Ada, uzun siyah saçları, ışıl ışıl parlayan ela gözleri olan 165 boylarında tatlı bir kızdı. Tabi bunlar basit tanımlar. İnsana umut veren, çok tatlı bir gülüşü vardı. İşte o gülüş herşeye bedeldi.
Bir Eylül sabahı Ada aniden gözlerini açtı. Hemen yatağının yanında duran sehpadaki telefona uzandı ve saati baktı. O an şok olmuş bir halde yataktan fırladı. Oflayarak yüzünü yıkamaya koştu. O gün okulun ilk günüydü. Ve ilk günden geç kalmıştı. Lavobodan çıktıktan sonra acele acele kıyafetlerini giyip, saçını topladı. Şöyle bir aynada kendine baktı. Ve suratını astı çünkü okulun ilk gününü böyle hayal etmemişti. Çok özensiz duruyordu üzerindekiler. Ayrıca ve en önemlisi kahvaltı yapmamıştı. Ne kahvaltı hazırlayacak ne de yiyebilecek vakti vardı çünkü. Aynada birkaç dakika daha kendine baktıktan sonra hemen kendine geldi. Anahtarlarını çantasından alıp evden çıktı.
Okulla evin arası 15 dakika kadar sürüyordu. Ada biraz hızlı yürüyerek 10 dakikada okula vardı.
Sınıfına çıkmak üzere merdivenlere yöneldi. Tam o sırada sınıfının en üst katta olduğu aklına geldi ve durakladı. Yavaş yavaş 5 katın merdivenlerini çıktıktan sonra sınıfın kapısının önüne geldi. Sınıfa sonradan girmekten nefret ettiği halde kapıyı çaldı ve içeri girdi. Sınıf çok kalabalıktı. Zaten pek arkadaşı da olduğu sayılmazdı. Arka taraflarda bir çocuğun yanına oturmaya yöneldi.
Ada:
-Oturabilir miyim?
Çocuk:
-Bilmem oturabilir misin?
Diyip gülümsedi. Ada ise birşey demeden oturdu.
İlk ders bitmişti. Teneffüs zili çaldı. Ada tam kalkacak iken çocuk kolundan tutup :
-Nereye?
Ada:
-Sanane acaba diyip kalktı ve kantine doğru yürüdü
Kantinden en sevdiği salamlı tosttan aldı. Ve sınıfa doğru yiyerek çıkmaya başladı. Sınıfa çıktığında yanındaki çocuk yerinde yoktu. Sıraya oturdu. Tostunu yedikten sonra birşeyler okumaya başladı. O sırada zil çaldı ve herkes içeri girdi. O çocuk da içeri girdi Adanın yanına oturup elini uzattı.
- Senin tanışmaya pek niyetin yok gibi ama ben yine de tanıtıyım kendimi. Özgür ben
Ada da yavaş yavaş elini uzattı
- Ada ben de. Hem bu sabah biraz kötü geçti o yüzden pek dikkat etmedim ne yaptığıma.
-Anladım. Tanıştığıma memnun oldum Ada
-Ben de tanıştığıma memnun oldum Özgür.
O sırada hoca içeri girdi. Dersler işlendi. Teneffüsler derken o gün öyle geçti. Ada derslere pek odaklanamamıştı. Çünkü gece işleri yüzünden çok geç yatmıştı. Dersleri nerdeyse uyuyarak geçirmişti. Çıkış zili çaldı. Ve ada hâlâ uyanmamıştı. O sırada Özgür:
- Ama ilk günden de bu kadar uyulmaz ki
Ada yavaşça kafasını kaldırarak :
- Ne var Özgür ya
- Ne mi var ders bitti be kızım kalk hadi. Ha eve gitmeyi düşünmüyorsan kalkma devam et uykuya
- Oh bee sonunda bitti mi? diyerek kalktı.
Özgür gülerek :
-Bitti bitti hadi gidelim dedi.
Ada hemen eşyalarını topladı. Okulun kapısına kadar beraber sessizce yürüdüler. Ada :
-Teşekkür ederim Özgür
- Niçin teşekkür ediyorsun?
- Ee sen uyandırmasan kimse uyandırmazdı da o yüzden
- Ne demek her zaman diyerek gülümsedi.
Ada:
- O zaman yarın görüşürüz
-Görüşürüz ama evde uyuyup gel olur mu diyip gülerek uzaklaştı.





