İçeriğe geç

KIRIK KALPLER DURAĞI

Bölüm 1 · 5 dk okuma

KIRIK KALPLER DURAĞI

Bölüm 1

GİRİŞ

*Eslem Adalı*

12 Yaşındaydım annemi kaybedip yetim kaldığımda.

O anı bir anlığına anımsadım.

Annemin kanlar içinde yere düşen bedeninden yüzümü kaldırıp o caniye bakmıştım.

Korku ve öfke.

Bu iki duyguyu aynı anda yaşamıştım. Ellerimin titremesine engel olamayıp içimden binlerce kez kendime hakaret ettiğimi hatırlıyordum.

Bana da zarar vermesini beklemiştim ama yapmamıştı. Aksine benden kaçıyormuş gibi kapıya doğru korkuyla uzaklaştı.

Dışarıdan gelen çığlıklar ve siren sesleri hâlâ bazen beynimde yankılanıyordu. O daha kaçmadan yakalanmıştı. Son kez yüzüme bakıp dediği şeyi hatırladım.

'Özür dilerim kızım, özür dilerim.'

Babam annemi öldürmüştü. Annem toprağa,o hapse girmişti.

Ya ben?

İşte buradaydım. 16 Yaşındaydım ve şuan bir elimde valiz bir elimde telefonumla karşımdaki binaya bakıyordum. Ne kadar da büyüktü.

Kim bilir için kaç acı sığdırıyordu.

Kim bilir duvarları kaç kişinin çaresizce ağlamasına şahit olmuştu.

Belki de bu gece benim ağlamama da şahit olacaktı.

- İşte burası. Nasıl beğendin mi?

Sağımda duran,beni buraya getiren öğretmenime baktım.

Olumlu anlamda kafamı aşağı yukarı salladım. Aslında gerçekten beklediğimden güzeldi burası. Yetimhane diyince gözümün önüne eski ve ürkütücü bir yer geliyordu. Ama burası dışarıdan bakıldığında baya temiz ve ferah görünüyordu.

Kapıdan içeri girmeden önce kendi kendime sordum; Dışarıdan göründüğü kadar, içeriden de bu kadar güzel midir yoksa çirkin midir?

*Suzan yüce*

Aynadaki yansımama baktım. Ne kadar da çirkindim. Tekrar tekrar kendimden nefret etmiştim yine.

Gözlerimin altı mor, şiş ve içi ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu.

Az önce geçirdiğim sinir krizi yüzünden yolduğum saçlarım...

Saçlarıma asla kıyamayan, başkasının dokunmasına şiddetle karşı çıkan ben şimdi saçlarımı mahvetmiştim.

Ne yaşamıştım ben? Bir kaç dakika önce bana söylenilen sözleri tekrar hatırladım. Annem bana bakamıyor ve beni bu yüzden bir yetimhaneye yerleştireceğini söylemişti. Küçüklükten beri nefret ettim o yere. Arkadaşlarıma ben asla o yere gitmem dediğim yere gitmek zorunda kalıyordum şimdi.

Anneme hak vermeye çalışıyordum ama yapamıyordum. Maddi durumu son yıllarda çok kötüydü. Kendi karnını bile zor doyuruyordu. Bir de bana bakmak zorunda kalması işlerini hayli zorlaştırmıştı.

Babamın yanında da kalamazdım çünkü üç ay önce bana daha fazla bakamayacağını ve beni sürekli üzeceğini söyleyip,annemin yanına yollamıştı.

Ne oldu bu iki ebeveyne? 6 yıl önce kızım bende kalsın diye birbirlerini yiyip dava açan insanlar şimdi kızlarına sahip çıkamıyorlardı. İkisi de aynı şeyi söyleyip beni sürekli bir yerlere postalıyorlardı.

Arkamda ki derin derin alınan nefes sesine odaklandım. Annem arkamdaydı ve anladığım kadarıyla ağlıyordu. Ona bir şeyler söylemek istiyordum ama yapamıyordum. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Ona öfkeli miyim yoksa ona hak veriyor muyum bilmiyordum. Düşünmeden edemiyordum. Benim annem ve babam gibi ebeveynleri olan bir çok çocuk vardı. Hepsi eminim şu soruyu soruyorlardı; Madem anlaşamıyordunuz neden bir çocuk dünyaya getirdiniz?

Geçen senelerde anneme bu soruyu sorduğumda bana;Bir çocuğumuz olurda aşkımız kuvvetlerin, ilişkimiz düzelir sandık. Fakat yanılmışız.

Demişti.

Ne saçma bir karar demi ama? Bir ilişkiyi kurtarmak için çocuk sahibi olmak... Ve herşeyin daha da berbat olup o çocuğunda hayatının da mahvolması...

Sonunda gücümü toplayıp annen

Me doğru döndüğümde bir an afalladım. Sessizce ağlıyordu. Bir elinde peçetesini, diğerinde valizi tutuyordu. Gerçekten yapacaktı bunu. Beni gönderecekti yurda.

O an şunu da fark etmiştim bu aniden gelişen bir olay değildi, annem bunu zaten çok önceden düşünüp planlamıştı. Muhtemelen tüm işlemleri halletmiş benimle konuşma işini en sonra bırakmıştı. Ona diyecek bir şey bulamıyordum.

O lanet yere gidecektim.

Ama orada kalabilecek miyim işte bunu bilmiyordum...

*Yasemin Yumak*

-Bana bak zilli bırak rujumu.

- Banane benim oldu artık.

-Kız sen var ya ne yaman bir şeysin öyle?

Odamdan bir hışımla kaçan bücürüğün arkasından koştum. Merdivenlerden tam ineceği sırada onu belinden tutup kendime çektim. Arkamdan gelen ablası biraz sert bir şekilde kardeşine uyarıda bulundu.

- Kübra kaç kere dedim başkalarının eşyalarını alma diye. Şaka da olsa bunu yapmamalısın.

- Ama benim hiç rujum yokki,bir tanecik olsa ne olur sanki?

Tatlı gözükmeye çalışarak bizi kandırmaya çalışıyordu. Ama ne ablası ne de ben bunu yiyip ona bir ruj vermeyecektik. Daha yaşı çok küçüktü ve bu doğru olmazdı. Elindeki ruju yavaşça alıp ayağa kalktım ve arkamda duran 8 yıllık arkadaşıma gülümsedim.

-Demek ciddi ciddi gidiyorsun?

-Evet, üzülmeli miyim yoksa gülmeli miyim kestiremiyorum. 8 yıldır bu yetimhanede yaşıyor ve seninle ayı odayı paylaşıyordum. Şimdi iste kendi kazandığım parayla evimi aldım ve taşınıyorum.

- Senin kadar güçlü bir arkadaşım olduğu için çok seviniyorum gerçekten. Kız kardeşine de sahip çıkmayı başardın. Umarım birbirinize ömür boyu bağlı olursunuz.

- Umarım.

Ecrin ile sımsıkı sarıldıkdan sonra valizini almak için odaya geri döndü. O sırada bir çok kız ona veda etmek için kapımızın önüne gelmişti bile. Yetimhane de herkes bizi tanıyordu çünkü sadece beş altı kişinin yaşı diğerlerine göre büyüktü. Yaşı 17 olanlardan biri de bendim ve buradaki insanların gönlünü kazandığım için mutluydum.

Ecrini yolcu etmek için aşağı bahçeye indik. Müdürümüz Melek hanım ise elinde valizi olan bir kız ve yaklaşık 35-36 yaşlarında bir kadın ile konuşuyordu. Ecrini ve bizi görünce hafif tebessüm edip bize doğru ilerledi. Arkasından da iki kişi onu takip ediyordu.

- Demek gidiyorsun Ecrin,seni çok özleyeceğiz.

- Bende sizi çok özleyeceğim. Bu zamana kadar her konuda bana yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.

Birbirlerine sarılıp vedalaştılar. Ecrin tuttuğu taksiye bindikten sonra yeni evine doğru yol aldı. Herkes tekrar dağılmaya başladı. Kimisi odalarına geri döndü kimisi dışarıda ki işlerini halletmek için dışarı çıktılar.

Tekrar içeri girmek için yeltendiğim zaman Melek hanım beni durdurdu.

-Yasemin kızım dur sen.

Bir elini benim omzuma koyup diğer elini de sol tarafında kalan kızın omzuna koydu

.

-Bu Eslem Adalı buraya yeni geldi Yasemin. Senin odanda kalacak. Ona burada ki kurallar dan ve kızların ne kadar iyi olduklarından bahsedersin. Eslem ile çok iyi anlaşacağınızı düşündüğüm için senin odan da kalmasına karar verdim. Yurda bir kaç kız daha başvuru yaptı onları da sizin odayı vermeyi düşünüyorum. Umarım hepiniz çok iyi anlaşabilirsiniz.

- Umarım Melek hanım o zaman biz odamıza çıkalım.Gel Eslem gidelim.

Kısa sıcak bir gülümseme gönderdim. Ağzını açıp tek bir kelime etmesede kanı sıcak gelmişti nedense bana. Hafifçe tebessüm edip, öğretmeni olduğunu anladığım kadınla vedalaştılar. Ardından Eslem ile yurdun merdivenine yöneldik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.