Yine sıradan bir cumartesiydi. Aileleri arkadaş olan Chris, Daring ve Dexter akşam buluşacaklardı. Belki birkaç video oyunu oynar, pizza falan sipariş ederlerdi.
"Dex! Daring hala gelmedi mi?"
Chris yatakta uzanmış telefona bakıyordu.
"Hayır Chris, daha kaç kere söyleyeceğim? Daring'in babasının arabası bozulmuş, beş on dakika sonra burada olacaklar. Şoför öbür arabalarını getiriyormuş."
Chris derin bir of çekti:
"Yaşlı adam hala o eski arabayı kullanıyor. Babam kendi otogalerisinden Jeep vermeyi teklif etti ama kabul etmiyor işte. Kibirli."
Tam o sırada kapı açıldı.
"Kim kibirliymiş?"
Daring içeri girer girmez Dexter ve Chris kendilerine çeki düzen verdiler. Chris boğazını temizledi.
"Yok bir şey ya! Babanın arabası nasıl durumda?"
Daring çalışma masasının sandalyesini çekip oturdu.
"İyi durumda şu an. Ama zaten bayağı bir eskiydi yine de babamın ısrarla kullanma nedenini anlayamıyorum."
Dexter iç çekti.
"Onu bunu boş verin de. Ben çok sıkıldım. Bugün oyun oynamak yerine dışarı çıkalım."
Böylece dışarı çıkmaya karar verdiler.
Yolda yürürken Daring'in gözüne bir şey takıldı. Kağıdı yerden alıp diğerlerine döndü.
"Ne dersiniz? Arayalım mı?"
Kağıdın üstünde bir telefon numarası vardı: 17 846 56 70
Dexter yüzünü buruşturdu.
"Yani yerde bulduğumuz bir kağıt parçasında yazan bir numarayı öylece arayacak mıyız?"
Chris güldü.
"Neden olmasın? Ben varım. Hem sen sıkıldığını söylememiş miydin? Al işte sana eğlence."
Dexter iç çekti.
"İçimde hiç iyi bir his yok. Ya tehlikeli bir şey çıkarsa?"
Daring Dexter'in omzuna hafifçe vurdu.
"Mafya falan çıkacak hali yok ya!"
