Sera'nın söyledikleriyle birlikte gözlerim şaşkınlıkla açıldı.Beni avukatlığını yapan tüm avukatlar KIRMIZI İZ örgütümdendi onlar dışında hiçbiri benim avukatlığını yapmamıştı.Çünkü bakanlık onları tehtid ediyordu.Mesela öldürüyordu ya da delirtiyordu ve ya aç bırakıyor kendi kendine intihar etmesine sebep oluyordu.
Sadece "Ben o kişiyi tanıyor muyum?" çıktı dudaklarımdan.
Sera başını hayır anlamında iki yana salladı ama konuşmadı.Gözlerimi kıstım kimdi bu avukat?
"Sera avukatın adı ne?" Diye sorduğumda Sera hızlıca açıklamaya başladı.
"Adı Emir Sarı oldukça iyi bir avukat kazanamadığı 1 dava var o davada da müvekkilinin adamları ona önceden saygısızlık yapan biri olduğu için davayı bilerek kaybetmişti.Aslında
aklımda başka bir kadın avukat vardı ama ona teklif edecektim ama senin gibi birinin davasını kazanmış sana benzer birinin davası kazanmış ve adam tamamen aklanmış.Bende o yüzden ona teklif ettim." Sera'yı dinlerken kaşlarım havaya kalktı ve merakla sordum.
"Ve kabul etti mi?"
Sera gülümsedi ama daha çok şeytanı bir gülümsemeydi.Hatta biraz yaramazlıkda vardı.Ve gülümsemesine eş değer kurnaz bir tınıyla.
"Aslında henüz bir cevap vermedi..." Sera göz kırptı."Ama kabul edecektir sonuçta zorunda eğer kabul etmezse onu tehtid etmekten çekinmemAdamı iyice araştırdım ve birçok açığı var.Bunları asla kullanmaktan çekinmem biliyorsun."Sera'nım söylediklerine şaşırmamıştım o benim Sera'mdı en yakın arkadaşım ve bu dünyada beni en çok önemseyen en çok saygı duyup sırdaş olan insandı. Her zaman ona güvenmiştim ve beni yarı yolda bırakmayacağına emindim