İçeriğe geç

Kırık kanatlar

Bölüm 3 · 1 dk okuma

Kırık kanatlar

Bölüm 3

3. BÖLÜM — HESAPLAŞMA

Sabahın ilk ışıkları odaya sızdığında göğsündeki o ağır yük hafiflememişti ama belirsizlik bitmişti. Artık ne yapacağını biliyordu. Günlerdir Kerem ve çetesinin hissettirdiği o aşağılanma, korku ve çaresizlik yerini buz gibi bir soğukkanlılığa bırakmıştı.

Okul kapısından içeri girdiğinde adımları her zamankinden farklıydı. Omuzları düşük değildi, gözleri yeri taramıyordu. Koridordan geçerken Kerem’in gürültücü kahkahası duyuldu. Her zamanki gibi kendi etrafına topladığı kalabalıkla dersliklerin önünde duruyordu.

Kerem, ona doğru yaklaşan adımları fark ettiğinde yüzüne o alaycı gülüşünü oturtmak istedi. "Bakın kim gelmiş..." diye lafa başlayacaktı ki, kelimeler boğazında düğümlendi. Karşısındaki gözlerde o tanıdık korkudan iz yoktu.

Yavuz doğrudan Kerem’in karşısında durdu. Mesafe bir adımdan azdı.

— "Bitti Kerem," dedi. Sesi bağırmıyordu ama koridordaki herkesin duyabileceği kadar net ve ağırdı. "Bundan sonra tek bir kelime daha edersen, kimsenin canını yakacak o gücü bulamayacaksın."

Kerem neye uğradığını şaşırdı. Kalabalığın önünde hiç böyle bir çıkışla karşılaşmamıştı. Kendini toparlamaya çalışarak Yavuz’un üzerine yürüdü:

— "Sen kime tehdit savuruyorsun lan?"

Yavuz bir adım bile geri gitmedi. Gözlerini Kerem’in gözlerinden bir saniye bile ayırmadı.

— "Seni tehdit etmiyorum. Sana ne olacağını söylüyorum," dedi yavaşça. "Hani o güvendiğin, herkesin arkandan konuştuğu ama senin bilmediğin o defter var ya... Artık açık. Yarın bu okulda kimin rezil olacağını hep birlikte göreceğiz."

Kerem’in yüzündeki o özgüven maskesi ilk kez o an çatladı. Yavuz arkasını dönüp sırasına doğru yürürken, arkasında bıraktığı şey artık boyun eğen bir kurban değil, Kerem’in en büyük kâbusuydu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.