Bugün yurtta son günümdü. Hani ne kadar kötü olsa da alışmışsındır ya olduğun yere ve o his peşini bırakmaz, alışkanlıklar kolay kolay içinden gitmez sen istemesen de ayakların gider alıştığı yere işte bugün ayaklarımın alıştığı yerden gidiyordum.
İşlemler yapıldı ve müdire tarafından çıkışım onaylandı bitmişti işte gidiyordum buradan. Elimde küçük bir valiz ve kapı dışındayım nereye gideceğimi dahi bilmiyodum. Dışarıya biraz göz gezdirdikten sonra gözüme siyah bir araba çarptı camları siyah filmle kaplıydı ve içeride hiçbir şey görünmüyordu. Ne kadar korksam da valizimi de alıp yürümeye başladım, ne telefonum vardı ne de gideceğim bir arkadaşım sadece müdirenin yatacak bir yer bulmam için elime sıkıştırdığı bir miktar para.
Gidecek yerim olmayabilir ama bu geceyi geçirecek bir yer bulmalıydım, yürüyordum ama nereye gittiğimi dahi bilmiyordum dönemeci dönüp bir sokağa girdiğimde küçükken yurttan kaçıp saklandığım sokak olduğunu anladım.
:Yanlış hatırlamıyorsam burada bir yerde bir pansiyon vardı.
Etrafıma bakarak pansiyonu aramaya başladım, biraz daha ilerlediğimde küçük bir tabela gördüm.
:İşte buldum aradığım yer burası.
O zaman gördüğümden daha kötü duruyordu ama geceyi geçirmem için mecburdum yarın çıkıp hem daha iyi kalacak bir yer hem de birkaç iş arayacaktım.
Merdivenleri yavaş yavaş çıkarken aslında ne kadar da eskidiğini anladım bu yerin. Bir gece kızım bir gece yarın kurtulucaksın dayan. Odanın anahtarını kapıya sokup yavaşça çevirdim. Valizimi içeri koyup kapıyı kapattım. Odada tek kişilik bir yatak, duvarda duran küçük bir televizyon, minik bir masa ve 1 tane tekli koltuk vardı. Gözlerim direkt duvardaki saate gitti. 18.02 hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Camdan dışarıya baktığımda sokak hiç tekin durmuyordu.
Tam perdeyi çekecekken bugün yurt kapısının önünde duran aracı gördüm. Ne olduğuna anlam veremiyordum, kim bu ve neden takip ediliyorum hissiyatı var içimde. Ya da ben abartıyorum en iyisi uyumam. Perdeyi çekip yatağa geçtim çok rahatsız bir yataktı yurttakilerden bile. Yatakta döne döne en sonunda yavaş yavaş mayışmıştım. Uykuya dalmadan önce gözüm saate gitti 22.30.
Gecenin zifiri karanlığında kapının tıklatılmasıyla uyandım. Kim neden gece 2 de kapıyı çalsın ki?
Korkak adımlarla kapıya gittim.
:Kimsiniz?
cevap yoktu. Son kez sorucaktım.
:Kimsiniz ve bu saatte neden rahatsız ediyorsunuz?