🎶 Sadece - Kalben
Bölüm için şarkı seçmedim o yüzden sevdiğim bir şarkıyı koydum.
🌑🌑
Yine uykusuz bir gece geçirmiştim. Genelde birkaç sakatlık uyku ile ayakta durdurdum ama bu gece o dahi yoktu.
Annem bir ara odama gelip beni kontrol etmişti. Geceleri üzerimi açarak uyurdum. Annem o gece odama geldiğinde de bu durum böyleydi, üzerimin açık olduğunu gördü ama hiçbiri şekilde müdahale etmedi.
Anneler çocuklarının üzerini örtüp saçlarını öpmez miydi? Benim annem diğer annelerin yaptığı hiçbir şeyi yapmıyordu.
Keşke uyanık olmasaydım da bu ana şahit olmasaydım. Keşke sonsuzlukta bir uykuya dalıp hiç uyanmasaydım.
Kimi insan ölmekten korkar ama ruhu çoktan ölen bir kadının bedenin de toprağa girmesi onu korkutmaktan ziyade bir kurtuluş yolu gibi gelir. Çabuk gel kurtuluş yolum, beni bu çıkmazdan kurtar.
Kendimden nefret ediyorum. Bu kadar çabuk kırılmamdan nefret ediyorum, o Allah'ın cezası umutlarımın bu kadar çabuk kırılmasından nefret ediyorum, her seferinde ağlayıp beceriksiz biri olmaktan nefret ediyorum, annemi her şeye rağmen sevdiğim için kendimden nefret ediyorum.
İnsan annesini, kendisini doğuran kadını sevdiği için kendinden nefret eder mi? Evet eder.
Bin parçaya ayrılmış bir aynayı birleştirmeye çalışırken kırık parçalar elinizi kesip canınızı yakar. Pes etmeyip diğer parçalarını da yerlerine koymaya çalışırsınız ama bir zaman sonra kırıp parçalar avuç içinizi kesip canınızı yakar ve sonunda vaz geçersiniz.
Sevdiğimiz şey canımızı yakınca vaz geçmekten başka seçenek kalmıyordu.
🌑🌒
Kar yağmıştı. Küçükken karın yağmasını çok severdim. Dışarıya çıkıp kardan adam yapan, kartopu oynayan çocukları görünce onlar gibi dışarıya çıkıp oyun oynamak isterdim. Annem hasta olacağımı söylediği için dışarıya çıkmama izin vermezdi. Doyasıya oyun oynayan çocukları odamın camından seyrederdim.
Artık kış mevsiminde nefret ediyorum.
Telefonumun zil sesi sokakta yankılanırken çantamdan çıkarıp gelen aramayı açtım. "Deniz, bizimkiler ile okula gitmeyip kartopu savaşı yapmaya karar verdik. Gelmek ister misin? Ama senin dersin varsa ya da gelmek istemezsen seni anlarım. Sadece sen gelirsen daha mutlu olurum diye seni aramıştım."
Sadece sen gelirsen daha mutlu olurum. O kadar söylediği şeyden ilgimi çeken tek şey buydu.
"Gelirim," dedim yüzümdeki gülümseme ile. Birkaç dakika önceki kötü ruh hâlimden sadece bir telefon konuşması ile bu hâle gelmiştim. Ulaş Akçatepe etkisi gerçekti.
"O zaman sana konum atarım." Ses tonu bile ne kadar mutlu olduğunu gösteriyordu.
Kısa süre sonra gelen konuma bakıp yanlarına gitmek üzere yola koyuldum. Ulaş'ın attığı konum bulunduğum yere yakın olduğu için hızlıca gelmiştim. Yarım gün okulu asmak benim ve ailem için biraz sorundu ama bir kerede planladığım değil içimden gelen şeyi yapmam gerektiğini düşündüm ve yaptım.
"Hoşgeldin." Havanın soğukluğu konuştuğumuzdaki çıkan hava bulutundan belliydi.
"Hoşbuldum."
"Bunlar Yağız ve Çağrı. Hepimiz çocukluk arkadaşıyız," dedi beni bilgilendirerek.
Çağrı, sarışın, bal rengi gözleri olan birisiydi. Bakışlarımı Yağız'a doğru çevirdiğimde onu hatırlıyor gibi hissettim. Siyah, kıvırcık saçları ve oldukça açık olan kahverengi gözlere sahipti.
"Ulaş seninde geleceğini söylediğinde yarış yapmaya karar verdik. Ben, Yağız ve Çağrı bir takım, sen ve Ulaş bir takım olacaksınız," dedi Eda.
"Ben ve Deniz'in karşısında hiçbir şansınız yok." Ulaş'ın ukala bir şekilde kurduğu cümleden bana güvendiğini hissettim ve bu çok güzel hissetirmişti.
"Evet Deniz, Ulaş kendine çok güveniyor. Sen bu konu hakkında ne demek istersin." Eda bir spiker edası ile bana soru soruyordu.
"Ulaş kadar iddialı değilim. Umarım kazanırız," dedim.
"Ama olmaz ki böyle. Senin bize güvenmen lazım." Ulaş'ın isyan eder gibi söylediği bu hâli hepimizi güldürdü.
"Başarılar kardeşim," dedi Yağız.
"Marul, gel artık." Çağrı'nın, Yağız'ın saçlarından dolayı ona bu şekilde seslendiğini düşündüm.
"Kardeşim, deme şunu. Vallahi kendimi marketteki kıvırcık marul gibi hissediyorum," diyerek arkasından bağırdı.
Onların bu hâline gülmeden edemedim. Ulaş'ın oldukça güzel bir arkadaş grubu vardı.
"Deniz, hadi!"
"Geliyorum."
🌑🌕
Kenarında duran kar toplarına göz gezdirdim. Ulaş 'cephanemiz ne kadar çok olursa o kadar iyi' demişti.
Kar topu kime değerse o kişi elenip kenarında bekleyecekti. Ulaş, oldukça uzun -gerçekten çok uzun- bir konuşma yapmıştı. Onu ilk defa bu kadar hırslı görüyordum.
Ulaş saklandığı yerden çıkarak etrafa bakınıyordu. Kafasını kaldıran Çağrı'yı görmesi ile elinde tuttuğu kar topunu ona doğru attı. Böylece Çağrı oyundan çıkmış oldu.
"Beceriksiz," dedi Yağız somurtarak.
"İntikamımı al, marul," dedi sırıtarak. Yağız'ı sinir etmekten keyif alıyordu.
"Deme lan şunu." Yağız sinir olmuş bir şekilde bağırırken Çağrı gülüyordu. Fırsattan istifade eden Eda, Ulaş'a kartopu atarak onu oyundan çıkarmasına sebep oldu.
Tek başıma kalmanın verdiği gerginlik ile elimde tuttuğum kartopunu parçalamamaya özen göstermek sıkıca tuttum. Ellerim üşüyordu ama Ulaş'ın eldivenleri sayesinde biraz daha iyiydi. Dikkatimi toplayıp etrafa bakındım ve Yağız'ı görmem ile kartopunu ona doğru attım ama Yağız kaçmayı başarmıştı.
Ulaş adımı sökülerek bana tezahürat yapıyordu. Yağız'ı bırakıp Eda'yı aramaya koyuldum. Eda onu gördüğümü fark etmiş olacak ki koşmaya başladı. Peşinden koşarak kartopunu ona attım ve oyundan çıktı.
"İntikam almaya geliyorum zeki kız," diye bağırdı Yağız'ın sesi. Bana doğru attığı kar topundan son anda kurtulmayı başardım. Elimdekini ona doğru fırlattım ve tam isabet.
Ulaş yanıma gelerek bana sarıldı. "Seninle gurur duyuyorum." Bunun benim için ne ifade ettiğini bilemezdi. Birinin benimle gurur duyduğunu söylemesi paha biçilemez bir şeydi.
Mutluydum. Gerçekten.
"Okul vakti millet!" Diyerek bağırdı Eda. Eşyalarımızı toparladıktan sonra okula doğru yürümeye başladım. Ulaş arkadaşları ile birlikte gitmişti.
Dikkatimi çeken şey aldığımız ama hiç kullanmadığımız o müstakil evdi. Yatırım amaçlı alınmış bir şey olduğunda taşınmayı hiç düşünmemiştik. O eve taşınmak istiyordum ama söyleyecek cesaretim yoktu.
Yokluğunu farketmezler Deniz. Gerçekten etmezlerdi. Kalabalığın içindeki yalnızlıkta olacağıma sadece yalnızlığı yaşamak daha iyiydi.
🌑🌑
Okulda Hakan ile birlikte sıcak çikolata içmiştik. Bu fikrimi ona söylediğim zaman cesaret edip annem ve babama söylemem gerektiğini söyledi bana.
Bugün okul daha hızlı geçmişti sanki ya da bana öyle gelmişti. Bütün gün nasıl söylemem gerektiğini düşündüm.
Çalan zil ile çantamı alıp yürümeye başladım. Bir yandan da kulaklıkta çalan şarkıya eşlik ediyordum.
Anahtarım ile kapıyı açtım, siyah montumu fortmantoya astıkdan sorna odama geçtim.
İki kapaklı beyaz giyisi dolabından çıkardığım siyah eşofman takımını giydikten sonra salona döndüm.
"Öğlenden önce okula gitmemişsin," dedi babam sorgularcasına.
"Eksik olduğum konuları kapatmak için kütüphaneye gittim."
"Bir daha olmasın." Kızmasını beklemiştim ama kızmamıştı.
"Size bir şey söylemek istiyorum," kısık çıkan sesimi duyan babam bakışlarını bana doğru çevirdi.
"Kısa kes."
"İki sokak ötedeki eve taşınmak istiyorum," dedim.
Annem hiçbir şey demeden babam ile beni izliyordu. Annen konu sen olduğunda hep susar Deniz.
Babam cüzdanından çıkardığı kredi kartını bana doğru uzattı.
"Evin içinde eşya var, eksileri de bununla alırsın. Kart sende kalsın."
Yüzümdeki kocaman tebessüm ile uzattığı kartı aldım.
"Yanlış bir şeyini duyarsam kötü olur. Şimdi defol."
Neden böyle bir karar aldığımı sormamaları beni üzmüş olsa da bir yandan da mutluydum.
Odama gidip kenarında duran telefonumdan Hakan'a yarın taşınacağımı ve yardıma ihtiyacım olduğunu anlatan kısa bir mesaj çektim.
Beni onaylayan bir mesaj yazdıktan sonra telefonumu kapattım.
Uzun zaman sonra mutlu bir uyku çektim.
🌑🌓
Ulaş'ın, Deniz'i çağırması ve birlikte kar topu savaşı yapmaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Yazarken çok mutlu bir şekilde yazdım.
Deniz'in taşınma fikrine ne diyorsunuz?
Ulaş'ın Deniz'e eldivenlerini verme detayına dikkat edenler el kaldırsın.
UlDen bir emoji olsaydı hangisi olurdu?
Bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz?
Twitter solukcicekk
Instagram solukcicekkk
Tiktok solukcicek
Okunmaya göre oy sayısı biraz az kalıyor lütfen buna dikkat edelim. Ve benim için en önemlisi sizin yazdığınız güzel yorumlar.
Sizi seviyorum 🤍