İçeriğe geç

Kırık Pusula

Bölüm 47 · 1 dk okuma

Kırık Pusula

Bölüm 47

Kırık Pusula

"Güneş, hayır!"

Kuzey'in sesi koridorda yankılandı.

Kaçmaya çalıştım.

Ama tavandan kopan beton parçası benden daha hızlıydı.

Büyük bir gürültüyle omzuma ve başıma çarptı.

Yere savruldum.

Başımın içi uğulduyordu.

Gözlerim bulanık görmeye başlamıştı.

"Güneş!"

Kuzey dizlerinin üzerine çöküp yanıma geldi.

Elleri titriyordu.

"Bak bana."

Sesini zar zor duyabiliyordum.

"N'olur gözlerini kapatma."

Konuşmak istedim.

Ama kelimeler çıkmıyordu.

Sadece ona bakabiliyordum.

Yüzü toz içindeydi.

Alnından ince bir kan süzülüyordu.

Ama umurunda değildi.

Tek düşündüğü bendim.

---

Etrafımız hâlâ sallanıyordu.

Öğretmenler öğrencileri dışarı çıkarmaya çalışıyordu.

Birileri bağırıyordu.

"Burada yaralı var!"

"Ambulans çağırın!"

Siren sesleri uzaktan duyulmaya başlamıştı.

Kuzey elimi tuttu.

Sıcacıktı.

Benim elim ise buz gibiydi.

"Lütfen..."

"Dayan."

"Daha sana göstereceğim yeri göstermedim."

Gözümden bir damla yaş aktı.

Zor da olsa gülümsedim.

"Borçlu kaldın..."

Kuzey'in gözleri doldu.

"Evet."

"Ama söz..."

"...seni oraya götüreceğim."

---

Cebimde bir ağırlık hissettim.

Titreyen elimle cebime uzandım.

Hasan Amca'nın bana emanet ettiği kırık pusulayı çıkardım.

Camındaki çatlak ışığın altında parlıyordu.

Pusulayı Kuzey'in avucuna bıraktım.

"Bunu..."

"...kaybetme."

Kuzey başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Sen kendin saklayacaksın."

"Birlikte..."

"...Hasan Amca'ya geri götüreceğiz."

Gözlerimi açık tutmaya çalışıyordum.

Ama giderek ağırlaşıyorlardı.

---

Ambulans görevlileri yanımıza koştu.

"Çekilin!"

Boynuma destek taktılar.

Sedyeyi yanıma getirdiler.

Beni dikkatlice kaldırırlarken acıdan gözlerimi sımsıkı kapattım.

Kuzey sedyenin yanından ayrılmıyordu.

Benimle birlikte koşuyordu.

"Güneş!"

"Ben buradayım."

"Hiçbir yere gitme."

Usulca fısıldadım.

"Gitmiyorum..."

---

Ambulansın kapıları kapandı.

Siren sesi bütün sessizliği bastırdı.

Araç hareket etmeye başladı.

Kuzey'in yüzü camın arkasında gittikçe küçülüyordu.

Son kez göz göze geldik.

Dudakları kıpırdadı.

"Seni seviyorum."

Sesini duyamadım.

Ama ne dediğini anlamıştım.

Gözümden son bir damla yaş süzüldü.

İçimden sadece tek bir cümle geçirdim.

"Ben de..."

Sonra...

Her yer karardı.

bitiş. Devamı gelecek....

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.