İçeriğe geç

Kısa Öyküler

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kısa Öyküler

Bölüm 1

ÜÇ OTUZ ÜÇ

Kara bulutların, dolunayın o görkemli halini bile gizlediği kasvetli bir gece idi. Karanlık ve ıssız sokakta, bir ritim tutturmuşçasına stabil olarak atılan adım sesleri yankılanıyordu sadece. Bütün evren anlaşıp sessizlik yemini etmiş gibiydi. Kendi adım seslerinden başka bir ses duymamıştı bir süredir. Biraz da bu yüzden ıssız sokaklardan gitmiyor muydu zaten?

Sakince sol elini, tek cepli kapüşonlu kazağının cebinden çıkartıp saate baktı. Gece 03.33 idi. Şeytanın saati, diye fısıldadı sakince. Sonrasında da yüzündeki şeytani gülüşle sonunda gelebildiği uçurum kenarına oturdu ve ayaklarını aşağı sarkıttı. Kapüşonunu iyice kafasına çekip saçlarını kulağının arkasına aldı ve beklemeye başladı kadın. Arkasından yavaşça yaklaşan adım seslerini son anda duymuştu ama nafile. Bir anda burnunda beliren keskin kokuya karşı debelense de saniyeler içinde karanlığa teslim oldu.

Bir anda gözlerini açtı kadın. Yani başındaki saate baktı. Gece 03.33. Yine aynısı olmuştu. Farklı rüya, aynı saat. Abajurun ışığını açtı. Su içmek için şişesine uzandı anca şişe boştu. Ofladı. Yataktan kalkıp mutfağa geçti. Işığı açtı. Şişeyi musluğun altına koydu. Musluğu açtı. Bir anda arkasından bir şeyin geçtiğini hissetti. İrkildi ve aniden arkasını dönüp baktı. Hiçbir şey yoktu.

Taşan suyun sesiyle musluğa döndü. Musluğu kapattı. Şişeyi aldı. Yatak odasına dönerken sağ camda bir şey gördü. Korkuyla dönüp baktı. Sadece ağaç dalları... Gevşemeye çalıştı. Bacaklarına sürtünen kendisiyle irkildi. Kedi miyavladı. Maması bitmişti. Ona mama koydu. Arkasını döndü. Kara kanatlı kara bir silüet... Çığlık atmaya çalıştı. Atamadı. Uyandı. Saate baktı. Gece 03.33.

Uyandı, kendine gelmeye çalıştı. Kafasını sağa sola salladı. Alnını ovuşturdu. Yanında yatan biri olduğunu fark etti. Battaniye başından yukarıya çekilmişti. Kadın yalnız yaşıyordu. Fark etti. Bunların hepsi bir rüya, diye bağırdı. Tekrar karanlık.

Koku... Hastane kokusu alıyordu. Gözlerini açamıyordu. Yapışmış gibiydiler. Çok seri bir şekilde tekrarlayan ‘bip’ sesini duydu. Bağırışmalar vardı. Odaya birileri girip çıkıyordu. Anlayamadı.

O sırada gözyaşları içinde yoğun bakım bölümündeki hastalarını bekliyordu yakınları bir umut. Onlarda ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Komadaki hastalarının uyanmasını bekliyorlardı, kötüleşmesini değil.

Bir anda tekrarlayan ‘bip’ sesi upuzun bir ‘bip’ sesine dönüştü. Kadın hala anlamamıştı ama yakınları telef olmuştu. Hepsi feryat figan ağlıyordu. Doktorlar çok uğraştı onu hayata döndürmek için ama nafile. O sinir bozucu ‘bip’ sesi düzelmedi. Kadının son duyduğu şey şuydu; “Ölüm saati: gece 03.33.” Sonra? Sonrası sonsuz bir ka

ranlık.

Bölüm sonu

1 yorum