Yeji:
Cama çıkmış kulaklığımla birlikte gökyüzünü izliyor ve bir yandan da tüm yıl yaşadığım anları düşünüyordum. Artık okul bitmiş seneye 12. sınıf olacak arkadaşlarımdan ayrılacaktım fakat Bianca ile asla ayrılmayacağımı biliyordum. Çünkü o benim en yakın arkadaşım idi. Ben bunları düşünürken arkadan annemin sesi geldi, "Yeji! Hadi kızım seni bekliyoruz!" diyordu. Kulaklığımı çıkartıp cebime koydum ve "Geliyorum anne." diye bağırdım. Hemen aynanın karşısına geçtim ve üstümü düzeltip tam çıkacakken çiçeklerim aklıma geldi. Hızla mutfaktan biraz su alıp çiçeklerimin yanına gittim. "Sadece 1 hafta, ben yokken size komşumuz bakacak." dedim. Bu çiçekleri 3 yıl önce
babam ile ekmiştim. Asla solmuyorlardı çünkü onlara çok iyi bakıyordum, benim için çok önemlilerdi. Annem gili daha çok bekletmeden valizimi alıp yanlarına gittim. "Nerede kaldın kızım, seni bekliyoruz burda." dedi annem bense valizimi babama verdim o sırada "Geldi işte karışma kızıma!" dedi babam. Babamı çok seviyordum, özellikle
de bu huyunu. Beni hep koruyup kolluyordu. Çünkü o bir babaydı. O benim babamdı. Çok oyalanmadan yola çıktık. Gideceğimiz yer Londra idi. İlk önce havalanına gittik, çok geçmeden uçak kalktı..
**
Gözümü korkuyla açtım. Hızla kalktığım için kulaklığım yere düştü fakat umursamadım. Nefes nefese kalmıştım. Hemen yanımda annem vardı. "Şş sakin kızım. Ben buradayım." annem beni sakinleştirmeye çalışıyordu fakat benim kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. "Kabus mu gördün?" "Ben-ben bilmiyorum. Lavaboya gitmeliyim" diyerek ayağa kaltım. Annem hiçbirşey demeden tamam anlamında kafasını salladı. Hızla lavaboya girdim ve kendime gelebilmek için bir avuç suyu yüzüme fırlattım. Su çok soğukdu bu yüzden titrememe sebep oldu. Umursamadan bir avuç daha su aldım elime fakat bir anda durdum. Gördüğüm kabus aklıma gelmiş olmalıydı..
*Bembeyaz bir odada nedenini bilmediğim bir heyecanla yürüyordum. Biraz daha ilerleyince eskimiş ve bazı yerleri delik olan bir kapıyla karşılaştım. Deliklerden birine doğru eğildim ve diğer tarafı görmeye çalıştım fakat bir şey anlayamamıştım. Bu sefer tam kapının kolundan tuttum ki kapı bin bir parçaya ayrıldı. Kapının diğer tarafı uçurumdu ve kapının bir kısmı oraya düştü. Aşağıyı merak ederek uçuruma yaklaştım, tam aşağıya bakacakken bir şey beni aşağıya doğru çekti ama tam düşerken bir kız beni tutu ve beni yukarı çıkardı. Kızı baştan sona süzmeye başladım. "S-sen de kimsin?" dedim kısık bir sesle. Gözlüklü bir kızdı siyah saçları ve kıyafetleri mavi gözlerini ön planda tutuyordu. Cevap vermeden korkunç bir sesle güldü ve hemen ardından simsiyah bir hayalete dönüşerek havada kayboldu. Ben daha ne olduğunu anlamadan ağzımdan kan gelmeye başlamıştı ve dizlerimin üzerine düştüm. Ardından da kafam sert bir şekilde yere çarpmıştı..*
Ne olduğunu anlamaya çalışırken kafamı hafif kaldırdım ve aynada duran yansımama baktım. Evet! Sakin olmalıyım. Sakin olmalıyım! Ama olamıyordum! Tam arkamda rüyamda
gördüğüm hayalet vardı. Ve aynı şekilde gülerek bana bakıyordu. Kendimi daha fazla tutamıyordum ki tam o sıra annem içeri girdi. "Kızım iyi misin? Gelmedin de merak ettim." Dedi ki ağlayarak annemin boynuna sarıldım. "Yeji? Noldu kızım, niye ağlıyorsun? "Y-yoksa biri sana birşey mi y-yap" annem sözünü bitiremiyor ben ise titreyerek ağlıyordum. O sıra da yanımıza hostes geldi, "Merhabalar efendim bir şey mi oldu? Yardım edebilceğim bir şey var mı acaba?" bense annemin boynundan ayrılarak "H-hayır iyiyim." dedim ve otuduğumuz yere giderek cam kenarına geçtim ve derin derin nefes almaya başladım.
Sonradan annemde yanıma geldi ve oturdu. "Yeji, eğer bir şey varsa-" "Yok diyorum anne boşluğuma geldi. Seni korkuttuysam özür dilerim." dedim ve elime telefonumu aldım. "Ne özürü kızım sen iyi ol yeter." deyip gülümedi. Bende ona dönerek gülümsedim ve tekrar kafamı tekrar eğip mesaj yerine girdim ve Biancaya mesaj atmaya başladım. "Bianca acil bak!" "Bianca." "Baksana." fakat internet çekmediği için mesaj gitmiyordu. Babam uyuyordu bu yüzden anneme dönerek, "Anne babamın telefonu nerede?" dedim annemse "Bilmiyorum ki cebindedir boşver, senin telefonun yok mu hem?" Dedi bense birşey demeden arkamı döndüm ve daha yeni yanımıza gelen hostesi çağırdım ve telefonumu internete bağlamasını istedim fakat bağlanmadı ve sorunun telefonum da olduğunu söyledi fakat inanmadım çünkü telefonum son model bir telefondu.
Bir şey demeden önümü döndüm. O sırada arkamızda oturan bir kadın sesli bir şekilde gülmeye başladı. Hızla arkama döndüm ve gülen kadına baktım. Evet bu rüyamda gördüğüm kadınla uyuşuyordu ayrıca sesleride aynıydı. Oda bana baktı ve susarak tebessüm etti..
1. Bölüm Sonu