(Bundan sonra Autumn ile berabersiniz)
"Burada cadılar var"
"Cadı"
Birileri cadı diye bağırıyordu çok korkuyorum neden bize
cadı diyorlardı ve bize doğru geliyorlar. "Anne"
"cadılar"
"cadısınız"
"ANNE BIZE Mİ DİYORLAR" "ANNE"
"Koş"
"koş autumn"
"Anne neler oluyor bir şey de" "daha hızlı koş Autumn daha hızlı." Son gücümle koşmaya başladım ama bize çok yakınlardı kasabadakiler sebepsiz yere arkamızdan koşuşturmaya başladı ve bize cadı diyorlardı. Anlamam gerekirdi kasabada bizden başka kimsenin saçı kızıl değildi veya kasabada yabancıydık burada uzun zaman önce ben küçükken bir kaza sonucu ölen babam ve Giorgi tek burada yaşıyordu biz buralı değildik smith'de aynen bu kişileri cadılıkla suçluyordu annemde kasabaya kaygılı bir şekilde gelmişti. Ama bunlar ne alaka neden bizi bundan dolayı suçlasınlar ki ? Annemin gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Sanki bir şey saklıyormuşum gibi sanki sanki tehlikedeymişiz gibiydi ne boş yapıyorum öyleydik zaten.
Yarım saat boyunca beklemeden hızlı hızlı koştuk nefessiz kaldık ama durmadık ormana vardık orada durduk ve orada saklandık. Annemin bana birşey anlatması gerekiyordu. Çünkü bunun olacağını biliyor gibiydi koşarken sürekli içinde "kahretsin" diye mırıldanıyordu. Gerçi anlatmasına gerek yoktu herşey apaçık ortadaydı.
"Anne bir şey de neler oluyor ?" * kısık ve endişeli bir ses ile* "Buradan acilen gitmemiz lazım kızım halk bizi cadılıkla suçluyor. Bunun ne demek olduğunu, başkan smith'in cadılara ne yaptığını biliyorsun değilmi ?" İdam ediliyordu "İyide cadılar gerçek değilki" "halkında o başkanında gözü kör, her şeyi olağanüstü şeylere bağlıyorlar" annem benden daha çok korkmuştu. "Peki buradan nasıl gidiceğiz hem teyzem ?" "Güneş batana kadar burada bekleyeceğiz birisi bile bizi görürse herkese haber verir güneş batınca eve gidiceğiz.eşyalarımızı toplayıp teyzenin yanına gideceğiz onların evi kasabaya daha uzak. Orada biraz kalacağız sonra bir hal çaresini bulup yarın buradan gideceğiz. "Nereye anne" "bilmiyorum" "peki teyzemin evine gitmezlermi ?" " merak etme teyzen kasabaya pek gitmez biliyorsundur halkın aklına gelmez bile" içimde bir şeyler vardı daha önce hiç böyle bir şey hissetmemiştim korku, kaygı, üzüntü herşey birleşmiş bir beynimde toplanmıştı ne olacağını bilmiyordum. Annemin bu tavrı beni çok korkutuyordu. Daha fazla konuşmadan güneşin bakmasını bekledik. Biliyordumki bir daha evimize gidemicez sabah iki göze evde diye isyan çıkardığım evimize...
Güneş tam batacakken yola çıktık gizlice eve gittik.
"Sonunda gel-" "şhşşhş" dedi annem ve beni çekti "sesiz ol" korktum evde birisi varmı diye baktım evet vardı. Evimizin etrafında bir sürü kişi vardı birazıda içeride bizi arıyorlardı kapımızı kırmışlar garip bir şekilde eşyalarınızı da arıyorlardı. İki kişinin elindede tüfek vardı eminimki onları bizim için kulanıcaklardı. *sessiz bir ses ile* "yavaşça gel" dedi ve elimi tuttu gizlice oradan uzaklaştık sonrada hızlıca teyzemin evine doğru koştuk. İkimizde çok korktuk annemde bende böyle bir şey beklemiyorduk içimizden umarım teyzeme bir şey olmamıştır umarım teyzemin evine gitmemişlerdir diyorduk. Aslında orada görünmemesi tam bir şanstı aptal gibi birisi varmı yokmu diye bakmamıştım direk eve doğru koşmuştum orada o iki tüfeği gördükten sonra anladım. Gerçekten tek amaçları bizi öldürmekti.
Teyzemin evine yaklaştık hava artık baya karanlıktı göz gözü görmühordu ve gizlice yürümeye başladık annem "plan değişti onlar teyzenin evine de gelecekler belki gelmişlerdir buradan hemen gidiceğiz beklemeden." Dahada kaygılandım "ama teyzem" burada dur sen çok ses yapıyorsun ve hiç dikkatli değilsin gizlice gidip bakıcam " dedi haklıydı "tamam" dedim annem gizlice gitmeye başladı baktı bakındım içeri girdi çıktı ve bana gel işareti yaptı bende hızlıca geldim. Teyzemin evine kimse gelmemiş teyzemde sapasağlamdı. Hemen teyzeme olan biten herşeyi anlattık...