İçeriğe geç

KIYAMETİN AY ÇOCUĞU

Bölüm 1 · 6 dk okuma

KIYAMETİN AY ÇOCUĞU

Bölüm 1

Bu ülkede kıyametin yaşanan bir olay doğrultusunda yaşayacağına inanılır. Kıyamet, ülkenin ayrıldığı iki grubun birbirine düşman olmasıyla başlayacağı düşünülür.

Yine bir gün okulda başladı olay. Yapılan derecelendirmeyi normaller kazanınca olaylar kızıştı. Büyücüler her zaman kendini üstün konumda görmek istiyorlardı. İşler umdukları gibi gitmemişti.

Hiçbir zaman eşit konumda olmadılar. Tabii bu sadece okul içindi. Okulun dışında olanlar da bu iki kavram evet vardı ama normal bir şekilde hepsi birbirlerine eşit bakarlardı. Fakat okul işleri farklı tarafa çekti.

Büyücüler normallere zorbalık yapıyordu. Günler geçti bu zorbalık devam etti. Aslında bu ülkede böyle şeyler yapılamaz, ağza bile alınmazdı.

Tam o an da koridorun ortasından biri geçti. Simsiyah giyinmiş bu çocuk müdürün odasına gidiyordu. Odaya girdiği

gibi kapıyı hızla kapattı.

Müdür hiç bir zaman tarafı olmadığını söylese de tarafı belliydi. PARA!

Çocuk müdüre yüklü miktarda para vermiş, normaller sınıfına bir hız girmişti.

Zorbalık devam etti. Bu bayağı sürdü.

Yeni derecelendirmeye son bir hafta kala tehditler hava da uçuşuyordu. Çocuk ise sadece izlemekle kalıp, aynı zaman da tehdit alıyordu.

-Hey! Baksana. Aaa normal ya utanıyor.

-İsmin ne?

-İsmi ne bu çocuğun!

-Axel. İsmim Axel.

-Anlamı ne? Zorbalık gören demek mi?

...

Derece günü geldi çattı. Axel yatakhaneden koşar adımlarla bir hışım büyücüler sınıfına girdi. Sıraları atıyor, bağırıyor, insanların üzerine yürüyordu. Kimsenin ondan beklemediği yüzü ortaya çıkmıştı. Fakat hayır, saldırgan yüzü değildi bu. Barışçıl yüzüydü.

Axel'in arkasından yine normaller sınıfında olan ve simsiyah giyinmiş kıvırcık saçlı bir kız geldi. Axel demin ne yaptıysa aynısını yapmaya başladı.

Axel ile kardeş gibi görünüyorlardı. İkiside simsiyah giyinmişti ve ikisinin de kıvırcık saçları vardı.

Müdür bir anonsla herkesi okul salonuna çağırdı. Bu dereceyi açıklamak içindi. Koridorlarda asla öğretmen yürümezdi. Bu yüzden her zaman anons yapılır, kavga gibi durumlarda çocuklar kavgayı kendi bitirirlerdi.

Herkes salonda beklerken müdür konuşmak için kürsüye çıktı. Eline mikrofonu aldı ve konuşmaya başladı.

-Derece artık yok. Şimdi sınıflarınıza.

Sınıfta herkes Axel ile Gwen'in yanına geliyorlardı. Kızın ismi Gwen'di. Herkes "Nasıl cesaret ettiniz?" soruları hava da uçuşuyordu.

Büyücüler sınıfında bir kız normaller sınıfına girdi.

-Demek sen ha? Yalancının tekisin sen. Axel'miş. Ha birde normalmiş!

Sınıf başkanı hızlıca atıldı.

-Tabi normal. Yoksa nasıl gelecek bu sınıfa? Kafanızı çalıştırın.

O akşam her ne olduysa oldu. Çocuklar yatakhanelerine gitti. İki kişi hariç. Axel ve Gwen sınıfta oturmuş öylece duruyorlardı.

AXEL

-Neden peşimden geldin?

GWEN

-Birinin yapması gerekiyordu.

-Ben yaptım işte. Sana ne gerek vardı?

-Cesaretlendim. Neden bu kadar takıldın?

Ve sessizlik. Güneş bulutların arasından ortaya çıkarken, masmavi gökyüzünün ışığı yüzlerine vuruyordu. İkisininde değişik duygular içinde olduğu belliydi.

Gwen sessizce otururken, Axel tam gidiyordu ki.

Gwen;

-Kalsana. Ben her gece buradayım. Bir şey olmuyor.

-Her gece mi?

-Noldu?

-Uyumuyor musun?

-Uyuyamıyorum.

-Neden?

-Düşünüyorum.

-Neyi?

-Birini. Ayrıca çok soru sormadın mı?

-Kalıyorum o zaman. Belki uyuyabilirsin.

-Sanmam ama tesekkürler.

-Rica ederim.

Gwen cam kenarında ki sırada, Axel ise onun yanındaki sırada oturuyordu. O ki Gwen yavaş yavaş uykuya dalıyordu bile.

Güvensizlikten uyuyamıyordu normalde. En büyük sorunuydu. Yatakhaneden nefret ediyordu. Çünkü önceden orada zorbalık görmüştü. Uyuyamıyordu. Zorbalık uyurken yapılmıştı.

GWEN

-Uyudun mu?

AXEL

-Hayır. Seni bekliyorum.

GWEN

-Teşekkür ederim tekrar. İstersen gidebilirsin.

AXEL

-Uykun mu geldi.

GWEN

-Evet.

AXEL

-Üzgünüm ama gitmeyeceğim. Artık her gece buradayım. Çok güzel bir gökyüzü var.

GWEN

-Normalde hiç böyle olmaz. Senin şansına.

AXEL

-Gerçekten mi?

GWEN

-Evet. Ayrıca bugün dolunay var. Ne güzel. Demek ki çocuk mutlu.

AXEL

-Ne çocuğu?

GWEN

-Ay Çocuğu. Bir efsane vardır ya bilirsin.

AXEL

-Aa öyle mi?..

Gwen uykuya dalmıştı bile. Axel'da böyle olucan Gwen'in yanına oturmuş beraber aynı sırada uyuya kalmışlardı.

2-3 saat öyle geçti. Koridordan yürüme sesleri geliyordu. Gwen uyandı. Seslere bakmak istedi ama yanındaki Axel'dan dolayı geçemiyordu. Axel'i uyandırdı. Koridordan seslerin geldiğini söyledi.

Merakla koridora baktılar. Normaller sınıfı bedenlerini başka biri kontrol ediyormuş gibi geliyorlardı.

GWEN

-Hey! Ne yapıyorsunuz burada? Ne işiniz var?

AXEL

-Gwen uzaklaş. Kendilerinde değiller. Hatta kaç!

Lavaboya doğru koştular. Kapının altından onları izliyorlardı. Sınıf koridorda yürürken aralarıdan biri çıktı duvara kafa atmaya başladı. Bunu yapınca diğerleri de onu izleyip aynısını yaptılar. Duvarda bir yazı belirdi o an da.

Yazan yazı ışığın çok olmamasından dolayı görünmüyordu. Sadece A ve Ç harfleri belirgindi.

Bir noktadan sonra tüm sınıf bayılıp kaldı.

Gwen bir koşu kapıyı açtı. Hepsinin üzerinden geçip öğretmenlerin olduğu odaya girdi. Hepsinin baygın olduğunu söyledi. Bunlar yaşanırken Axel lavaboda duruyordu. Zaten yüklü bir para ödemişti. Bir belanın bile içine karışırsa muhtemelen okuldan atılırdı.

Öğretmenler gelip hepsine baktılar. Daha sonra hastaneye kaldırılmaları için yetkili bir araç getirildi okula. Hepsi hastaneye kaldırıldı.

Sabah sınıfta sadece iki kişi vardı. Bu yüzden büyü sınıfına Gwen ve Axel'da katıldı. İşledikleri ders 'Ay çocuğu' idi.

-Evet çocuklar. Ay çocuğu efsanesini hepimiz biliyoruz. Bugün de biraz bundan bahsedeceğim. Ay çocuğu ülkemizi kıyametten kurtaracak kişi olarak bilinir. Ülkemizde önemli bir yeri vardır. En çok heykeli bulunan ülke bizim ülkemizdir. Eğer bir gün kıyamet gelirse, ay çocuğu sevdiği kıza seni seviyorum demeli ki kıyametten kurtulalım. Şimdi bununla alakalı aklınızda ki soruları sorabilirsiniz.

Gwen ilk soruyu sordu:

-Peki yanlış kişiye seni seviyorum derse.

- Kıyamet durmaz.

Sınıfa yeni bir öğretmen geldi ve Alex ile Gwen'in Sınıflarına geçebileceklerini söyledi.

Diğerleri de sınıftaydı bu defa. Hastane de durmaları çok kısa sürmüştü.

Öğretmen birazdan geleceğini söyledi ve sınıftan çıktı. Herkes öğretmeni beklerken bir an da hızla sarsılmaya başladılar. Deprem çok uzun sürüyordu ve çok şiddetliydi. Hava bozmaya başlamıştı.

Demin ki masmavi havanın yerine kırmızı bir hava gelmişti. Ay ve güneş yok olmuş ortalıkta sadece gökyüzü vardı.

Axel korkuyla Gwen'e baktı fakat Gwen sırasına kafasını koymuş duruyordu. Axel anlam veremedi.

Anonslar birbir duyuluyordu. Okuldan çıkma emirleri veriliyordu. Herkes sınıftan çıkmıştı ama Gwen hala aynı pozisyonda duruyordu. Bina yıkılacaktı. Axel dayanamayıp Gwen'i aldı. Binadan çıktılar.

Binalar gözlerinin önünde yıkılıyordu. Sınıflarından kimse ortalıkta görünmüyordu. Büyücüler sınıfından da öyle.

Son gelmişti artık. Herkes farkındaydı. Gözler sadece ay çocuğunu arıyordu.

-Axel neden? Neden orada bırakmadın beni?

-Neden bırakayım? Farkında mısın bilmiyorum. Son geldi.

-Farkındayım. Neden Farkında olmayayım. Ne güzel işte. Gidiyoruz. Ne zorbalık olacak ne bir şey. Sınıfa bile ne kadar sonra geldin. Neler olup bittiğini biliyor mu sanıyorsun kendini? Eskilerden hiç bir şey bilmiyorsun. Belki de bu ülkeye dair bildiğin hiç bir şey yok. Yoksa başka bir ülkeden mi geldin? Ne senin bizi bu kurtarma çabaların? Anlamıyorum. Ne var bunda? Sana karşı hislerimi mi kullanıyorsun? Neden sadece bana ilgi gösteriyorsun? Neden sınıfın içinde benimle konuşmuyorsun? Beni kullanmandan bıktım.

Tam o anda önlerinde duran okul binası yıkıldı. Küçük bir taşın üzerinde 'Ay Çocuğu' yazıyordu. Bu yazı normaller sınıfı duvara kafalarını vururken oluşmuş yazıya benziyordu. O gece ışıktan çok ayırt edilemiyordu ama A ve Ç harfleri açıkça belliydi o gün.

Yıkılan binalardan kaçabildikleri kadar kaçtılar. Uzaklaştılar. Ne ay çocuğu görünüyordu ne de başka bir şey.

-Artık koşmaktan yoruldum.

-Tamam. Gel şu heykelin yanına geçelim.

Axel durdu. Bir şey diyecek gibi bakıyordu Gwen'in gözlerine.

-Ne söyleyeceksin?

Axel susup kalmıştı.

Oradan bir amca geldi.

- Çocuklar. Ay çocuğu gibi duran birini gördünüz mü?

- Yok amca görmedik.

Anons duyuruldu.

-SEVGİLİ HALKIM. BEN BAŞKANINIZ. HER ŞEY İÇİN ÇOK TEŞEKÜRLER. TAHMİNEN SON DAKİKALARIN İÇERİSİNDEYİZ.

- Axel... Her şey için teşekkürler. Demin dediklerim için üzgünüm. Anlayışla karşıla beni.

-Gwen seni seviyorum!

...

Depremler bir an da durmuş, kırmızı gökyüzü eski rengine tekrar dönmüştü. Tüm Ay Çocuğu heykellerinin gözlerinden yaşlar akmaya başlamıştı.

Kimsenin hisleri karşılıksız kalmamış, aşıklar tekrar birlikte olabilmiş, sevenler tekrar gözlerinin içine bakabilmişti. Son gelmemiş, ay çocuğu doğru bir seçim yapmıştı.

-SON-

Bölüm sonu

2 yorum