İçeriğe geç

Kimliksiz Satırlar

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Kimliksiz Satırlar

Bölüm 1

"Önsöz"

🎧 Rodrigo Concierto De Aranjuez For Quitar and Orchestra - 2. Adagio

Yağmur tüm zarafetiyle yeryüzüne yağar.

Bazen yeni hayatların filizlenmesi bazense yitip giden bir ömrün taziyesi için..

Ama zarafetinden hiçbir şey kaybetmez.

Hırçın ve şiddetliyken bile kendine göredir

Buluttan kovulduğunu hesaba katmayız yağmurun altında ıslanırken

Nedendir bu şiddet anlamayız tam da bu sebepten

Kovulur ve kimi zaman toprağa kimi zaman denize düşer damla damla

Her bir parçası başka bir aleme dağılır

Ve tabii ki bu paramparça haliyle bile alabildiğine güzeldir

Ama yalnızdır da

Belkide bu yüzden yağmurlu havalarda kasvetli hissederiz

Sanki onu anlıyormuşuz gibi

Vedasına eşlik ediyormuşçasına

Evinden kopup düşer toprağın bağrına

Toprakla buluşunca bir koku yayılır etrafa

Kimine göre elveda kimi göre merhabadır bu koku

Amansız bir sevdanın ruhumuza işlemesi gibi

Yabancı ama bir o kadar da tanıdık

Yağmuru çepeçevre sarar bu sevdaKök salmaya başlar toprağa

Toprak onu koparıp atana kadar fark etmez

Doğru zamanda yanlış kalpte olduğunu

Tekrar evine döner ama oraya ait değildir artık

Yapa yalnızlığının yanına sevdayı da ekler

Daha da şiddetlidir artık İçinde bitmek bilmez bir öfke vardırVe bunu bizden çıkarır

Sonra hiç beklemediği anda

Güneş göz kırpar küçük bir aralıktan

Bulutların hemen ardından

Yağmura dokunur ve “buradayım” der

Bir minik gökkuşağı oluşur

Tüm bedellerin tesellisi, yeni umutların gözbebeği

Yüreğimizi ısıtır usul usulİşte o zaman anlarız

Her son bir başlangıçtır

Onca yol gidersin

Yine de dönüp dolaşıp yolun başında bulursun kendini

Bir hiç uğruna dersin

Bir hiç uğruna tükettim ömrümü

Belki hırpalanırsın, pişmanlık duyarsın

Ama bilirsin artık

O yol boşuna yürünmedi

O yol seni sana getirdi

Belki yağmur hak etmemişti buluttan kovulmayı. Kimsesizce nehirlerde, okyanuslarda dolanmayı. Hak ettiği tek şey bir parça sevgiydi.Onu da toprakta bulacağını sandı. Gün geldi toprakta kovdu onu yanından. Filizlenemedi sevdanın tohumları ve yağmur evine döndü. Ama artık oraya ait hissetmiyordu. çok görmüş geçirmişti dolayısıyla büyüyüp gelişmişti de.

Yağmura düşen boyun eğmekti zamana. Zamanın iplerine takılı kalıp damla damla yitirmekti benliğini…Ta ki ufuktaki güneş ışığını fark edene kadar. Güneş ışığı onu sarıp sarmaladı. Yağmur hem kendine hem yeryüzüne hayat vermeye başladı yeniden.

Hak ettiği sevgi içini ısıttı. Uzun sağanaklar sonunda gerçek benliğine kavuştu. Evini ardından aşkını yitirdi sandı. Oysa evde, aşkta tek bir bedende ve onu bekliyordu sabırla.

Kadını da sabırla bekleyen bir şeyler vardı ama o bunu bilmiyordu henüz. O bir yağmurdu ve döngüsünü tamamladığında güneşine kavuşacaktı. Yaraları sarılacak, şifasını da kendini de bulacaktı. Sokağın ortasına çökmüş ve yenilgiyi kabul etmiş haldeyken ona bunu anlatamazdınız. Sayısız saatlerce kalkmadı çöktüğü yerden. Aklında dönüp duran onlarca düşünce, giderek artan yorgunluk ve dünyanın yükleri ona ağır geliyordu artık. Hayat durmayacaktı ayağa kalkmalıydı ama kimse gelip onu yerden kaldıramazdı. Bunlar bildiği şeylerdi zaten. Böyle bir beklentisi de yoktu. Hayatı boyunca ne yaptıysa kendine yaslanarak yaptı. O yüzden yokladı kendini bir kez daha. “Bu sefer gücüm var mı? Tekrar ayağa kalkabilir miyim? ”

Gün aydınlanırken ve havadaki kasvet geri plana çekilirken cevabını yüreğinin taa derinlerinde hissetti. Küçükte olsa bir umut kırıntısı vardı ve ona tutunarak yavaşça ayağa kalktı. Bu son çöküşü olur muydu emin değildi ama afilli bir ayağa kalkıştı.

Gün doğumuna doğru yürürken aklında tek bir soru vardı.

“Hiç bilmediğim bir şehrin alelade bir sokağına gitsem orada kendime rastlar mıyım? ”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.