Çiftlik evinin arkasındaki ahır, yaz akşamının nemli sıcağında ağır bir saman ve hayvan kokusuyla doluydu. Güneş batmıştı, ama gökyüzü hâlâ kızıl bir çizgiyle aydınlanıyordu. 19 yaşındaki üvey ikiz kardeşler, Ekin ve Bora, kapıyı arkalarından kapattıklarında içerideki loş ışık sadece birkaç gaz lambasının titrek alevinden geliyordu. İnekler saman yığınlarının arasında huzursuzca kıpırdanıyor, ara sıra düşük sesle böğürüyordu.İkisi de aynı boyda, aynı yapıda, aynı kestane saçlı ve ela gözlüydü – anneleri farklı olsa da babaları aynıydı ve bu benzerlik onları birbirine daha da yakın kılıyordu. Ekin’in tişörtü terden yapışmıştı, Bora’nın kotunun önü çoktan kabarmıştı. Ahırın ortasındaki saman yığınlarının üstüne çöktüler. Ekin önce Bora’nın boynuna eğildi, kokusunu içine çekti – saman, ter ve birbirine karışmış erkek kokusu. Bora’nın eli Ekin’in sırtına indi, tişörtünü yukarı sıyırdı, parmakları omurgasında gezindi.“Burası… tehlikeli,” diye fısıldadı Bora, ama sesi titriyordu. Ekin güldü, dudaklarını Bora’nın kulağına değdirdi. “O yüzden güzel.”Ekin Bora’nın tişörtünü tamamen çıkardı. Bora’nın göğsü pürüzsüz, hafif kaslıydı; meme uçları sertleşmişti. Ekin eğildi, birini ağzına aldı, emdi, dişleriyle hafifçe çekti. Bora inledi, eli Ekin’in saçlarına daldı. “Devam et… lütfen…”Bora Ekin’in kotunun fermuarını indirdi. Boxer’ın üzerinden siki sertleşmiş, kalın ve damarlıydı. Bora elini içine soktu, kavradı, yavaşça sıvazladı. Ekin’in nefesi kesildi, kalçaları öne kalktı. Bora boxer’ı indirdi, sikini ağzına aldı – yavaş, derin. Dili ucunda daireler çizdi, boğazına kadar aldı. Ekin’in inlemeleri ahırı doldurdu, inekler huzursuzca kıpırdandı.Ekin Bora’yı sırtüstü saman yığınlarına yatırdı. Bora’nın kotunu indirdi, boxer’ını sıyırdı. Bora’nın siki daha kalın, ucu ıslaktı. Ekin eğildi, dilini ucuna değdirdi, tadını aldı – tuzlu, sıcak. Ağzına aldı, emdi, yaladı. Bora’nın kalçaları kalktı, “Ekin… siktir… devam…”Ekin parmaklarını tükürükle ıslattı, Bora’nın deliğine soktu – bir parmak, sonra iki. Bora’nın prostatını buldu, ovuşturdu. Bora’nın siki zonkladı, “Geliyorum…” Ekin durmadı, Bora boşaldı – sıcak döller Ekin’in boğazına aktı, bir kısmı dudaklarından sızdı.Ama durmadılar. Ekin Bora’yı dört ayak üstüne getirdi. Saman yığınlarının üstünde, ineklerin kokusu ve sıcaklığı arasında. Ekin lubrikant şişesini aldı – ahırda her zaman bir şişe olurdu, hayvan bakımı için. Parmağını ıslattı, Bora’nın deliğine soktu, hazırladı. Bora inledi, “Yavaş… ama derin…”Ekin sikini dayadı, yavaşça girdi – santim santim. Bora’nın içi sıcaktı, dar. Ekin tamamen içindeyken durdu, Bora’nın sırtını okşadı. Sonra ritim tuttu; yavaş, derin vuruşlar. Bora’nın inlemeleri yükseldi, kalçaları geriye kalktı. Ekin hızlandı, bir eli Bora’nın sikini sıvazladı. “Gel benimle,” diye fısıldadı. Bora boşaldı – dölleri samana sıçradı. Ekin derinlere boşaldı, sıcaklığını içine doldurdu.Pozisyon değiştirdiler. Bora Ekin’i sırtüstü yatırdı, bacaklarını omzuna aldı. Sikini Ekin’in deliğine dayadı, yavaşça girdi. Ekin inledi, “Derin… siktir…” Bora ritmik vurdu, her girişte Ekin’in prostatını vuruyordu. Ekin’in siki zonkluyordu, Bora eliyle sıvazladı. İkisi de boşaldı – Ekin Bora’nın göğsüne, Bora Ekin’in içine.Ama hâlâ bitmemişti. Saman yığınlarının üstünde yan yattılar, kaşık pozisyonu. Bora arkadan girdi, yavaş, derin. Bir eli Ekin’in sikini okşuyor, diğer eli meme uçlarını çimdikliyordu. İneklerin böğürmesi inlemelerine karışıyordu. Üçüncü orgazmlar geldi – sessiz, uzun, derin.Sabahın ilk ışıkları ahıra sızdığında ikisi hâlâ samanların üstünde, birbirine sarılmış haldeydi. Ter, döller, saman kokusu bedenlerine yapışmıştı. Ekin Bora’nın kulağına fısıldadı: “Yine yapalım mı?”Bora güldü, “Her gün.”Ahır kapısı dışarıdan açıldı – babalarının sesi duyuldu. İkisi hızla toparlandı, ama gülümsemeleri yüzlerinden gitmiyordu. Bu sır, bu tutku, onların arasında kalacaktı.
Bölüm 6
Ahır
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.