aman" şarkıyı söylerken bir yandanda ağabeyinin saçlarını kuruluyordu.
(...)
"Deva değil dert oldum."
"Gül değil diken oldum."
"Canan iken el oldum."
"Yok bana bu cihanda bir yar ."
"Bana bu cihanda bir yar."
"Bana bu cihanda yoktur aman..."
(...)
havluyu çekince abisinin hareleri ile karşılaşınca yüzünü derin bir tebessüm kapladı Çilay'ı. Gözleri çok güzeldi uzanıp yanağından öptü abisini barışmıßlardı yine ve yeniden 5 dakika sonra kavga edecek olsalarda Edi ile Büdüde illaki barışırlardı...
(*********)