İçeriğe geç

KIRIK FREKANS

Bölüm 2 · 2 dk okuma

KIRIK FREKANS

Bölüm 2

Nadir’in Sığınağı

Dizlerimin üzerinde, soğuk ve nemli asfalttan o metalik cismi aldım. Dokusu pürüzsüzdü ama inanılmaz bir yoğunlukla avucuma yerleşti. O an, imkansızın ağırlığını hissettim. Bu, benim Zamansal Kısa Devre teorimin elle tutulur, soğuk bir kanıtıydı.​Hızla daireme sığındım. Şehrin elektriği titreyerek yanıp sönüyor, dışarıdaki kaosu gösteriyordu. Kırık Mühür'ü masamın üzerine koymuştum. Yanına yaklaştırdığım elektronik cihazlar anında kapansa da, odanın en ucundaki eski, kablolu modemim titrek bir yaşam belirtisi gösteriyordu. İnternet tamamen ölmemişti, sadece can çekişiyordu.​Bu durum, stratejimi değiştirdi. Kendi akademik bilgimi kullandım; Mühür'deki mimari kodları çözdüm ve üzerindeki \tau (Tau) sembolünün anlamını teyit ettim. Bu simge, Zamansal Fiziğe dairdi. Benim tek ihtiyacım, bu veriyi ciddiye alacak, sistem dışı bir uzmandı.​O, kendi izole network'ünü kurmuş, büyük şirketlerin açığını ifşa eden efsanevi, anonim hacker Nadir'di.Gecenin ilerleyen saatlerinde, sürekli kopan bağlantıyla mücadele ederek Nadir’in gizli forumuna sızmayı başardım. Her harf bir saat sürüyordu, ama pes etmedim.​Mesajım şuydu:​"Sizin teoriniz haklı. Zamansal Kısa Devre başladı. Elimde, Tau (\tau) sembolünü taşıyan bir kanıt var. Yüz yüze görüşmek zorundayız. Sabah, şehrin en büyük sanayi bölgesindeki tren yolu yanındaki eski binanın kapısında bekleyeceğim. Eğer gelmezseniz, ne benim ne de sizin sistemleriniz hayatta kalacak. Kim olduğumu kanıtlamak için şunu bilin: Bu cisim, bir anlık "Gecikme Yankısı" yarattı."​Gönder tuşuna bastığım an, modemden gelen cızırtı kesildi ve ekranım simsiyah oldu. İnternet bütünüyle çökmüştü. Sadece o son mesajın gittiğini umabilirdim. Sabah, titrek elektrik hala vardı ama internet tamamen ölmüştü. Kırık Mühür cebimdeydi ve beni fiziksel olarak Nadir'in olması gereken yere doğru çekiyordu.​ Tünelin yanındaki eski binanın, paslı metal kapısına ulaştım. Kapının ardında, Aras’ın izole network'ünün sabit sesi duyuluyordu.​Kapıyı ittim ve indim. Server odasında, monitörlerin loş ışığı altında bir adam klavyesinin başındaydı.​Yutkundum. "Nadir?" diye fısıldadım.​

Adam yavaşça arkasına döndü. "Aras," dedi. Sesi gergindi. "Bu sabah geleceğinizi biliyordum. Mesajınızdaki Gecikme Yankısı'nı kontrol ettim. Açıklanamayan bir anormallik var."​ Yavaşça elimi montumun cebine attım ve Kırık Mühür'ü çıkardım. Metalin loş ışıkta parlamasına izin verdim.​ Aras'ın gözleri anında dehşetle büyüdü. Sandalyesinden fırladı.​"Ne... Ne oluyor? O da ne? O frekans bozulması... Onu nereden buldun sen?! Cevap ver!" diye bağırdı.​Mühür havada bir an durdu. Aras, server odasının vızıltısı aniden yükselirken ellerini yüzüne kapattı. "Bu odayı mahvedebilir! Geri koy onu!"​ Mühürü hızla geri sakladım.​"Çok soru soruyorsunuz, Aras," dedim, sesimi kontrol ederek. Bu sefer rol sırası bendeydi. "Bana yardım edeceksiniz önce. Bu cismin ne olduğunu, siz bana anlatacaksınız!"​ Aras'ın panikleyen gözleri beni süzerken devam ettim: "Bunu dün gece, şehrin merkezinde buldum" dedim. Yaşlı adam kısmını şimdiden anlatmayacaktım özet geçerek olayı anlattım. "Neler oluyor?"​ diye sordum.Aras'ın yüzündeki şaşkınlık, yerini hızla derin, hesaplanmış bir gizem ifadesine bıraktı.

​"Dün geceki olay..." diye mırıldandı."Bu, söylediğin o Gecikme Yankısı'nı yaratıyor. Bu, benim teorilerimle kesişiyor."​ "Peki yardım edecek misiniz, etmeyecek misiniz?" diye sordum, taviz vermeden.​Aras, başını yavaşça salladı. "Serverlarımı kurtarmak zorundayım. Ve bu, senden aldığım tek ipucu. Tamam. Size yardım edeceğim. Ama şimdi çık git. Seninle birlikte bu odada kalamam" dedi."Yarın sabah," dedim. "Yine aynı saatte burada olacağım.

"Şimdi git ve o cismi sakın kimseye gösterme" dedi. Ayağa kalktım ve kapıdan dışarı çıktım. Kırık Mühür, montumun cebinde bir sır gibi saklıydı.

Bölüm sonu

4 yorum

  • Çokgüzel yazmışsin gerçekten böyle insanı devamını okumaya çekiyor. Sadece geçiş kısımlarını birazdaha ayrıntılı yazsan daha iyi olur gibi .tabii herkesin kendi düşüncesi. Eline sağlık👌

    1Yanıt