İçeriğe geç

Kırmızı Göl

Bölüm 32 · 2 dk okuma

Kırmızı Göl

Bölüm 32

~32. Bölüm~

Kahvaltı bitince hemen topladık. Topladıktan hemen sonra koltuklara doğru koştum ve koltuğa atladım.

Gülerek oturma pozisyonuna geçtim. Dylan hemem sağ tarafıma oturdu. Sasha’da sol tarafıma oturdu. Olivia’ya baktığımda onun Nick’in yanına oturduğunu fark ettim.

Garibime gitmişti çünkü Olivia asla bir erkekle yanyana oturmazdı. Belki başka yer olmadığı içindir diye düşündüm ve önüme döndüm.

Adrien “Evet arkadaşlar planımız ne?” Dedi. Sasha “Adam yerin altına tünele benzeyen ama mağaraya da benzeyen bir şey yapmış. Bunun nasıl yenicez? İstersek füze atalım. Anca kurtuluruz.” Dedi. Onun bu kadar çok o adama sinirlenmesi komiğime gitti. Gülmeye başlayınca Sasha bana ters bir bakış attı ve “Ne var yani yalan mı?” Dedi.

“Yok canım. Kesinlikle katılıyorum.” Dedim gülerek. Sasha’da beni onayladı ve önüne döndü. Gülmeye devam ediyordum. Adrien “Artık tek bir seçeneğimiz var.” Dedi. Ne olduğunu anlamamıştım. Hepimiz ona baktık. Adrien “Tabi ki de burdan kaçmak. Başka seçeneğimiz mi var? Adamımı öldürmeyi planlıyonuz?” Dedi.

Olivia “İyi de burdan nasıl kaçacağız? Kaçacak bir arabamız bile yok.” Dedi. Dylan biraz düşündü ve “Arabaya gerek yok. Aslında bir planla burdan kurtulabiliriz. Kaçmamıza gerek yok.” Dedi.

“Ne demek istiyorsun?” Dedim. Dylan anlatmaya başladı. “Bizi burda tutanlar polisler. Onlarda katili arıyorlar. Katili buldukları zaman bizi göndericekler. Birisini katil gibi gösterip burdan kaçabiliriz.” Dedi.

“İyi de kimi katil gibi göstericez? Masum birine suç atamayız.” Dedim. Dylan onayladı ve düşünmeye başladı. Nick “Aslında aramızdan biri gönüllü olmak isterse yapabiliriz. Ben olabilirim. Ama eğer olmaz derseniz şu bizim dışında kalan öğrencilerden birini de gösterebiliriz.” Dedi.

Biraz düşündüm. Katil benimle buluşucaktı. Pazartesi gününe bugünüde sayarsak iki gün kalmıştı. Ofladım. Onlara söylememeliydim. Söylersem peşime takılırlardı. Ama eğer söylemesem ve bana bir şey olsa kimse beni bulamazdı. En iyisi sadece birisine söylemeliydim.

Koltuktan kalktım ve “Kendime kahve yapacağım isteyen var mı?” Dedim. Hepsi olumsu anlamda kafa salladı. “Arkadaşlar çok teşekkürler birde size kahve yapmakla uğraşıcaktım. İstemeyin boş verin.” Dedim. Hepsi gülmeye başladı.

Bende gülerek mutfağa doğru yürümeye başladım. Bağırarak “Bal son kez soruyorum isteyen varsa söylesin. Ben yaptıktan sonra derseniz yapmam bak.” Dedim. Hepsi yine olumsuz anlamda kafa salladı. “İyi siz bilirsiniz benim güzeller güzeli kahvemi içmeyi kaçırdınız.” Dedim. Güldüler.

Kahvemi hazırlamaya başladım. Kahvemi kupama koyarken yanıma birisi geldi. Ayak seslerine doğru döndüğümde bu kişinin Dylan olduğunu gördüm. Gülerek “Kahve istemeye geldiysen dükkanımız kapandı. Haberin olsun yapamam.” Dedim. Dylan güldü ve “Yok su içmeye geldim.” Dedi. Onu onayladım. Dolaptan bir şişe çıkardı ve içmeye başladı.

Bende önüme döndüm ve kahvemi doldurmaya devam ettim. Karamel kokusu bütün mutfağı sarmıştı.

Dylan bana biraz yaklaştı ve fısıldar bir şekilde “Pazartesi günü katille buluşmaya gidecek misin?” Dedi. Ona şaşırarak baktım. Ağzım açık kalmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.