Ertesi sabah alarm çalmadan uyandım.
Yatağın içinde tavana bakıp birkaç saniye öylece durdum.
"Neden bu kadar erken uyandım ben?"
Telefonumu elime aldım.
Saat daha yediyi bile göstermiyordu.
Tam tekrar uyuyacaktım ki telefonum titredi.
Kuzey:
«Günaydın.
Hasan Amca az önce aradı.»
Bir anda doğruldum.
Hızla yazdım.
Ben:
«Bir şey mi olmuş?»
Cevap hemen geldi.
«Yok.
Sadece bugün canı sıkılmış.»
İçim rahatladı.
Ben:
«Korkuttun ya.»
«Kusura bakma. 😅»
Tam o sırada annem seslendi.
"Güneş! Kahvaltı!"
"Geliyorum!"
Telefonumu cebime koyup mutfağa indim.
Annem çayı doldururken bana baktı.
"Bugün keyfin yerinde."
"Normalim."
"Hem de sabahın yedisinde telefona bakıyorsun."
"Bir arkadaş yazdı."
"Arkadaş mı?"
"Evet."
"Kız mı erkek mi?"
Elimdeki ekmek neredeyse boğazıma kaçıyordu.
"Anne!"
"Ne var canım, sordum."
"Erkek."
Annem gülümsedi.
"İsmi ne?"
"..."
"Güneş?"
"Kuzey."
Annem bir an durdu.
"Güneş ve Kuzey..."
"Anne, lütfen başlama."
"Ben hiçbir şey demedim."
Gülmemek için dudaklarını ısırıyordu.
"Sen gülüyorsun."
"Biraz."
---
Bir saat sonra yine hastanedeydim.
Koridora çıkar çıkmaz Hasan Amca'yı aramaya başladım.
Her zamanki yerinde yoktu.
"Eyvah..."
Telefonumu çıkarıp Kuzey'e yazdım.
Ben:
«Hasan Amca yok.»
Mesajı göndermemin üzerinden birkaç saniye geçmişti ki omzuma hafifçe biri dokundu.
Arkamı döndüm.
Kuzey.
"Ben de seni arıyordum."
"Hasan Amca nerede?"
Kuzey koridorun sonunu gösterdi.
"Pencerenin önünde."
Başımı çevirdim.
Gerçekten de oradaydı.
Elinde küçük bir saksı vardı.
Yanına koştuk.
"Hasan Amca!"
Bizi görünce yüzü aydınlandı.
"İşte benim iki afacan!"
"Bu çiçek de ne?" diye sordum.
Hasan Amca saksıyı bana uzattı.
"Bugün doğum günüm."
Şaşkınlıkla gözlerim açıldı.
"Doğum gününüz mü?"
"Unuttunuz tabii."
Ben suçlu suçlu başımı eğdim.
"Kutlu olsun Hasan Amca."
Kuzey de gülümsedi.
"İyi ki doğdunuz."
Hasan Amca ikimize de baktı.
"Benim sizden bir isteğim var."
Merakla yaklaştık.
"Neymiş?"
"Gelin."
"Ne yapacağız?"
"Doğum günü pastası yiyeceğiz."
Kuzey bana baktı.
"Doktor kızar mı?"
Hasan Amca göz kırptı.
"Doktor görmezse kızmaz."
İkimiz de kahkahaya boğulduk.
Belki de...
Hayatın en güzel anıları, hiç planlamadığın günlerde başlıyordu.