O da doğdu diğer insanlar gibi, diğer canlılar gibi ve tabii ki de bilinmeyen ya da inanılmayan varlıklar gibi. Kendisi kırmızı dolunay gecesi Dünya'ya geldi. Ama herkesten farklı bir şekilde... Özel bir kan ile bu kan vampirlerin soyunun devamı için önemliydi. Onunla aynı gün doğan vampir kralının oğlu ile evlenmeliydi. Kaçması gerekti zor olacak umarım başarabilir. Kim bilir belkide kaçarken tuzağa bilerek gidebilir. Nerden bilebilirsin?
Dolunay gecesinden on beş yıl sonra, kızımızın on beş yaş doğum günü...
Kapı çalar*
Astrid: Anne ben bakarım!
Anne: Tamam kızım.
Kapıyı açtım. Kimse yoktu, tek olan şey kocaman bir kutu. Ağırlığı 5 kilograma yakın olmalıydı.
Astrid: Abi yardım et şunun içine bakalım.
Abisi: Tamam geliyorum.
Abim geldi, kutuyu beraber içeri aldık ve açmaya başladık. Açtıktan sonra ne mi gördük ? Bir not.
Not; Selamlar, inanmayacaksınız ama size neler anlatacağım. Ben vampirlerin lordu. Yani kralı. Sizde bize ait olan biri var. Kanı özel olan o kız. O kız benim oğlumla evlenmeli. Aksi taktirde vampirlerin sonu gelir. Vampirlerin sonu gelirse, sizin de sonunuzu getiririm. Yani tüm insanlığın.
Balfour: Eşek şakası falan mı yapıyorlar. Kardeşim asla vermem ben, eğer şaka değilse düşünürüm ama... Vermem ya.
Astrid: Boşver notu içine bakalım.
Astrid: Burda bir takı seti ve bir anahtarlık var. Üstlerinde de notlar.
Takı setinin üzerinde ki not: Bu takılar o kızı koruyacaktır. Saçları gibi kırmızı ve kanı gibi mavi karışımı. Biliyorum insan kanı kırmızıdır ama özel kan mavidir. Bunu da biliyorum. Çünkü benim eşimde bir insan. Biz de bu zorluklar altındaydık.
Abimle bakıştık. İkimiz de artık ciddiydik. Bu bir oyun değildi. Şaka da değil. Bu gerçeklerdi. İnsanın yüzleşmek istemediği gerçekler.
Astrid: Abi bu sefer gerçekten sıçtık.
Balfour: Anahtarlıkta ki notu versene okuyayım onu da.
Anahtarlığın üzerinde ki not: Bu da evlenmeye hazır olduğunda kıracağı şey. Hazır olduğun da kırması, ezmesi ve ya bükmesi yeterli. Eğer evlenmeyecekse olacakları bir kağıda yazdım zaten. Bir de kabul için imza belgesi var. İmzalarsa, imzaladaktan bir gün sonra düğünlerini yaparız.
Balfour: Keşfetteki bir ranterin sözü vardı bilir misin. Komşuya gülme, gelir koyar götüne. Vampir dizilerine güldük, güldük. Gerçekte olmaz nasılsa dedik. Geldi götümüze koydu.
Astrid: Annemle babama nasıl söyleyeceğiz?
Balfour: Yarın açıklarız, doğum gününün tadını çıkart sen abicim.