Hayatı boyunca görülmeyenlere.
Sessizce odadan çıkanlara, sesi bastırılanlara.
Gözleri dolsa da ağlayamayanlara, içinden bağıran ama sesi duyulmayanlara.
Evde varlığı sayılmayanlara. Yemek masasındaki sandalyesi hep fazla görülenlere.
Hayalleri ‘fazla’ bulunanlara.
Gösterdiği her duygunun yanlış anlaşıldığı, her isteğinin âhlaka aykırı sayıldığı kızlara.
Bu hikâye, iyi biri olamadıkları için değil,
olmaya hiç fırsat bulamadıkları için karanlıkta kalanların hikâyesi.
Bazı insanlar canavar doğmaz.
Ama kimse sormaz:
“Ne zaman gördüler seni?”
