İçeriğe geç

Kızıl Düş

Bölüm 2 · 8 dk okuma

Kızıl Düş

Bölüm 2

Bölüm 2: | Geçmişin Acı Sonları

Bölüm Şarkıları: Madrigal-Dip Gitme-DKKT . İyi okumalar... Hani bazı anlar olur bir kaç dakika,belki de saniye.. Aklınızdan silmek istersiniz.Çıldırırsınız, delirirsiniz. Ama o an her saniye beyninde dolaşıt, en mutlu gününde sana en acı gerçeği hatırlatır.

Bu oğlan çocuğu ve minik kızın isteği de çok bir şey değildi. Sadece bir kaç saniyeyi unutmak istiyorlardı. Arya'nın babası Erhan ve Batı'nın annesi Sevinç Eymen'in kanlı cesedini gördüğü gibi çocuklari oradan uzaklaştırmıştı. Sonrasında ise Sevinç geçirdiği krizlerden dolayı hastaneye kaldırılmıştı. Canından çok sevdiği iki insanın cenazesine katılamadığı için çok daha mutsuzdu..

Bahattin Alpsoy 2 haftadır kayıptı. Tüm tim onu arıyordu. Teröristlerin elinde tutsak olduğu haberi bütün askeriyeye yayılmıştı. 2 haftanın sonunda ise teröristler, cebinde kendi yazdığı mektup ile Bahattin'in tanınmaz cesedini askeriyeye yollamıştı. Mektubun içinde vasiyetleri yazıyordu. Bunlardan ilki Aslı'nın okumasıydı. İkincisi Batıhan'ın asker olması. Üçüncüsü ise eğer Sevinç'e bir şey olacak olursa çocuklarına biricik silah dostu olan Erhan'ın bakmasını istemesiydi. Eymen ilde ilgili kayda değer bir vasiyeti yoktu çünkü Bahattin oğlunun intihar edeceğini biliyordu. Onunla ilgili istediği tek şey yanyana gömülmekti.

Erhan yanında eşi ve kucağındaki kızıyla önünde duran tabutlara bakıyordu. İkisininde üstünde Türk bayrağı vardı. Eymen'in tabutunun üstünde olmasını da o rica etmişti.

Aslı kızarmış gözlerinden akan yaşları silerken kardeşinin elini asla bırakmıyordu. Batıhan ise eliyle eşofmanının cebini yokluyordu. Abisinin odasında bir kağıt bulmuştu ve bunu daha kimseye söylememişti.

Arya ise meraklı gözleriyle etrafı izliyordu. Etraftaki insanlar neden ağlıyordu? Bu tahta kutularda neyin nesiydi? "Baba Batı'nın babasına ne olmuş? " Burnunu çekti Erhan ağlamasa bile duygulanmıştı. "Uyumuş.. " dedi. "Bir daha uyanmamak üzere. " Arya ürperdi. Ya babası da uyuyunca uyanmazsa ne olacaktı? "Öyleyse sen hiç uyuma baba! Uyanmazsan ağlarım.. " Küçük kızının bu kadar anlamlı konuşmasına şaşırdı Erhan. "Ağlarsan uyurum ama Zümrüt gözlüm.. " "O zaman sana söz bundan sonra hiç ağlamayacağım baba! " Arkadaşı şehit düştükten sonra bir de kızıyla arasında böyle bir konuşma geçince göz yaşlarını tutamadı Erhan. "Söz mü? " Boğazı düğümlendi ama zorla yutkundu. "Söz.. "

Cenaze namazları kılındı, Kur'anlar okundu, dualar edildi. Akşam oldu ama Sevinç eve geri dönmedi. Annesinin hala gelmediğini fark eden Aslı kardesinin elini sıkıca tuttu. "Hadi ablacığım evimize gidelimErhan Aslının kolundan yakaladı. "Kızım eve gitmiyorsunuz değil mi? Sizi tek bırakacağımızı düşünmedin insallah? Efsun "EVET!" diyerek söze atladı. Fakat yüksek sesle konuştuğundan kucağında uyuyan kızını uyandırdı. Arya, kendi kendine uyanmadığı zaman huzursuz olurdu ve muhtemelen simdi de öyle olacaktı.Annesi Aryayı yere bıraktı. Arya ise tam annesine sinirlenecekken Batıyı gorunce sustu. "Anne Batı da bize gelsin. Ablası da gelsin hatta!" Neşeyle etrafında dönerek el çırptı. Batı ise her zamanki gibi konuşmamaya ve somurtmaya devan etti. Evde ona söz hakkı tanınmadığından, dışarıda de konuşmaya pek heves etmezdi.Burnunu çekri Aslı. "Olmaz. Mahçup olurum size Erhan amca." "Hiç olur mu öyle sey.." dedi Efsun. Efsun ben. Herkes "Efsun teyze diyor ama sen abla de. Kendimi yaşlı hissediyorum!" Aslının kulağına eğildi. "Sadece 29 yaşındayım!" diye fısıldadı. Asli Üzüntüsüne rağmen kıkırdadı "Madem öyle gelelim Efsun abla" Kafa dağılmaya ihtiyacı vardı.

Kulüstür arabasının kaportasına iki kere vurdu Erhan. "De haydee!" Uzgündü ama ortamı eğlendirmeye çalışıyordu.Yaşlı gözlerinin ardından gulumsedi Aslı.Gerçek aile sıcaklığını bu ailede hissediyordu. Kendileri guzel bir aile olamadıkları için beyninde yankılanın anılarda, ne yemek sofrasından yukselen şen şakrak kahkalar ne de sonu güzel biten bir evcilik oyunu vardı. Babası sayesinde küçucuk yaşında yazılan her hikayenn güzel bir sonu olmadığını öğrenmişti. Bazen nazikce, insan üzmemeye çalışılarak, kötü bir son yanılırdı. Bezen ise yanlışlıkla güzel son yandığı için sinirlenip direk yazdığı hikaye kağıtlarını yakardı inan. Bunların hepsini yalnızca 6 yaşında öz babasından öğrenmişti.Her insanın sonu ecelidir, der Dünya insanları. Ama Aslı için her gün gecesi sondu, Babası içki bağımlısıydı. Gündüzleri sabredip, gece içtiğinden gece onu askeriyeden atarlardı. Ona kalsa -ki kanunlara göre de - içki kullanan birisi direk asker olmamalıydı. Kendine hayrı olmayan bir inthin vatanına ne hayrı olurdu sonuçta? Bazen gelip nazikçe uyarırdı babası onu, bebeklerle oynamasın diye. Bazen ise zorla elinden çekerek alırdı. O zaman anlamıştı ki Aslı, bu hikayede yanan sayfanoydu. Bir gece Asli odasında sessiz sakin bebekleriyle oynuyordu. Henüz 7 yaşındaydı. Kimseye rahatsızlık verdiği yoktu ana babasının gözüne batıyordu."Bir gün o bebeklerinle seni de yakacağım!" derdi babası ona. Ama Aslı bunu asla ciddiye almaz, sadece sarhoş olduğu için rastgele bir tehdit savurduğunu düşünürdü. Bu dediğinin ciddi olacağını nereden bilebilirdi ki?Bahattin kapıyı tıklatıp içeri daldı. Aslı ciğerlerini dolduran kokudan babasının feci bir şekilde sarhoş olduğun anladı. Bahattin yere, Aslının yanına oturdu. Asl korkuyla başını yere eğdi. Açık olan koyu kahve saçları, yüzüne döküldü. Babası sert bir biçimde çenesinden tutup ona bakmasını sağladı. Denizi aratmayan mavi, boncuk gibi gözler. dolmuştu. Bir kez olsun gözlerini Kırpsa yaşlar yanaklarından süzülecekti.Ve öyle e de oldu. Gözlerini kırptı. Yaslar yanaklarından süzülüp Bahattinin eline düştü. "Baba..." Çaresiz bir yalvarıştı bu ses. Kimi için anlamı olmayan bir mırıltıydı. Anlayana ise çok şey anlatan iki hece Kızının çenesini bırakıp bebeklerin bir kaçını kucağına aldı Cebinden çakmak çıkarıp bebeklerin saçlarını yaktı.

"Yine mi elinde bunlar? Sana oynama dedim! diye bağırdı babası. Aslı sesini çıkaramadıBebekler yanıp kül olduğu halde babasının elindeki çakmak hala yanıyordu. Ve Aslı artık korkuyordu. "Otur kucağımal" dedi emir verici bir ses tonuyla. Aslı, lafını ikiletmeden oturdu. Bahattin sinsice gülüp Kızının kolunu sıvadı. Sonra ise her sey bir anda oldu. Bahattin çığlık atmasın diye Aslının ağzını eliyle tuttu ve diğer elinde duran yanan çakmakla da kolunu yaktı. Aslı sesini çıkaramadığından babasının elini ısırdı. Bahattin elini acıyla geri çekti. Kızını kucağından atıp ayağa kalkarak derin bir nefes aldı "Sen akıllanmaz p*çin tekisin! Acıyla inleyerek odadan çıktı. Aslı ise kolunu tutarak sessizce ağladı. Ağladı ama gıkı çıkmadı. Annesi Sevinç sessizce, yavaşça odaya girdi. Aynı sessizliğini korurken Kapıyı nazikçe kapattı. "Annecim.." Kızına sarılıp başını gogsune yasladı "Özür dilerim... "dedi burnunu çekerken o da ağlıyordu. "Korktum.. zamanında gelemedim odaya özür dilerim.." Zorlukla "Önemli değil dedi Aslı titreyen sesine rağmen. Aslında önemliydi, Bir kaç dakika onun ölümüne bile sebep olabilirdi. "Bana bak güzelim.." Çenesinden tutup yüzüne bakmasını sağladı. "Eğer.. " dedi Sevinç. Ama sözünü tamamlayamadan Aslı gözyaşlarını silerken konuştu. "Öyle konuşma anne! Sıkıldım artık sonunu bildiğim konuşmaları dinlemekten! " "Olsun.. Sen dinle beni. " Onaylarcasına kafasını salladı. "Eğer baban senden önce bana bir şey yaparsa kardeşine dikkat et olurmu? " içinden geçen cümleleri dışa vurdu Aslı. "Anne? Ne saçmalıyorsun? Benim kardeşim 1 yıl önce öldü! "

Haklıydı. Küçük kız kardeşi Esma 1 yıl önce yalnızca 1,5 yaşında babasından aldığı bıçak darbeleri sonucu ağır yaralanıp hayata veda etmişti. Küçük kız tam 7 farklı yerden 7 bıçak darbesi almıştı ve minik bedeni bu caniliğe dayanamamıştı.

"Saçmalamıyorum.. Bir kardeşin olacak kızım. Ve sana emanet yaşayacak. " Sevinç aslında ölen kızından sonra üçüncü bir çocuk istemiyordu. Ama sarhoş kocası sayesinde olan olmuştu. Aslı kendine bir yemin etti "Ne olursa olsun seni her şeyden koruyacağım kardeşim.. "

☆☆☆

Kısa bir yolculuğun ardından Zafer ailesinin evine geldiler. Efsun Aslı'nın kafasını dağıtmak için mutfağa çağırmıştı ve kek yapıyorlardı. Erhan salonda uzanmış televizyon izliyor, Arya ve Batıhan ise çocuk odasında tartışıyorlardı. Evet, oyun oynamak yerine tartışıyorlardı Çünkü Arya Batı ya bebeklerle oynayalım diyordu ama Batı oynamak istemiyordu."Ya kızım zorlama, oynamıycam işte!" Arya kollarını kavuşturdu. "Gıcık Batı!" Batı Arya'ya döndü. "Abi de bana! Aramızda 3 yaş var! "Demeyeceğim kii" Dil çıkardı.Batihan ters ters ona bakıyordu. Bu kız bu hadar sinir bozucu olmak zorunda mı? diye geçirdi içinden. O an fark etti Arya'nin fistik yeşili gözlerini. Annesinin gözlerine benziyordu. "Fıstığım.." diye mırıldandı. "Ne dedin sen?" Dalmıştı Batı. Kafasını iki yana salladı. "Hiç birşey" Dudaklarını büzdü Arya. "Yalan söyleme, fıstık dedin ve bu güzel kızlara denir!" Batıhan'a yaklaşıp gözlerini kocaman açtı. "Sen bana aşık mı olduun? Çok mu güzelim?" Batı ters bir şekilde baktı. "Çirkinin tekisin!" Aslında güzeldi. En azından Batı için, Arya morali bozulunca konuşmayıp konuyu kapattı. Aradan çok bir zaman geçmeden ilk konuşan tabi ki yine Arya oldu. "Bugün.." diyip kaldı Söylediği sözcüklerle, kurduğu cümlelerle Batı'nın canını yakmak istemiyordu. "Gördüğümüz şey bir kızıl düş'müydü?" Kaşlarını çatarak "O ne?" diye cevap verdi Batıhan. "Yani... Kırmızıydı her yer. Ben kırmızıya kızıl derim ve bence gördüğümüz şey bir hayal, bir düş olmalıydı."

Batı cevap vermedi ama "Kızıl Düş kelimesini aklının bir köşesine kazıdı. O esnada kapı zili çaldı. Aslı, mutfaktan çıkıp kapıyı açtı. Karşısında tanımadığı bir adarn duruyordu. Yüzbaşı Erhan Komutanım için gelmiştim. Kendisi evde mi?" Onaylarcasına başını salladı Aslı."Evet... Buyurun içeri geçin. Salonda olması gerek.Normalde bu kadar rahat davranmazdı Aslı, ama Efsun ona "Kendi evinde gibi hisset" demişti. O da öyle yapıyordu. Asker içeri girdi. Erhan, askerini görünce ayağa kalktı. Asker hemen hazır ola geçti. "Rahat ol Poyraz, rütbede değiliz." dedi Erhan gülerek. "Ama rütbede olmalıyız komutanım." diye uyardı Poyraz. Erhan sert tavrını kuşandı: "O zaman... Yüzbaşı Erhan..." Nefes aldı. "Kıdemli Üsteğmen Poyraz Karasu. İsteğin nedir?" "Komutanım, Binbaşı Fetih Başar sizi askeriyeye bekliyor.""Tamamdır Karasu, kapının önünde bekle. Beraber gidelim." Poyraz, dört parmağını birleştirip alnına götürdü."Emredersiniz komutanım!" Poyraz dışarı çıktı. Aslı ise gizlice evden süzülüp yanına geldi. Tatlı tatlı gülümsedi. "sık gelir misin Erhan amcanın yanına?" Bu gülümsemeye karşı koyamayan Poyraz, gülerek cevap verdi: "Evet, tabii ki! Komutanım benim. Sürekli gelirim!" Son cümleyi şakacı bir tonla söylemişti. Ardından elini uzattı: "O halde..." elini uzattı Aslı."Şimdiden tanışalım. Aslı ben!"Poyraz gülümseyerek karşılık verdi. "Ben de Poyraz!"Elini sıktı Aslı'nın.Birbirlerine baktılar. Birbirlerini bir yapboz gibi tamamlamışlardı. Bir elmanın iki yarısı derler ya... İşte öylelerdi. Ellerini ayırdıklarında sanki yere bir kıvılcım düştü. Bu kıvılcım, onların küllerinden doğacak aşklarının; harmanlanan ateşten sıçrayan ilk kıvılcımdı..

. BÖLÜM SONU .

.

.

Yazardan Not!

☆★

Aslında daha da uzatmak istedim ama olmadı:D Yazacak kısım yok çünkü:(( Neysee 3. bölüm daha güzelll çünkü artık başrol kızımız Arya anlatmaya başlayacak;) Yeni bölüm için net bir tarih veremiyorum ne yazıkki. Aslında 3 ve 4. Bölüm hazır bir biçimde düzenlemesini dahi yaptım. Ama deftere yazılı😭

Ve defterden dijitale geçirmek inanınki çok zor. Hemde tablet ile cebelleşiyorum çünkü bilgisayarım bozuldu!! 😭😭

İyi okumalarr 🙏🏻

Bölüm kelime sayısı: 1591 kelime💕

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.