Selllaaammm.. Girişi paylaştım ama pek tutmuyor galibaaaa. Yine de sabırla beklemek zorundayım gibi. Okuyun ulan.
🥲🥲🥲
-Bölüm 1- Yaratık-
Bedenim cok acıyordu.. Dizlerim, sırtım. Neden iyileşmiyordum? Kurtlar saniyesinde iyileşiyordu. Kurtlardan kurtulmanın tek yolu vampirlerle yaşamak olduğunu sanırdım.. fakat onlarından kurtlardan farklı bir yanı yok.
İnsan olduğumu ögrendiklerinde kanımı emmek istediler, ve onlardan kaçmak icin kurtların ormanına girdim.. Canımı kurtarmak icin daha tehlikeli bir yola atılmak ne kadar doğruydu. Fakat en azından kurtların ormanında ölmezdim.. umarım.
Bedenimdeki cizikler iyileşmiyordu, daha dönüşemediğim icin mi iyileşmiyorlar. İki genç kurt konuşurken duymuştum, 19 yaşından önce kurtlar dönüşemiyormuş ve ben 18 yaşındayım.
Dallara tutunarak yavaşca ilerlemiştim nereye gittiğimi bilmeden,gözlerim hep etrafı tararken kulaklarımı gelen tüm seslere odaklamıştım, tabi ikisi zor oluyordu.
Güneş yavaş yavaş doğduğundan etraf pek aydınlık değildi -Geceden beri o vampirlerden kacıyordum-, Ayrıca sık ağaçlarda etrafın aydınlanmasına izin vermiyordu.
Bir ses vardı.. mırıltı sesi ve ısırma, sanki biri iştahla birşey yiyordu. Ağacların arkasından yavaşca sese doğru adımladım.
O yaratık.. o bir yaratık. Kanlı elleriyle birşey yiyor. Bir geyik. Cıkardığı mırıltılara bakılırsa gayet iştahlı, muhtamelen bir mutasyonlu. Daha önce hic böyle bir kurt görmedim. Kurda benziyor, kurt gibi görünüyor fakat o arka iki ayağının üstünde durabiliyor. Tıpkı bir insan gibi.

(Gözleri mavi)
Arkamdan hızla geçen birşeyle korkuyla bağırmıştım ve hızla kendi ağzıma avcumı bastırmıştım. Sikeyim. Duydu mu?
hızla yaratığa döndüğümde göz göze gelmiştik, daha fazla ona bakmadan koşmaya başlamıştım. Kısa süre sonra arkamda duyduğum adım seslerinin ardından gözyaşlarımı durduramadan koşmaya devam etmiştim.. Beni de öyle iştahla yiyecek miydi.. Mutasyonlular insanlara zarar vermezdi hani!
Hafifce başımı cevirip arkaya baktığımda 6 kurdun bana koştuğunu görmüştüm. Siktir bu mutasyonlu değildi!
Hızla önüme döndüğümdeyse önümdeki mutasyonlu yaratıkla kendimi durduramamıştım ve resmen yemeği olarak kucağına geliyordum.
Ama o beni yemedi fırlattı!
Bedenimden beni tutup arkasına fırlattığında, yaratık kurtlara doğru kükreyerek atıldı. Göletin icine sertce düştüğümde tüm bedenim sızlamaya başlamıştı. Kendimi hızla suyun dibine gömmüş taşlardan tutunuyordum. Daha önce kurtlardan kaçmak icin sürekli suyun dibinde kaldığım icin nefesimi yeterince uzun tutabiliyordum.
Kısa süre sonra zorlanmaya başlamıştım ve birden suya birşey atılmıştı, büyük birşey. O mutasyonlu. vücüdündaki kanlar suya karışırken kurtlardan biri konuştu.
"Düz ilerleyin! Bakalım sikilmeden ne kadar kacbilecek küçük fahişe." (Oroospo cocugu bekle sen)
Kurtlar adımlamaya başladığında tekrar yavaşca suya daldım. Hafifce tekrar cıktığımda önce etrafa baktım, hepsi gitmişti. Hızla batan mutasyonluyu almak icin suya daldım..
Sonucta bana yardım etmişti..
Sikeyim ona ne yapmalıyım, kalp masajı.. evet kalp masajı. Koca kalbine yeterli gücü sağlamak icin karnına oturmuştum ve ellerimi tam birleştirip kalbine koyacakken hırlayarak hızla elimi tutmuştu ve beni iteklemeye çalışıyordu, hızla üzerinden kalkmıştım.
Öksürmeye başladığında korkunc kafasını yavaşca yana yatırdım, gözlerim bedenine kaydı.. inanamıyorum, çok yarası vardı. Her yerinde derin pence izleri vardı ve iyileşemiyordu. "Mutasyonlularda mı iyileşemiyor?" diye mırıldandım kendi kendime. Hemen ardımızdaki ağaca yaslanıp oturdum ve istemsizce akan gözyaşlarımı sildim.Aklımdan türlüce cümleler geçiyordu.
"Nereye kadar kaçacağım?"
Ölecek miyim?
"Annem gibi.. Kurtların yatağında mı öleceğim..?"
Yoksa vampirlere yemek mi olacağım..
Kimseye güvenmeden nereye kadar yaşayacağım..?
Beni savunmasına, korumasına rağmen sattığım kişiler hakkımda ne düşünüyor.. Mutasyonluyu da bırakıp gitmeli miyim? Yoksa beni kurtaran toplumdan dışlanan o mutasyonluya yardım mı etmeliyim..?
"Bu dünyaya çocuk doğurmak istemiyorum..özgürce yaşamak istiyorum ben."
Dizlerimi kendime cekip, anlımı dizime yaslamıştım başım ağrıyor..
Mutasyonlunun inlemeleriyle hızla başımı kaldırdığımda yanıma gelmeye çalıştığını gördüm. Yavaşca gelip kendini yanıma atmıştı ve derince nefes almaya çalışıyordu.
Uzun sivri pencelerini ters çevirerek yanağımdaki gözyaşımı silmek icin uzattığında hızla geri çekildim.. ne olacağı belli olmazdı sonuçt..Siktir ne yapıyorum ya, bana yardım eden ve toplumdan dışlanan birini mi geri çevirmiştim ben! kafamı sikeyim.
Hızla tekrar yanına oturdum.
"Üzgünüm.." dizlerimi kendime cektim ve başımı ağaca yasladım. "... sadece..." gözyaşlarımı tutamadım, bıkmıştım artık. "Kimseye güvenmeden yaşamak zorundayım." Hızla kalkıp gölette yüzümü yıkamıştım. Yaratığa döndüğümde inlediğini gördüm, mutlaka bir evi vardı.. götürmeliydim. En azından iyi olduğunu görene dek.
"Nerde kalıyorsun? söyle gitmene yardım edeyim."
...
Birbirimize nasıl güvendik bilmiyorum, ama o koca bedenini taşımaktan sırtım ağrıyor. Kolunu omzuma attı ve yavaş adımlarla bana yolu göstererek ilerledik. Tek başına ilerlemesinin imkanı yoktu, gerçekten yaraları o kadar derinki kemiğini gördüm.
Büyük ağacların icinde bir ev gördüğümde ona döndüm. "Burası mı?" Başını onaylarca salladığında en azından bahcesine kadar bırakmalıyım diyerek onunla ilerledim. Sikeyim çok ağırsın!
Bahce kapısına yaklaştığımda birden evin kapısı acıldı ve icerden 3 adamın cıkmasıyla kaçmak icin yeltenecektim ki durdum.Benim yüzümden bu kadar acı çeken adamı öylece bırakamazdım.. Adam demişken erkektir herhalde, bu kadar büyük kadın bir mutasyonlu var mıdır ki?
Yavaşca onu yere bıraktığımda acıyla inlemişti. Az uz cıkan pencelerimi cıkarıp hızla karşımız gelen üc adama hırlamıştım.. Artık 19 yaşına girebilir miyim! kedi gibi hırlamaktan bıktım.
Adamların ücü de anlamsızca bana bakıyordu, biri pencelerini cıkarıp bana doğru adımladığında korkuyla hafifce geri adım attım.
"Yaklaşma!" dedim tüm cesaretimi toplayarak. Öleceksemde beni koruyan bir yaratık uğruna öleyim bari.
Arkadaki adamlardan biri bana yaklaşanı durdurdu. "Gerzek ne yapıyorsun?"
"Aresi kurtarıyorum." dedi öndeki arkadakine nasıl kurtulacağım bunlardan. Arkadaki adam öndekini geriye itip bana yaklaştı.
"Arkandaki adam arkadaşımız, bırak yardım edelim."
Yaratığın hırlamasıyla ona dönmüştüm, başını onaylarca salladığında onu almaları icin geri cekilmiştim. Öndeki ikisi onu kaldırırken mutasyonlu hafifce hırlamış ve inliyordu.
"Nazik olamaz mısınız?!" İkisi de sinirle bana bakıp ilerlemişlerdi.
"Abi az kaldı cıldırıcam.." dedi yaratığı tutanların biri.
Mutasyonlu konuşan adamın omzundaki pencelerini yavaşca adamın omzuna batırdı. "Ahh! Bırakıcam ha!" söylenerek eve girdiklerinde bende arkalarından gitmiştim. Arkamdan gelen ve sadece gözlemleyen adam hızla yanıma gelip beni durdurmuştu.
"Sen nereye?"
"Kurtadam değil misiniz.. Ne yapacağınız belli olmaz."
Yanından geçip hızla iceriye girdiğimde arkamdan birşeyler mırıldandı ama önemsemeden iceriye girdim.
"Sanki arkasından koştuğun kişi kurtadam değil."
-Son-
Naber napıyosunuz!