İçeriğe geç

KİMLİK

Bölüm 3 · 5 dk okuma

KİMLİK

Bölüm 3

OYUN AKTİF

Oyun aktif yazısını inceledim. Ece'ye baktığımda şaşkındı. Hiç görmediğim bir surat ifadesi vardı.

Etrafa bakındığım da çoğu kişinin elinde ya telefon ya da panik içinde olduğunu farkettim. Peki neden tam okuldan çıktığımda geldi bu bildirim. Bu uygulama nasıl yüklendi. Etrafta tanımadığım bir tane erkeğin sesini duydum. "Uygulama silinmiyor" diye bağırıyordu. Gözleri dolmuştu. Oyun aktif yazısının altında kendi kimlik fotoğrafımı ve kimlik yazan bir yazının altında ~kaçan~ yazdığını farketmiştim.

Ece'nin telefonuna göz gezdirince ~katil~ yazısını farkettim. Ece'nin o panik ifadesinin sebebini şimdi anlamıştım. Peki... Katil ne demekti? Ece rastgele birini mi öldürecekti? Ece'nin yüzüne baktığımda göz göze geldik. Ardından telefonuna tekrar bakarak "Hayır, bu olamaz Efsun bu ne bana şaka diyin lütfen! " diye yalvarıyordu. Bunları söylerken kafasını iki yana sallayıp geri geri adım atıyordu. Herkes Ece'ye boş boş bakıyordu. Sınıftakilerde dahil. Ece'nin yanına ilerledim omzunun yanından iki elimle tuttum.

"Sakın ol. Bir bekle" dedim onu sakinleştirmeye çalışarak. Zavallı Ece'nin gözleri dolmuş. Bana bakıyordu yalvarıyordu gözleri bana sanki. Beni kurtar diyordu. Ama bunun ne olduğunu tam anlamamıştım bile. Ve sadece bize değil şuan etrafımdaki herkesde bu uygulamanın olduğundan emindim. Ece uygulamadan çıktı. Aramalara girdiğini tahmin ediyordum ki doğru tahmin etmişim. Annesini arıyordu. Bir süre bekledikten sonra. Kapatıp "Çalmıyor" diye mırıldandı.

Tahmin ettiğim kadarıyla başkalarıda katildi çünkü Ece'nin verdiği tepkilerin tam aynısı olmasada benzerlerini yaptıklarını farketmiştim. Efe ve Arda yanımıza geldiklerini farkettim. Onlara baktığımda Efe'nin telefonda kaçan yazan yazısını gösterdi. "İkimizde kaçanız" dedi. Güven vermek ister gibi. Ama onlara inanmaktansa tabikide Ece'ye inanırdım.

Üst sınıfımızda olduğunu bildiğim ama tanımadığım kız koşarak okulun içine girecekken. Kızın elindeki telefonun titrediğini farkettim. Telefonuna bakınca. Zaten bir o kadar askın ve çaresiz olan suratın daha da anlamadığı şekilde tepkisiz kaldığını farkettim. Diğer öğrencilere dönerek telefonda yazanları okudu. "Dikkat! İlk kuralımız herhangi yer veya mekana giriş yasağıdır. Yasak ihlal edilirse oyundan elenicektir" dedi kız. Sonra kapıya ardından bize baktı. İçimden nolur yapmasın. Girmesin söylendim. Fakat o çoktan okulun içine girmişti. Hiç birşey olmadınığı diğer kişilerle birlikte oda farkettim. Bize dönüp "Yalanmış" der demez yere çökerek kan kusmaya başlamıştı.

Ne olduğuna anlam bile veremezken yine üst sınıftan olduğunu bildiğim ama tanımadığım bir erkek de direk okulun içine girdi. Kız yere çökmüş hala öksüre öksüre kan kusuyordu. Herkes gözünü kapatıp bakamaz iken. Ben küçüklüğümden alışmıştım kana.

Üst sınıftaki erkek çocuk çöküp kızın omzunu tutarak. "İyi misin? " diye mırıldandığını işittim. Yani sence kız iyi miydi? Sorunun saçmalığını sorgularken. Üst sınıftaki o erkek çoçuğun da kaderi. Üst sınıftaki kız gibi olmuştu. Oda öksüre öksüre kan kusuyordu. Kızın kan kusması bitince yere yığıldığını farkettim. Bir kaç saniye bile geçmeden erkek çocuğunda yere yığıldığını farkettim.

Elenmekten kastıkları ölmek miydi? Herhangi bir mekana girmek yasaktı bunu anlamıştık. Fakat başka kurallar var mıydı? Bunları ihlal etmek üzereyken mi öğrenicektik yani.

Ece'ye döndüğümde Ece hala katil olma şokunu atlatamaması yetmediği gibi birde üstüne iki tane cesed görmüştü. Efe Ece'nin yanına doğru ilerledi. Sonra Arda ile bize döndü. "Ne olup olmadığını anlamak için biraz gezelim sonra Ece'nin yapması gereken konuya bakarız" dedi. Başımla onayladıktan sonra okul çıkışına doğru yürüdük. Ece en öndeydi. Biraz daha hızlanarak Ece'ye yetiştim. Elimi omzuna attım. Her zaman yanında olduğumu hatırlatmak için. Bana baktığında gülümseyebildiğim kadar gülümseyemeye çalıştım. Okul bahçesini terk ettiğimizde. Arkamızda kalan Arda ve Efe'ye döndüm. Napıcaktık kaçan olarak görevimiz neydi? Ece'nin cidden birini mi öldürmesi gerekiyordu. Herhangi birini nasıl anlıyacaktık katil olduğunu veya olmadığını. Katil olan kişi sadece kaçanı mı öldürebiliyordu. Kaçan kişi birini öldürebilir miydi?

Cevabını alamadığım soruları içime yıkarken. Etrafa baktığımda yerdeki bıçağı farkettim. Kanlıydı, öbürlerinin de farkedip farketmediği bakmak için duraksayıp arkama döndüm.

İstemediğim bildirim sesini bir daha duydum hepimize gelen bir bildirimdi. Bildirime bakmadan önce etrafa bakınırken parkta olduğumuzu farkettim. Banka doğru yürümeye başladım Ece'yi de yönlendirerek. Oturduktan sonra Ece yanıma oturdu. Efe ve Arda ise karşımıza yerleştiler.

Arda ve Efe neden bize yardım ettiler? Bizle geldiler ki? Belkide kalabalık olmak daha iyidir şuan. Tam olarak neyin içindeydik hiç bir fikrim yoktu. Nerden gelmişti bu uygulama? Neden bir mekana girmemiz yasaktı? Neden birilerini arıyamıyorduk? Küçük çocukların kaybolma sebebi bu muydu? Kaçan veya Katilleri neye göre seçiyorlardı? Kaçan ve Katil dışında başka bir kimlik var mıydı? Tam olarak napmamız gerekiyordu?

Hepimiz telefonlarımızı elimize aldık. Şifremi girdikten sonra kimlik uygulamsının kapağına baktım. Beyaz bir ekran. Üstünde kırmızı renkte sadece kimlik yazıyordu uygulamaya tıkladım. Derin bir nefes alarak yazan yazıyı içimden okudum. ~Oyuncumuz kaçan, herhangi bir etrafta bulduğun delici alet ile kendini koru. Ve hayatta kal~ yazıyordu. Arda ve Efe'ye de büyük ihtimalle aynı mesaj gelmişti o yüzden direk Ece'nin telefonuna baktım.

~Oyuncumuz katil, herhangi bir etrafta bulduğun delici alet ile 24 saatte sistemden rastgele verilen iki kişi hakkında kim ve konumları paylaşılmıştır. Onları 24 saat içinde bul ve katlet. Kim olduğunu ve konumunu görmek için iki kere ekrana tıklayın~ yazısını ben okuduktan sonra Ece gözleri dolu şekilde Arda ve Efe'ye gösterdi.

Onlar da yazıyı merakla okuduktan sonra Arda ayağa kalktı. Ve geldiğimiz yola doğru hızlıca yürümeye başladı. Efe oturduğu yerden "napıyorsun" diye bağırsada Arda duymamazlıktan geldi ve ilerledi. Bir 30 saniye falan ne olduğuna anlam veremez iken Arda az önce gördüğümüz kanlı bıçağı tutarak geri döndü yanımıza.

Yaptığı şeyi gram sorgulamadık Ece telefonunu bankın masasına hepimizin göreceği şekilde bıraktı. Ve ekranına denilen gibi iki kez tıkladı. Ekranda otuzlu yaşlarında bir adam çıktı. Fotoğrafın altına baktığımda adamın isminin Alp Turgut olduğu yazıyordu. Adamın kimlik fotoğrafından iri yarılı ve kaslı olduğu belliydi. Ece cidden bu kişiyi öldürebilecek miydi? Ece'yi tek bırakamazdım. Ece kendini pek savunabilen biri olmadığını düşünüyordum. Ona yardım edicektim hatta sadece ben değil Madem Efe ve Arda da peşimizden geldiler onlarda Ece'ye yardım ediceklerdi.

İlk Arda'nın masaya koyduğu kanlı bıçağa sonra Arda ve Efe'ye döndüm ve ciddi bir sesle "Madem peşimizden geldiniz bu yolda birlikteyiz. Ece'yeve birbirimize canı pahasına yardım ediceğiz" dedim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.