İçeriğe geç

Kırık Pena

Bölüm 13 · 4 dk okuma

Kırık Pena

Bölüm 13

Bölüm - 13

Elinde telefonu, omzunda gitarı vardı.

Önümüzdeki iki kız da sesi duyup dönmüştü.

Rüzgar’ı gördükleri anda yüzlerindeki ifadeyi izlemek istemediğim için doğrudan ona baktım.

“Sen neden buradasın?”

Kaşını kaldırdı.

“Kahve satılan bir yerde kahve almak oldukça radikal bir karar, biliyorum.”

Kızlardan biri gülmesini bastırdı.

Rüzgar ona kısa bir gülümseme attı.

Sonra gelip benim arkamda sıraya geçti.

“On dakika erken geldin,” dedim.

“Dünkü konuşmamızdan sonra kendimi geliştirmeye karar verdim.”

“Gurur duydum.”

“Teşekkür ederim.”

Önümüzdeki kızlar ara sıra arkalarına bakıyordu.

Rüzgar bunu fark etmişti.

Elbette fark etmişti.

Bana doğru biraz eğildi.

“Sanırım izleniyoruz.”

“Sen konuşmaya devam ettikçe daha çok izleyecekler.”

“Ne yapmamı istiyorsun?”

“Susmanı.”

“Zor.”

“Farkındayım.”

Rüzgar birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra gerçekten sustu.

Şaşırıp ona baktım.

“Ne?”

“Hiç.Bana bakıyorsun.”

“Susmamı söyledin.”

“Bakmayı bırak demedim diye bakman gerekmiyor.”

Yüzünde yavaşça bir gülümseme oluştu.

“Seninle iletişim kurmak gerçekten zor.”

“İki gündür denemekten vazgeçebilirdin.”

“Belki seviyorumdur.”

Cevap vermek üzereydim.

Rüzgar devam etti.

“Seni sinirlendirmeyi.”

Tabii.

“Bir gün şu cümlenin ikinci kısmını söylemeyi unutacaksın ve başına büyük bela açacaksın.”

“Belki.”

Önümüzdeki kızlardan biri diğerinin kolunu sıktı.

Gördüm.

Rüzgar da gördü.

“Bak,” diye mırıldandı. “Yine shipleniyoruz.”

“Bu kelimeyi senden duymak bile sinir bozucu.”

“Fırtına daha mı iyi?”

Dirseğimle koluna vurdum.

“Ah.”

“Acımadığını biliyorum.”

“Duygusal olarak acıdı.”

“Senin duyguların mı var?”

Bunu söyledikten sonra dün akşamki prova aklıma geldi.

Gitarı.

O melankolik melodi.

Parçadan bahsetmiyorum.

Rüzgar’ın yüzüne baktım.

Şaka yapmaya hazırlanıyordu.

Ama nedense bir an cevap veremedim.

Vardı.

Sanırım sandığımdan çok daha fazlası vardı.

Bakışımı kaçırdım.

“Maalesef seninkinden fazla.”

Sıra ilerledi.

Kahvemi aldıktan sonra ödeme yapmak için telefonumu çıkardım.

Kasadaki çocuk bardağı önüme bırakırken Rüzgar kendi siparişini söyledi.

Sonra kartını uzattı.

“İkisini.”

Hemen döndüm.

“Hayır.”

Kasadaki çocuk durdu.

Rüzgar bana baktı.

“Alt tarafı kahve.”

“Ben kendim ödeyebilirim.”

“Biliyorum.”

“E o zaman?”

“Ben almak istedim.”

“Niye?”

Rüzgar birkaç saniye düşündü.

“Dün gitar konusunda yardım ettiğim için ödül olarak.”

İnanamayarak yüzüne baktım.

“Ödülü kendine mi veriyorsun?”

“Evet.”

“Benim kahvemi alarak?”

“Evet.”

“Sen gerçekten normal değilsin.”

Kartını çoktan okutmuştu.

Kasadaki çocuk gülmemek için önündeki ekrana bakıyordu.

Kahvemi aldım.

“Bunu sana geri ödeyeceğim.”

“İki yüz liralık borç yüzünden geceleri uyuyamam zaten.”

“Prensip meselesi.”

Rüzgar kendi kahvesini aldı.

“Peki.”

Birlikte kafeden çıktık.

Dışarı çıktığımız anda telefonum titredi.

Ceren’den fotoğraf gelmişti.

Açtım.

Az önce kafede yan yana durduğumuz bir fotoğraf.

Uzaktan çekilmişti.

Altında tek mesaj:

SİZ DAHA PROVAYA GİTMEDEN FAN SAYFASINA DÜŞTÜNÜZ

Durup ekrana baktım.

Rüzgar omzumun üzerinden fotoğrafa baktı.

“Güzel çıkmışım.”

Başımı ona çevirdim.

“Rüzgar.”

“Sen de fena değilsin.”

“Bunun sonu cinayet olacak.”

Rüzgar kahvesinden bir yudum aldı.

Son derece sakin görünüyordu.

“Bence hayranlarımız finali farklı yazıyor.”

“Hayranlarımız deme!”

Gülerek önümden yürümeye başladı.

Arkasından bakıp derin bir nefes aldım.

Sonra peşinden gittim.

Fakat bu kez prova odasına giderken aklımda dün olduğu gibi nasıl çalacağımız yoktu.

İlk defa Rüzgar’la yan yana yürümek…

eskisi kadar sinir bozucu gelmiyordu.

Ve nedense asıl canımı sıkan da buydu.

Rüzgar’ın peşinden müzik binasına doğru yürürken telefonumu tekrar cebime koydum.

“Bu arada,” dedim, “kahve alman sana yarınki provada herhangi bir ayrıcalık sağlamıyor.”

Rüzgar arkasını dönmeden yürümeye devam etti.

“Ne tür bir ayrıcalık beklediğimi düşünüyorsun?”

“Bilmiyorum. Senin egonun çalışma sistemini henüz çözemedim.”

“İki yıldır uğraşıyorsun.”

“Üzerinde çok vakit harcamıyorum.”

“Tabii.”

Yanına yetiştiğimde kampüsün içinden geçiyorduk. Hava serinlemişti. Derslerden çıkan öğrenciler gruplar hâlinde etrafta dolaşıyor, bazıları kafelerin önünde oturuyordu.

Birkaç kişinin bize baktığını fark ettim.

Bu kez görmezden geldim.

Uğur haklıydı.

Her bakışa anlam yüklersem bütün günümü insanların ne düşündüğünü düşünerek geçirirdim.

Rüzgar kahvesinden bir yudum aldı.

“Bugün daha sakinsin.”

Ona baktım.

“Ne demek o?”

“Dün herkes sana bakınca okuldan kaçmışsın.”

Adımlarım yavaşladı.

“Nereden biliyorsun?”

“Poyraz görmüş.”

Tabii.

“Kaçmadım.”

“Dersin varken eve gitmişsin.”

“Canım istedi.”

Rüzgar birkaç saniye yüzüme baktı.

Bu kez dalga geçmedi.

“Rahatsız mı ediyor?”

“Ney?”

“İnsanların konuşması.”

Omuz silktim.

“Biraz.”

“Beni etmiyor.”

“Fark ettim. Gönderileri beğeniyorsun.”

Güldü.

“Komikler.”

“Çünkü senin hakkında yıllardır zaten bir sürü şey konuşuluyor.”

“Senin hakkında da.”

“Aynı şey değil.”

“Neden?”

Bir an düşündüm.

“Bilmiyorum.”

Aslında biliyordum.

İnsanların gitarımı konuşmasına alışmıştım. Nasıl çaldığımı, sahnedeki hâlimi, görünüşümü… Bunların hepsi bir şekilde bana aitti.

Ama bir insanla aramda olmayan bir ilişkiyi uydurmaları farklıydı.

“Kontrol edemediğim bir hikâyenin içine konulmayı sevmiyorum,” dedim sonunda.

Rüzgar bana baktı.

“Bu çok senlik bir cümleydi.”

“Ne demek istiyorsun?”

“Kontrol kısmı.”

Gözlerimi kıstım.

“Dün gitarımı düzeltmene izin verdim diye beni çözdüğünü sanma.”

“İzin mi verdin?”

Duraksadım.

“Konumuz bu değil.”

Gülümsemeye başladı.

“Bayağı elimden tuttun—”

“Sen benim elimi tuttun.”

“Detay.”

“Oldukça önemli bir detay.”

Rüzgar kahvesini dudaklarına götürdü.

“Yüzün yine kızardı.”

Elimi yanağıma götürmemek için ciddi bir irade gösterdim.

“Kızarmadı.”

“Tamam.”

“Gerçekten kızarmadı.”

“İnanıyorum.”

“Senden nefret ediyorum.”

“Bunu çok söylüyorsun.”

“Çünkü sürekli hak ediyorsun.”

Müzik binasına vardığımızda kapıyı açıp içeri girdim.

Bu kez benim için tutmasına fırsat vermedim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.