Telefonla konuşmaya devam ediyorduk ben geldim geliyorum Bir dakika diye onu oyalarken aslında karşısında duran kişinin aslında ben olduğumu bilmiyordu. Sonrasında kendimi tutamayıp bir kahkaha attım ve bana baktı ağzı açık kaldı, Noldu ya diye sordum, galiba ağzının açık olduğunu fark etti ve kapattı.
Yalan yok İlk tanışma için çok şirin bir tanışma olmuştu o gün akşama kadar beraberdik konuştuk, gezdik, oturduk veya bir şeyler içtik. Ve o gün fark ettim ki ben aslında gerçekten ona karşı bir şeyler hissetmeye başlamıştım...
Nasıl oldu kendim de bilmiyordum çünkü 3 yıldır hiç kimseye karşı bir şey hissetmemiş ve hayatımı bir bitki gibi devam ettirmiştim hiç kimseye bir şey hissetmeden hiç kimseye duygu besleyemeden... Belki de bu artık son bulacaktı kim bilir. Onun yanında kendimi çok huzurlu hissediyordum gerçekten güvendeymiş gibi ya da onun yanında gülüyordum, gülebiliyordum daha doğrusu ve bu size belki garip gelecek ama gerçekten hoşuma gitmişti. Evet birinin yanında gülebilmek hoşuma gitmişti çünkü o kadar uzun zamandır bunu yapmamıştım ki ve günler geçti hatta aylar ve ben artık Mert'in bana iyi geldiğine gerçekten inanmıştım.
Tanışalı 5 belki de 6 ay olmuştu ve evet ondan hoşlandığımı artık kabullenmiştim, O da sanki bana karşı bir şeyler hissediyor gibi davranıyordu ama gerçekten öyle miydi bilmiyorum,bu yüzden ona açılma cesaretini hiçbir zaman bulamadım. Ama bir gün en yakın arkadaşım Deniz'le konuşurken bir anda söylemeye karar verdim, bilirsiniz ya en yakın arkadaş gazına geldim işte... "Keşke gelmeseydim o fikri veren arkadaşımın aklına tüküreyim" Gittim ve mert'e yazdım
-Selam Mert müsaitsen bişey hakkında konuşabilir miyiz?
+Tabi tatlım konuşalım noldu
- Reddedebilirsin ya da istediğini söyleyebilirsin tabii ki senin fikrin bu konuda seni asla zorlayamam, bu yüzden baskı altında hissetmeni istemiyorum sadece daha fazla içimde kalsın istemiyorum ben senden çok hoşlanıyorum Mert sadece bil istedim
"Gördü... 10 dakika boyunca görüldü de kaldı ve sonra cevap geldi"
+Buse seni bu konuda asla yargılayamam, evet çok iyi bir kızsın ben de seni seviyorum ama arkadaş olarak.
+Yani bizden olmaz boş yere benim hakkımda hayal kurmanı, boş yere bana bağlanmanı istemiyorum
"Evet bunun olabileceğini tahmin ediyordum ama ne cevap vereceğimi hiç düşünmedim sadece içimde hissettiğim tek şey hayal kırıklığı ve üzüntüydü, -bizden olmaz- madem bizden olmazdı neden öyle baktın sanki gerçekten bir şeyler hissediyo gibi"
Tabii ki bunları onun yüzüne söyleyemeyeceğim için sadece şunu yazdım
-Biliyorum, haklısın rahatsızlık verdiysem özür dilerim iyi geceler.
Sadece yastığı kafamı koydum ve tavana bakarak düşündüm, madem bizden olmazdı neden öyle baktı hani gözler yalan söylemezdi. Ama bir kez daha anladım evet gözler de yalan söylerdi
“Yalan sadece sözlerle söylenmez; bakışlarla da söylenir"
-Friedrich Nietzsche
O gece zorda olsa uyudum sabahta Deniz'in araması ile uyandım, tabii ki hemen ne olduğunu sordu "eee çocuk ne dedi" direkt konuşmak yerine konuşmaların ekran görüntüsünü attım ve Deniz'in ağzından çıkan ilk söz şuydu "orospu çocuğu" ve ben dur küfür etme bile diyemedim çünkü ilk defa Mert'e küfür ederken haklıydı. Evet Deniz Mert'ten nefret ederdi nedenini hiçbir zaman anlayamadım ama büyük ihtimalle kıskanıyor ama belli etmemeye çalışıyordu. Ha evet yalan yok ben de şu ana kadar olan Deniz'in bütün sevgililerinden nefret etmişimdir. Evet tamam kabul ediyorum kıskanç biriyim ben ama Deniz bunu kabul etmiyor en azından ben kabul ediyorum.
Yarım saat sonra Deniz beni arayıp bugün İstanbul'da yeni bir korku evi açıldığını ve oraya gitmeyi çok istediğini ama tek başına gidemeyeceğini söyledi ve beni çağırdı. Deniz korku evlerini çok severdi evet ama bu sefer çağırmasının sebebi kendi gitmek istemesi değil aslında benim moralimi düzeltmeye çalışmaktı ve ben bunu biliyordum belki benim için de bir değişiklik olur diye kabul ettim.