İçeriğe geç

Kış Rüzgarı

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Kış Rüzgarı

Bölüm 5

O parktan hızla uzaklaşırken ben ona bakakalmıştım.

"GECE AŞIK MI OLUYORSUN LAN!" Diye bağırdı Talu.

"HELE Bİ OLSUN BAK O ZAMAN HELVASINI NASIL KAVURUYORUM!" dedi Barın.

O an aklımda olmayan bir şey döküldü dudaklarımdan..

"Helvam limonlu olsun Barın."

Bu dediğime ben bile şaşırırken grupta ölüm sessizliği oluştu. Grubun en uzağında su için kavga eden İlter ve Egehan da bizim buraya odaklanmıştı.

"Gece?"

"Barın?"

"Gecee"

"Barıın"

"Sen eceline mi susadın-"

"GECE NE DEMEK OLUYOR BU!" diye bağırdı İlter. Ve yanımıza koşmaya başaldı. Koşuşa bak... Kerim Can Durmaz...

"Ne ne demek oluyor?"

"İLANI AŞK ETTİN RESMEN GECE. BU ÇOCUK BURAYA GELELİ 1 AY ANCA OLDU NE ARA GÖNLÜNÜ KAPTIRDIN!"

Diye bağırdı Egehan arkadan. Herkes kafayı yemişti.

O sırada gözüm Ekin'e kaydı.

Bana imalı imalı bakıyordu. "Biliyordum..."

"YA BANA BAKIN! ÇOCUK HEM KIVIRCIK HEM DE GİZEMLİ BİRİSİ! ZAAFIMIN OLDUĞUNU BİLİYORSUNU-"

"HA BİR DE KABUL EDİYOR AŞIK OLDUĞUNU! SIPA!" dedi Barın lafımı keserek.

"EVET DESEM NE YAPACAKSINIZ?!" derken bir olay çıkartmamalarını umuyordum.

Cidden, evet desem ne yapacaklardı? Ama asıl soru, ben ne yapacaktım? Daha Rüzgar geleli 1 ay olmuştu ve ben hemen ona gönlümü kaptırmıştım. Yufka gönüğllü birisi de değildim. O daha benim umursamıyor bile.

"Umursamasa seni düşerken tutar mıydı, Gece?" diye bir ses yankılandı içimde. Haklıydı. Lanet olsun, haklıydı...

Ve ben bu yaptıklarını düşünüdükçe ona olan çekimim daha da şiddetleniyordu..

"ONAYLAMIYORUM! BAŞ KALDIRIYORUM!" dedi Talu.

"Neyi kaldırıyorsun neyi?" dedi Egehan.

Talu derin nefes alıp verdi. Egehan'ı duymazdan gelerek bana döndü;

"Gece şaka yapıyorsun değil mi? Öyle evet öyle."

Tam ağzımı açacakken,

"Değil Talu." dedi Ekin. Dilini yuttu sanmıştım şükür konuştu salak.

"Sen sus Ekin sana sormuyorum. Gece şaka bu biliyorum."

Duraksadım. Şaka mı bu, Gece? Bir yanım öyle olmasını dilerken bir yanım da şaka olmadığını biliyordu. Peki, ben ne olmasını istiyordum? Gerçek olmasını...

"Değil.."

Talu bir süre sessiz kaldı. Derken İlter konuştu arkadan.

"Aslında bakarsanız Gece haklı. Adama bakın taş gibi. Aşık olunmayacak birisi değil.. Benim bile dikkatimi çekmişti..."

Sessizlik.

Bartın'a baktığımda kalbinden vurulmuşa döndüğünü gördüm.

*"Nasıl inanırım sana..."*

*"Bu yürek ağır bana..."*

"İlter?"

İlter hemen Barın'a döndü ve ne dediğinin farkına vardı. Aceleyle konuşmaya, durumu toparlamaya çalıştı. Cidden paniklemişti.

Gay İlterr.

"Barın özür dilerim bebeğim. Dikkatimi çekti derken o anlamda değil... İlginç olduğu içim merak ettim onu. Sen benim kalbimin sahibisin."

"Öyle olsun İlter. Yazıklar olsun."

"Hayır Barıın..." İlter yavaş çekimde konuşmaya ve ağır ağır Barın'a yürümeye başlamıştı. Barın ise ağır çekimde koşuyordu.

"Ay bırakın şu salakları ne bok yiyorlarsa yesinler." dedim geri kalanlara.

"Bence de. Gece?"

"Efendim Ekin?"

"Ciddi misin?"

"Evet."

Başka bir şey demedi..

Bir süre böyle konuştuk. İlter ve Barın iki sevgili gibi kavga ediyorlardı. Onları izlemeye başladım. Derken el ele tutuşup yanımıza döndüler ve;

"Biz barıştık!!" Dediler.

"İyi bok yediniz."

"Gece, hem suçlu hem güçlüsün. Bulmuşsun taş gibi adamı, gönlünü kaptırmışsın; sonra buraya gelip çok normal bir şeymiş gibi ilanı aşk ediyorsun. 1 ay oldu bu çocuk geleli ya."

Haklıydı.

Cidden. Geleli 1 ay olmasına rağmen hemen gönlümü kaptırmıştım Rüzgar'a; ve az önceye kadar bunun farkında değildim.

Artık geri dönüş yoktu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.