sabah olmuştu uyandığında üzerimden yük kalkmış gibi hissediyorum annemin için anlattıkları aklımda dönüp dönüp duruyordu ve o adama ne olduğunu çok merak etmiştim aslında anneme soracaktım ama daha fazla bu konu hakkında onun kafasında kırıştırmak istemediğin için sormamayı tercih ettim. ben tavana bakmış yatağında bunu düşünürken kapım çaldı ve annem odaya girdi hanımdan öptü ve hemen kalkıp yüzümün yıkamamı ve kahvaltıya gelmemi söyledi. tamam kalktım yatağımı düzelttim yüzümü yıkadım ve aşağıya indim çok güzeldi sosis kokuyordu büyülenmiş gibiydim sosise bayılırım. kahvaltımızı ettikten sonra ortalıkta bir şeyin eksik olduğunu düşündüm ama ne olduğunu anlayamadım sanki etrafınızda bir şey eksikti dün geceden beri görmüyordum ne oldu sonradan aklıma geldi köpeğimiz köpeğimiz kayıp dün geceden beri onu görmüyorum annemlerle konuşup hemen yaptığımız için onu kontrol etmeye gitmedik unutmuştuk anneme seslendim; anne huysuz nerede? annem nerede olduğunu bilmediğinin dün gece konuştuğumuzdan beri onu kontrol etmediğimizi ve onu görmediğini söyledi hepimiz birini ayaklandık huysuz nereye kaybolmuştu acaba başına bir iş mi gelmişti çok korkmaya başlamıştım babam normalde işine gidecekti ama huysuzun kaybolduğunu duyunca eve bir yoklamaya karar verdik biraz daha işine geç gidebileceğini söyledi annem babama sen üst kata bak ben alt kata kızım sen de dışarıya bak dedi. hemen dışarıya çıktım evin bahçesi aşırı büyüktü ve ormanlık bir alanda olduğumuz için tam olarak nereye gidip gidebileceğini bilmiyordum açıkçası onun peşinden gidebileceğim yerler sınırlıydı eğer ormanın içine girersem buraları çok bilmediğim için kaybolabileceğimden korkuyordum ama aklıma onu belki yemekte çağırmayı deneyebileceğim geldi eğer çok uzakta değilse bunu duyup gelirdi içeriye gittim. annem onu bulamadığını içerde olmadığını söyledi ben de dışarıda onu bulmak için onu yemekle çağırmayı deneyeceğimi söyledim annem bunun akıllıca bir fikir olabileceğini söyledi ona çok güzel bir tabak hazırladık eğer yakındaysa mutlaka dayanamayıp kokusunu alıp gelecekti emindik. gittim çok güzel bir tabak hazırladıktan sonra bunu kapının önüne koydum ve biraz bağırmaya başladım huysuz!! huysuz neredesin?? sanırım bu iş böyle olmayacaktı hala gelmiyordu büyük ihtimalle uzaktaydı babam endişelenmemizimiz gerektiğini mutlaka ormanın içinde dolaştığını en kötü akşama doğru eve tekrar geleceğini söyledi ve işe gitmesi gerektiği için evden çıktı ama annemle benim ikimizin de içinde kötü bir his vardı anneme baktım ve annem bana dedi ki ben buraları küçüklükten dolayı biraz hatırlıyorum köpeğin mamasını eline al ve onu ormanın içinde aramaya gideceğiz ama ilk önce babanın gitmesini bekleyelim eğer bizim ormana girdiğimizi görürse büyük ihtimalle bizim girmemize izin vermez o gittikten sonra girelim. 5-10 dakika sonra babam arabasına bindi ve gözlerden kaybolduğu zaman ben huysuzun mama kabını elime aldım ve ormanın içinde bunun kokusuyla aynı zamanda bizim bağırmalarımızı duyup yanımıza gelmesinin umuduyla annemle birlikte ormanda gezmeye başladık sanki hiç bulanmamış saçma sapan bir sürü dal vardı ve her adımıma attığımda bacağıma bir sürü şeyler batıyordu dallar bacaklarımı kesiyordu ısırgan otu gibi çok değişik otlar vardı ve bacaklarıma değdikçe hem kanıyordu hem de kızarıp şişiyordu. canım çok acıyordu. yaklaşık bir ya da bir buçuk saat boyunca huysuzu aradık ama ne sesimizi duydu ne de yemeğe geldi evin etrafında 15 tur falan attık ama onu göremedik en son annemin bakmak istediği bir yer daha olduğunu söyledi uzaklarda eskiden o kapılarını çalan adamın olduğu ev yani hala yaşıyor mu bilmiyordu ama en azından o taraflara bir uğraması gerektiğini düşündü son kez aslında oraya bakıp gidecekken inleme sesi duyduk neden geliyorsa çok değişik bir ses ya aşırı acı çekiyormuş gibi sesi geliyordu, annem de ben de o an aklımızdan aynı şeyi geçirdik sanırım .ikimizde aşırı korkmuştuk ama ya bu huysuzun sesiyse ona yardım etmemiz gerekliydi biz birbirimizle bakışırken birden daha çok ses gelmeye başladı hemen koltuk o tarafa doğru bacaklarım o kadar kötü olmuştuki acıdan yürüyemiyordum annem sen otur ben devam edicem bakıp gelicem dedi bence ağacın altındaki büyük bi boşluk vardı oraya oturdum ve sırtımı ağaca yasladım annem gitti bende o sırada bacaklarımdaki otları ve batan kıymıkları çıkartıyordum aradan bi 10 dakka geçti annem geri geldiğinde yüzünde garip bi surat vardı nolduğunu sorduğumda sanırım domuzlardı dedi yerde domuz görmüş.hem. rahatlamıştık hemde korkmuştuk biz eve gelene kadar 2-3 saat geçmişti saat öğlen 3 olmuştu eve elimiz boş dönmüştük ama babamın dediği gibi olabilir diye içimde hala umut vardı belki huysuz akşama donucekti kim bilir ...... eve geçtikden sonra annem özenle bacapımı temizledi duş aldık sonra ufak telef çizikler için pansuman yaptıkdan sonra annem akşam yemeği için şehre ineceğini söyledi 1 saate evde olucağını kapıyı kimseye açmamamı ve dışarı çıkmamamı tembihledikten sonra gitti. bende resim çizmeyi denemek istedim. kafam dağılırdı hem öyle düşünmüştüm , resim kağıtları dolabın üstündeydi aşşağı indim tabure aldım onu yukarı çıkardım sonra ayağımın altına koyup yukarı baktım kağıtlarım orda yoktu ama emindim oraya koymuştum, tabureyi koyduktan sonra odama göz atmaya karar verdim belki kağıtları annem kaldırmıştır diye aradım ama bulamadım, annemi arayıp sormaya karar verdim sonra aradım ama annemin telefonu evdeydi ahh lanet olsun be ! bi insan nasıl telefonunu almaz çıldırıcam. aşşağıya bakmaya karar verdim fazla eşyaları bodrum katına koymuş olabilirdi . asansöre baktım ama hala korkutucuydu yürüyerek inmeyi tercih ettim indim ama kapısı kitliydi,tekrar yukarı çıktım anahtarlığın olduğu yerden Bodrum'un kapısından attığını bilmediğim için elime gelen her anahtarı aldım ve tekrar aşağı indim sonra elimdeki tüm anahtarları kapıda denemeye çalıştım üçüncü denediğim anahtar kapıya girdi. kapkaranlıktı ışığı nereden açıldığında bilmiyordum o yüzden telefonumun flaşını açtım ve önümde bir sürü eşya vardı eğer yürümeye çalışsaymışım büyük ihtimalle bir tanesine çarpıp ayağımı kırabilirmişim diye geçirdim içimden. aşağıya indim ve ışığı aramaya başladım ama çok korkutucuydu sanki arkamda biri varmış gibi hissediyorum ben orada ışığı ararken yukarıdan bir ses geldi huysuzun sesine benziyordu ama sanki ormandaki gibi değişik bir sesti dinliyor gibiydi ama inlemiyordu sanki beni çağırmaya çalışıyor gibiydi o sesi duyduğunda koşarak yukarı çıktım hemen camdan aşağıya baktım huysuz oradaydı bana sesleniyordu beni görünce kuyruğunu sallamaya başladı hemen yukarı çıktım ceketimi aldım ve aşağıya indim çok mutluydum. kapıyı açtım aşağıya indim ama huysuz dışarıda değildi nasıl yani? Rüya falan görmediğine eminim aşağıdaydım ses duydum pencereye baktım ve huysuz oradaydı 2 saniyede kaybolmuş olamaz mı değil mi? aşırı sinirlendim ve o an aklıma dışarıya koyduğumuz yemek kabı geldi hemen ona baktım kimse dokunmamıştı eğer huysuz buraya gelseydin Büyük ihtimalle bana seslenmeden önce o yemeği yemeye koyulurdu. çok garipti her şey çok gerçekçiydi anlamadım ama o sırada annemin arabasının sesini duydum annem beni görmüştü bana çok sinirli bir bakış attı gitmeden önce dışarıya çıkmam için beni uyarmıştı annem arabasını kenarına çekti ve elinde poşetlerle yanıma geldi sen dışarı çıkmamanı söylemiştim bu akşam cezalısın anneme döndüm ve ne cezası zaten burada olmak şu an ceza gibi daha nasıl ceza verebilirsin ki? annem sinirli bir şekilde bana bağırdı ve dedi ki sana dışarı çıkmam bana söylemiştim burası eski evimizdeki gibi güvenli bir yer değil herhangi biri veya herhangi bir hayvan gelip sana saldırabilir yanında biz yokken böyle dışarı çıkmamalısın bunu ne zaman anlayacaksın başına bir iş geldiğinde mi gördüğün gibi huysuz bile kayıp şu an nereye gittiğini bilmiyoruz dua et de babanın dediği gibi akşam eve gelsin. annem biraz ağır konuşmuştu sadece dışarıya çıkmıştım ayrıca durduk yere de çıkmamıştım ama bunu söylesem de bana inanmayacak büyük ihtimalle ben de ona söylemedim. annem içeri girdi ve yemek yapmaya başladı ben de odama çıkmıştım yaklaşık bir yarım saat sonra bir şeyi unutmuşum gibi düşündüm daha sonra annemin bana bağırma sesini duydum Aden Bodrum'un kapısı niye açık? evet annem bana bağırdığı zaman evet unuttuğum şeyin Bodrum'un kapısı olduğunu anladım aşağıya indim ve sen evde yokken resim yapmaya karar verdim dolabın üstüne koymuştum kağıtlarımı ama dolabın üstünde yoklardı sonra sana sormak için seni aradım ama sen telefonunu evde bırakmıştın daha sonra anahtarlıktan anahtarları alıp hepsini denedim kapıyı açtım aşağı indim ama bulamadım. annem bana daha sonra nasıl kapatmayı unutabilirsin ki ayrıca neden dışarı çıktın bana hala nedenini söylemedin dedi . ben de biraz kafamı eğerek aşağıdayken aslında Bodrum'un ışığını açmak için lambanın düğmesini arıyordum o sırada dışarıdan huysuzun sesi geldi hemen yukarıya çıktım o sırada kapı açık kalmış pencereden dışarıya baktım huysuz aşağıdaydı bana bakıyordu kuyruğunu sallıyordu yukarı çıktım ceketimi aldım hemen aşağı indim ama huysuz orada yoktu rüya gibiydi ne olduğunu anlamamıştım daha sonra gerçekten orada olup olmadığını kontrol etmek için bu size bıraktığımız yemek kabına baktım ama kimse ona dokunmamıştı kafam karıştı o sırada da sen geldin. annem ben bunları anlattığımda biraz korkulu bir şekilde bana baktı. anladım dedi. sen git ben sana kağıtlarını getiririm şimdi yemek yapacağım baban da zaten birazdan gelir. tamam dedim ve yukarı çıktım telefonumu elime aldım ve biraz bu durumu araştırmaya karar verdim. aslında telefonuma sürekli gerçek bir ses duymak hatta onu görmek ama dışarı çıktığımda onu bulamamak gibisinden saçma saçma şeyleri sürekli arattım arattım ama yaşadığım duruma bazen hiçbir şey bulamadım daha sonra bir arkadaşımı aradım ve ona olanları anlattım beni dikkatlice dinledi daha sonra büyük ihtimalle günün yorgunluğunu üstümden atamadığımı ve o yüzden böyle bir hayal görmüş olabileceğimi söyledi ben de ona bunun bir hayal olmadığını bunu yaşadığım zaman hiç yorgun olmadığımı kafam gayet yerinde olduğunu söyledim daha sonra konuşmamızı bitirdik o sırada annem odama girdi elinde resim kağıtları vardı. kağıtları yatağımın ucuna koydu. baban geldi hadi yemek yemeye in dedi. telefonu yatağın üstüne bıraktım ve aşağı indim yemek yerken babama bugün olanlardan bahsettim yani annemle ormana gittiğimizden değil de benim bugünki ses duymamdan babam da aynen arkadaşım gibi yorgun olduğum için bir şeyler duymuş olabileceğimi veya görmüş olabileceğini söyledi ama ben bunun böyle olmadığından emindim. ben sana yemek bitti anneme eşyaları toplamasın da yardım ettim tekrar odama çıktım ve yatağıma girdim saat geç olmuştu yorulmuştum kulaklıklarımı kulağıma taktım . pek fazla uykum yok gibiydi ama müzik dinlerken belki daha rahat uyurum diye düşündüm ayrıca yarın erken kalkmam gerekiyordu huysuzca aramak için o yüzden yatağıma uzandım ve müzik dinlemeye başladım. Daha sonra annemin çığlıklarıyla uyandım hafif uyumuş gibiydim annem aşağıda bağırıyordu hemen kulaklıkları çıkarttım ve aşağı indim ne olmuştu annem neden böyle bağırıyordu? Hemen ne olduğunu soracaktım ki lafım ağzımda kaldı köpeğimiz yerde yatıyordu ve vücudu vücudundaki parçalar çok çok kötüydü anlatamıyorum bile ona ne olmuştu böyle bunu kim yapmıştı? Bunun kimin yaptığını bilmiyordum ama eğer onu bulursam onu kendi ellerimle boğacağımı yemin ettim. Annem çok kötü bir şekilde ağlıyordu biliyordum diyordu biliyordum böyle bir şey olacağını buraya gelmek istemiyordun hemen gitmemiz gerekiyor buradan daha kötü bir şey başımıza gelmeden babam onu sakinleştirmeye çalışıyordu ve saçmalama lütfen diyordu ben de neyi biliyordum neyi biliyordun anne ne olacak niye kimse bana bir şey anlatmıyor? Babam odama çıkmamı ve uyumamı söyledi yarın sabah onu gömeriz dedi babamın lafının üstüne laf söyleyemeyeceğim için onu dinledim ve odama çıktım çok kötü olmuştum hıçkıra hıçkıra ağlıyordum ne yapacağımı bilmiyordum sakinleşmek için tekrar kulaklıklarımı taktım ve müzik dinlemeye çalıştım öyleyken uykuya dalmışım....
Bölüm 3
İlk Kayıp
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.