Kimse konuşmadı.
Yağmur teknenin metal çatısına vuruyordu.
Boğaz karanlığın içinde kaybolmuştu.
Ama Lara'nın dünyası çok daha karanlık bir yere düşmüştü.
"Kızım."
Adam bu kelimeyi Nermin'e söylemişti.
Nermin'e.
Annesine.
Bu imkânsızdı.
Nermin ellili yaşlarının sonundaydı.
Karşılarındaki adam ise en fazla altmışlarında görünüyordu.
Aralarında baba-kız olacak kadar yaş farkı yoktu.
Bu yüzden kimse konuşmuyordu.
Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu.
Adam tekne içinde yavaşça ilerledi.
Bakışları Nermin'in yüzündeydi.
"Uzun zaman oldu."
Nermin'in gözleri doldu.
Ama bu özlem değildi.
Korkuydu.
Derin bir korku.
"Burada olmaman gerekiyordu."
Adam hafifçe gülümsedi.
"Aynı şeyi senin için de söyleyebilirim."
Lara sonunda dayanamadı.
"Birisi bana ne olduğunu açıklayacak mı?"
Adam ilk kez ona baktı.
Uzun süre baktı.
O kadar uzun baktı ki Lara rahatsız oldu.
Sanki onu inceliyordu.
Sanki bir fotoğrafa bakıyordu.
Sonra yavaşça başını salladı.
"Gerçekten annene benziyorsun."
Lara gözlerini kapattı.
"Bu cümleyi bir kişi daha söylerse denize atlayacağım."
Beklenmedik şekilde adam güldü.
Kaan ise hiç gülmedi.
Çünkü hâlâ adama bakıyordu.
Öfkeyle.
"Neden geldin?"
Adamın yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Çünkü sizi öldürecekler."
"Yeni bilgi değil."
"Bu kez farklı."
Teknenin motoru çalışmaya başladı.
İçlerinden hiçbiri çalıştırmamıştı.
Lara hemen döndü.
Dümenin başında başka biri vardı.
Yaşlı bir balıkçı.
Sessizce tekneyi kıyıdan uzaklaştırıyordu.
Nermin küfretti.
"Ne yaptın sen?"
Adam omuz silkti.
"Sizi kurtarıyorum."
"Kimse senden bunu istemedi."
"İsteyecek zamanınız kalmadı."
Kaan öne çıktı.
"Kim olduğunu söyle."
Adam ona baktı.
Uzun süre.
Sonra cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.
Kaan'ın önüne bıraktı.
Fotoğrafta iki erkek çocuk vardı.
Birbirlerine inanılmaz benziyorlardı.
Biri Kaan'dı.
Diğeri de...
Adamın genç haliydi.
Lara'nın nefesi kesildi.
"Kardeş misiniz?"
Adam başını salladı.
"Evet."
Tekne sessizleşti.
Kaan gözlerini kapattı.
Sanki yıllardır kaçtığı bir gerçekle yeniden yüzleşiyordu.
"Tanıştırayım."
Adam Lara'ya döndü.
"Ben Kerem Karaca."
"Ve Kaan'ın ikiz kardeşiyim."
Lara dondu.
İkiz.
Bir anda her şey yerine oturmaya başladı.
Aynadaki görüntü.
Fotoğraflardaki adam.
Telefondaki ses.
Benzer yüzler.
Hepsi.
Çünkü bu kişi Murat değildi.
Kerem'di.
Kaan'ın ikiz kardeşi.
"Babam değilsin."
Kerem başını salladı.
"Hayır."
Lara istemsizce rahatladı.
Ama sadece bir saniyeliğine.
Çünkü ardından gelen cümle daha kötüydü.
"Ama babanın neden kaybolduğunu biliyorum."
Nermin gözlerini kapattı.
"Kapa çeneni."
Kerem onu duymamış gibi devam etti.
"Murat kaçmadı."
Lara'nın kalbi hızlandı.
"Ne demek?"
"Kimse gönüllü olarak gitmedi."
Sessizlik.
"Onu aldılar."
Bu kez tekne üzerindeki herkes sustu.
Kaan bile.
Lara'nın boğazı kurudu.
"Kim aldı?"
Kerem cevap vermeden önce Boğaz'ın karanlığına baktı.
Sonra yavaşça konuştu.
"Ayna Kulübü."
Lara yumruklarını sıktı.
Yine aynı isim.
Yine aynı gölge.
"Babam yaşıyor mu?"
Kerem bu kez cevap vermedi.
Bu cevap vermeyiş, Lara'nın canını bütün yalanlardan daha çok yaktı.
"Yaşıyor mu?"
"Onu en son on sekiz yıl önce gördüm."
Lara'nın dizlerinin bağı çözüldü.
On sekiz yıl önce.
Bu demekti ki...
Bir noktada gerçekten yaşamıştı.
"Ve annem?"
Nermin anında başını kaldırdı.
"Hayır."
Kerem ona baktı.
"Gerçeği sonsuza kadar saklayamazsın."
"Kerem."
"Yirmi yedi yıl geçti."
"Lanet olsun sana."
Kerem ilk kez sertleşti.
"Hayır."
Bakışları Nermin'e kilitlendi.
"Yirmi yedi yıl önce verdiğin kararın bedelini artık herkes ödüyor."
Tekne sessizliğe gömüldü.
Lara bu cümleyi kaçırmadı.
Karar.
Nermin'in verdiği karar.
Yangın.
Kayıplar.
Ölümler.
Hepsi bir kararla mı başlamıştı?
Tam soracaktı ki balıkçı aniden ayağa fırladı.
"Lanet olsun."
Herkes döndü.
Uzakta ışıklar görünüyordu.
Hızla yaklaşan ışıklar.
Bir değil.
İki değil.
Üç sürat teknesi.
Ve hepsi doğrudan onlara doğru geliyordu.
Kerem küfür etti.
Kaan'ın yüzü sertleşti.
Nermin'in rengi attı.
Çünkü hepsi aynı şeyi anlamıştı.
Bulunmuşlardı.
Kerem ceketinin içinden bir silah çıkardı.
Lara'nın midesi düğümlendi.
"Kim onlar?"
Kimse cevap vermedi.
Çünkü cevap vermeye gerek yoktu.
Sürat teknelerinin ön kısmında aynı sembol vardı.
Kırık bir ayna sembolü.
Ayna Kulübü onları bulmuştu.
Ve bu kez saklanacak bir yer yoktu.
🗣️ Okuma Kulübü Sorusu: Sizce Nermin'in yirmi yedi yıl önce verdiği karar neydi? Ve bu karar gerçekten bütün felaketlerin başlangıcı mı, yoksa Kerem hâlâ gerçeğin yalnızca bir kısmını mı anlatıyor?