İçeriğe geç

Kırılgan temas

Bölüm 8 · 5 dk okuma

Kırılgan temas

Bölüm 8

BÖLÜM 8

Darian Ashford

Evlenmek istemiyordu , görmüştüm. Evliliğin ne olduğunu biliyordumu hiç? Çocuktu, ......onun ruhu çocuktu çünki bunu göre biliyordum .

Sanki, hala 14 yaşındakı o kızdı. Hiç büyümemişti , ama büyümeliydi , büyütmeliydim . Çünkü bu kız kendi gölgesinden bile korkuyordu.

Her kesin bir korkusu vardı ve bu da insanın zayıflığıydı. Ama onun zayıflığı çok daha fazlaydı .

Benim bile korkum vardı.....korkuyordum ,gençken aşık olmaktan korkuyordum ya da aşık olduğum kıza dokunamayacağımdan korkuyordum.Aşık olmuştumda aslında, çok güzel bir kadına. Ama duygularımı kontrol etmiş ve o zamanları atlatmıştım. Şimdi akıllı bir adamdım.

Tek korkum o kadının bir daha önüme çıkmasıydı. Çünkü, bu defa duygularımı kontrol edememekten korkuyordum .

Babamın vasiyetini yerine getirmiş ve Evayla evlenmiştim . Onu koruyacağıma söz vermiştim ve koruyacaktım da...

Evaya dokuna bilmem , benim için büyük fırsat ve şanstı . En azından karıma dokuna biliyordum .

Tek isteğim se , korkumla yüzleşmemekti . Çünki ,bu onun da küçük kalbini kırardı.

Düşüncelerime ara verib kahvemi elime aldım ve uzun boydan pencerenin önünde durdum .

Bu ev bana o kadar yabancıydı ki, alışmam zaman alacaktı . Bahçeye baktım . Tom gerçekten , de bu yıllar içinde güzel bir iş çıkarmıştı . Ama yaşlı bir ağaçın altında kurulmuş olan salıncakta oturan ufaklık hemen dikkatimi çekti . Ona minik dememden hoşlanmamıştı bunu gözlerinden görmüştüm.

Ehh, bende ufaklık demeye karar verdim. Çünki , öyleydi . Benimle evlenmemek için bahane ararken tam bir çocuk gibiydi .

Oldukça sade tahta ve iki ipten ağacın dalından asılmış bir salıncakta oturmuştu.

Başını salıncağın kollarından birine dayamış düşünceye dalmıştı. Belgeyi imzaladıktan sonra gitmişti . Evde hiç ses yoktu . Anladığım kadarıyla uzun zamandır orda oturuyordu .

Salıncak bir az yukarı olduğu için ayakları yere değmiyordu ve sallana bilmek için ne kadar çabaladığını görüyordum .

Üzerinde yine çuval gibi duran bol bir elbise giymişti . Pijaması bile öyleydi .

Bunun sebebini Bertaya sorduğum da , "Geldiği ilk günden bu malikaneden dışarı adımını atmadı efendim , giyim ihtiyaçları için her zaman Tom gider alırdı . Küçük beden bile üzerinde böyle duruyordu. "

"Terzi getirirdiniz eve" demiştim .

O da " kendisi bir itiraz etmedi . Elbise onu boğuyormuş gibi bir az bol olmasında sorun görmedi . " sonra panik atak geçirdiği zamanı hatırladım o zamanda yaptığı ilk şey üzerinde olan ona aldığım elbisenin boğazını çekiştirmekti.

Ama yine de , bu evden çıkmadığı gerçeğini değiştirmiyordu . Çıkmalıydı, dışardakı dünyayı görmeli ve öğrenmeliydi .

Belki , her şeyi öğrendiğinde , hayata hazır olduğun da , onu bırakırdım . Ya da , belki kendi de , dışarıyı insanları gördüğü zaman bir erkeğe çekilirdi . Onu severdi beni bırakırdı .

Bunda sorun görmüyordum . Onun sorumluğu benim üzerimdeydi ve mutlu olduğu sürece bende sözümü tutmuş olurdum .

Ne de , olsa genç bir kızdı .

Berta ve Toma iki günlük izin vermiştim . Ve geceleride malikanede kalmalarına gerek yoktu artık. Tomun tüm iyiliğinin karşılığı olarak yaşlı karı kocaya güzel bir ev almıştım .

Ama ısrar etmiş ve gündüzler hizmetçilik yapacaklarını söylemiştiler. Ben bunun sebebinin Eva olduğunu biliyordum . Ona çok fazla alışmıştılar. Çocukları olmadığı içinde , bu dört yılda Evayı kendi çocukları gibi görmüştüler. Bu yüzden itiraz etmemiştim. Ama en azından iki gün izin vermiştim.

Gitmeden önce Bertaya Evanın eşyalarını odama yerleştirmesini söylemiştim .

Şimdi bile merdivenleri çıkıp odama doğru giderken odamın son halini merak ediyordum .

Odaya adım attığım an şaşkınlık tüm bedenimi ele geçirdi . Yatağımın üzerinde küçük peluş bir ayı vardı .

Odamın bir köşesindeyse keten kağıtlar ve boyalar vardı . İnanamıyoruum , resime mi ilgi duyuyordu ?

Rafıma doğru döndüğümde , başka bir sürü kitab eklendiğini gördüm , onun kitablarıydı .

Büyük ahşap dolaba doğru yürüdüm ve açdım . Benim siyah ve beyaz gömleklerimin yanında onun renkli elbiseleri düzülmüştü.

Kabul etmeliyim ki , bu çok garipti . Şimdiye kadar hep yalnızdım ve şimdi odamı biriyle paylaşmak garip hiss etdiriyordu.

Arkama döndüm ve komidinin üzerinde gördüklerim kalbimin sızlamasına neden oldu. Bir sürü ilaç ve birinin üzerinde not vardı .Berta bırakmış olmalıydı.

Notda " bu ilaçı akşam yemeğinden sonra verin efendim. İlaçları konusunda sorumsuz"

İlaçı aldım ve siyah pantalonuçun cebine attım .

Akşam olmuştu tam da , yemek zamanıydı.

Acaba , yemek yapa biliyormu? Diye düşündüm ama sonra ateşden korktuğunu hatırladım . Bu yüzden Berta mutfağa girmesine izin vermemiştir.

Mutfağa girdiğimde Eva dolapları birin açıp birin kapıyordu .

Ellerimi cebime koydum ve içeri girdim."Acıktınmı?"

Sesimi duyduğu an hızla arkasına döndü. "Ev-evet" çok sakin konuşuyordu . Sesini bile duymak zordu . Belki , de yıllardır pek konuşacak kimse olmadığı içindi .

Her ihtimale sordum ." Yemek yapa biliyormusun?"

Hemen utancak bakışlar attı " Yapamıyorum" yine ellerini önünde birleştirmiş parmaklarıyla oynamaya başlamıştı. Tedrgin olduğu zaman bunu yapıyordu.

"Sorun değil, şimdilik ben yaparım ." Dolapa yaklaştım ve bir tane sucuk aldım .

Hemen arkamdan geldi."Bende yardım ede bilirmiyim?"

Bir yerlerini falan kesmesini yada elimin altında olmasını istemiyordum.

"Olmaz , sen git salonda bekle , hazır olunca çağırırım " dedim.

Yanıma geldi ben haraket ediyor bir şeyler yaparken o da benimle birlikte haraket ediyordu .

Dudaklarını bir-birine bastırarak ." Bende yardım etmek istiyorum?"

"Olmaz"

"Ama yapmak istiyorum"dişlerimi sıktım. Şu çocuk şu an gerçekten sabrımı sınıyordu . Sucuğu önüne koydum ve bir bıçak verdim . "Bunu doğra ama elini kesme, dikkat et"

Sucuğu doğradıktan sonra ocağı yakıp yemeği rahat yapa bilirdim . Çünki, her hangi bir şey olursa , Berta ve ya Tom yoktu ne yapacağımı bilmiyordum.

Sevinerek sucuğu aldı ve masaya geçti . Bende yemek için gerekli diğer her şeyi bulmaya başladım .

Her şey hazır olduğunda ona döndüm "Sucuk hazırm-" bu da ne . Sucukların biri çok büyük biri çok küçüktü. Bu nasıl doğramaktı ?

Hızla yaklaştım ve bıçağı elinden aldım . Hemen şaşırarak donup kaldı . "Böyle sucuk mu doğranır ?Eva " şaşkın şaşkın başını kaldırdı .

"Nasıl peki? " dedi . Başını önündeki sucuklara çevirerek .

Bıçaöı elime aldım ve ona göstermeye başladım. İnanamıyorum nerden geliyordu bu sabır.

Küçük küçük doğramaya başladım. " Böyle böyle" o kadar dikkatle izliyordu ki , sanki çok büyük bir şey yapıyordum .

💍💍💍

Bir kaç dakika sonra her şey hazırdı . Sessizce yemeyi yemiş ve bitirmiştik . Uyumak için odaya çıkıyordu . Aniden ilaçı hatırladım ve su alarak bende acaleyle peşinden çıktım .

Uyumak için odama gidiyordu . Bu gün evliliğimizle ilk gecemizdi , acaba evli çiftlerin ne yaptığını biliyormuydu? Böyle rahat -rahat odaya gittiğine göre bilmiyordu.

İlaçı vermek için hızlı hızlı yürüdüm . Lanet olsun, daha ilk günden çocuk gibi beni peşinden ordan oraya koşturmuş , yemeğini yaptırmıştı.

Bölüm sonu

3 yorum