BÖLÜM 1:ARDEN KIRIKHAN
Omzumdan düşen çantayı takmaya çalışırken nefes almayı unutmuştum resmen.Hadi ama ya!Kim ilk günden işine geç kalır ki?Cidden şansıma hayret ediyorum.Eğer bu işe geç kaldım diye kabul edilmezsen ne yaparım bilmiyorum.Bu güne kadar on beş başarısız iş girişimim oldu.Evet,yanlış duymadın 15 başarısız iş girişimim var.Bunun yüzünden bu kadar telaşlıyım ya.Gerçi işlerden kovulmamda karakterimin de payı var.Haksızlığa ha,birde erkeklere asla tahammül edemem.Düşüncelere dalmışken çoktan binanın önüne geldiğimi hiç farketmemişim Döner kapıdan içeri girdiğimde bu insan kalabalığının arasından nasıl sıyrılacağımı düşünürken,binanın sağ tarafının daha boş olması dikkatimi çekti.Oraya doğru sessizce giderken bağrışlar duydum,ses bir kapının ardından geliyordu.Merak edip başımı içeri uzattığımda görüş açımda sarışın bir kadın ve arkası dönük olduğundan yüzünü tam seçemediğim bir adam vardı."Ama neden Arden?Seviyorum seni!" diye bağırdı sarışın kadın bir an da adam "Anla artık Alya sevmiyorum seni'' işte erkeklerden nefret etmemin yegane sebebi.Çok kalp kırıcı ve kabalar,bu da öyle herhalde.Düşüncelere dalmışken adının Alya olduğunu öğrendiğim kadının bağrmasıyla kapı hafifçe oynadı ve Arden denen adamın gözleri kısa bir anlığına bana ilişti."Ama neden?" diyen ses bir daha duyulduğunda çoktan tüymeye kara vermiştim bile.Derken o adam "İşte bu yüzden!"diye bağırıp arkadan bana sarılana kadar.Sesi o kadar gür çıkmıştı ki tüm salon duymuştu bu gürültüyü.Şaşkın şekilde bizş kaydetmeye başlamaları ise tam bir sürprizdi benim için.Alya denen kız ağlayarak uzaklaşırken bana sarılan adam beni kolumdan sürüklemeye başladı.Yangın merdivenine gelmemizle beraber olayın şokunu atlatıp,"Ne yaptığını zannediyorsun!" diye bağırıverdim.Yüzüme bakıp beni şöyle bir süzdükten sonra "Bak,üzgünüm ama bunu yapmak zorundaydım.Ama...Artık her şey için çok geç,herkes her şeyi çoktan kayıt altına aldı.Haberler çoktan magazine ulaşmıştır bile." o bunları söyledikten sonra onu kısa bir süzdüm,iki metre denecek kadar uzundu,siyah saçları ve bir deniz kadar derin mai gözleri vardı,teni ise hafif kavruktu.Epey yakışıklıydı ama onun bunu bilmesine gerek yoktu."Hah!Magazin ne yapsın seni ya da beni?Kimsin sen,Harry Potter mı?" dedim gözlerine bakarak.Güldü,uzun denebilecek bir süre güldü ve "Eh bir Harry Potter değilim ama,tanıştırayım ben Arden Kırıkhan.Kırıkhan şirketin sıradaki varisi ve CEO'suyum."sözleri beni şaşkınlığa uğratırken sözleri kafama dank etti.Hayır ya,yanlış duymuşumdur sıradaki patronum değildir o.Ben şaşkınlıkla kalakalırken elimi tuttu ve beni yukarı çıkarmaya başladı.Yerin dibine gir İklim!Patronun o senin,daha kibar olsana.Aha bu işe kabul bile edilmedik.Cidden mükemmel.Derken çoktan odasına gelmiştik."Sana bir teklifim var." dedi.Bakalım neymiş bu teklif...