İçeriğe geç

KİLİT

Bölüm 3 · 6 dk okuma

KİLİT

Bölüm 3

2. Bölüm

Ambulans sirenleri duyulduğunda gözlerimi adamdan ayırdım ve Ambulansa doğru ilerledik sağlık çalışanlarına yolu gösterip salona girdim adamı ambulansa bindirdik ve yanında gitmesi gereken kişinin ben olmam gerektiğine karar verdim.

Ben ambulansa binince Mert ve kızlar arabaya doğru gittiler. Hemşire omurilik soğanı çevresine vurduğumu ve bilincini açık tutmamı söyledi. Hemşirenin dedikleri üzere adam ile konuşmaya başladım. Ben sorular soruyorum o ise bana bakıp öylece duruyordu. Çok az konuşuyordu. Zaten bu halde de yani hararetli sohbet edemezdik.

Sonunda ambulans hastanenin önüne geldi. Ambulansın geldiğini gören birkaç tane doktor bir sedye ile buraya geliyorlardı. Ambulanstan indiğimde doktorlar ile birlikte gitmeye başladım. Altı üstü adama yumruk atmıştım yani hastanelik olucağını düşünmemiştim.

Hızlıca bir odaya aldılar. Ben ise odanın kapısında beklemeye başladım. Bir kaç dakika sonra Mertleri gördüm. Kevser "Elis noldu adama?" Diye sordu. Ben de "Omurilik soğanın çevresine vurmuşum darbe almış. Şurdaki odaya aldılar." Dedim ve odayı gösterdim. Mert " Sen de vura vura adamın orasına mı vurdun. Neyse dua et de şikayetçi olmasın adam." Dedi. Haklıydı yani başka bir yeri yokmuş gibi adamın omurilik soğanına vurmuştum. Merti başımla onayladım.

Mezuniyet balomuzu da mahvettim. Aradan 25 dakika geçmişti ki kapı açıldı. Bir doktor çıktı ve bana dönerek "Neyi oluyorsunuz" diye sordu. Ne diyecektim adama yumruk atan kişi benim mi dicektim. Sonra doktora " Arkadaşıyım" dedim. Adamın daha adını bilmeden hakkında arkadaşıyım demiştim adam odadan çıktığında bu benim arkadaşım değil dediğinde ne dicektim. Ben düşünürken doktor "Bilinci yerinde şuanda dinleniyor. Darbe alınan yer hasar almış. Darbe biraz daha sağa doğru gelseydi felç kalma ihtimali vardı." Dedi. Nasıl yani biraz daha sağa doğru vursaydım felç mi kalıcaktı. Işıl doktora " Görebilir miyiz peki" diye sordu. Doktor ise " Görebilirsiniz" dedi.

Doktor yanımızdan uzaklaştı ve Kevser bana önden git gibi bir işaret yaptı. Bunun üstüne önden ben kapıyı açtım hasta yatağında yatıyordu. Kapıyı açtığımı görünce bana bakmaya başladı. Odada adama doğru yaklaştım ve koltuğa oturup ona " Özür dilerim beyefendi. Refleks gereği vurdum." Dedim bana bakmasını sürdürerek "Sorun değil." Dedi. Sorun değil miydi adamı bayıltmıştım ve bana sanki hiçbir şey yapmamışım gibi sorun değil diyordu.

Sonra Işıllar odadan çıkmak için kalktılar ben de onlar çıkıyorlar diye tam kalkıcakken Işıl bana otur gibi bir işaret yaptı. Bunun üzerine ben geri oturdum. Onlar odadan çıktıktan sonra adam bana "Bu kadar güçlü olabileceğini düşünmemiştim" dedi. Ben de ona " Profesyonel boksörüm o yüzden" dedim.

Adam da ben de susmuştuk ama adam gözünü benden hâlâ ayırmıyordu. Sonrasında adamın adını bile bilmediğim aklıma geldi ve "Adınız neydi acaba?" diye sordum birden. Adam " Aref " dedi. Değişik bir isimdi böyle bir ismi ilk defa duyuyordum. Sonra o da bana adımı sordu" Benim de adım Elis" dedim. Bana " Memnun oldum Elis" dedi.

Adama bakarken adamın sağ kulağının altında yin yang dövmesi olduğunu gördüm. Aref'i daha fazla rahatsız etmemek için kalktım ve "Geçmiş olsun" diyip odadan çıktım.

Ben odadan çıkarken doktor ile karşılaştım. Aslında karşılaşmamda iyi olmuştu. Doktora Aref'in ne zaman taburcu olabileceğini sormalıydım. Ve doktora "acaba ne zaman hastaneden çıkış yapabilir" diye sordum bana "2 saat sonra çıkışını yapabilirsiniz." Dedi. "Tamam" dedim ve ordan ayrıldım. İşıl'ı aramalıydım nerde olduklarını öğrenip onların yanlarına gitmeliyim. Işıl'ı aradım

" Işıl nerdesiniz".

"Bahçedeyiz"

"Tamam ben geliyorum" tam hastaneden çıkıcakken benim bulunduğum koridorun çaprazındaki koridorda balodaki adamı gördüm. Bu sefer yüzü daha netti ama hala tam olarak göremiyordum.Çünkü simsiyah bir gözlüğü ve aynı renge sahip bir şapkası vardı. Yine bana bakarak gülümsüyordu ama bu gülümseme iyi bir gülümseme değildi. Tam adamın oraya doğru gidicekken Kevser beni durdurdu. "Elis gel" dedi. "Tamam" dedim. Ve geri adamın bulunduğu yere baktığımda adam orda yoktu. Ne oluyordu. Kevser " Elis nereye bakıyorsun" dedi. "Yok bişey hadi gidelim" dedim.

Üzerimde elbisem vardı ve bu halde hastanedeydik. Neyse ki 2 saat sonra evime gidip de bu topuklulardan kurtulacağım.Sinirlerim bozulmuştu ve kafam davul gibiydi. Bir adam bayıltmıştım ve bayılan adamla beraber bir adam daha ortaya çıkmış gülümseyip duruyordu . Ayrıca ben ikisinide tanımıyor, ne olduğunu anlamıyordum.

Kafa mı dağıtmak için kafeteryaya gidip kahve aldım. Kahvemi içerken de tabii ki aklımda Aref vardı. İsmi güzeldi ve telaffuzu değişikti. Kendiside değişik olduğundan ismi ile uyum yakalamıştı.

İki saat su gibi geçmişti. İki saatin sonunda adamla vedalaşmak ve tekrardan özür dilemek için gitmem gerektiğini düşündüm. Odanın önünde nedensizce heyecanlanmış ve korkmuştum. Nefesimi tutup kapıyı tıklattım kalın ve gür bir ses "Gel "demişti. Bu Aref'in sesiydi.

İçeri girdiğimde hala oturuyordu ve kolunda serum vardı . Serum az kalmıştı ve Yavaş yavaş damlıyordu. Aref'e baktım gözleri nedense ateş eder gibi bakıyordu ona "İki saat geçmiş artık t-" Dedim ki sözümü yarıda kesmek zorunda kaldım. Çünkü ani bir şekilde kalktı. Birden eli serum kelebeğine gitti ve sertçe çıkardı. "Ne yapıyorsun canın acıyacak." dedim. Ama geç kalmıştım belli ki çünkü çoktan kan fışkırmaya başlamıştı.

Sonra yüzüne baktım. Ama yüzünde hiç beklemediğim bir ifade vardı :Haz. Dudakları iştahlı bir şekilde gülümsedi ama bu normal değildi kendi kanına mı susamıştı , kanını mı istiyordu ? Ne oluyordu bu lanet olası odada? Buradan çıkmalıydım ne kadar neler olduğunu bilmesem de kendine bu kadar acı çektiren biri bana neler yapardı bilemiyordum.

Kapıya doğru hızlı bir hamle yaptığımda o benden daha hızlı davranmış ve önüme geçmişti.Ona sitemli bir şekilde "Ne yaptığını sanıyorsun çık önümden yoksa bu sefer daha kötü dayak yersin. " diyerek gözünü korkutmaya çalıştığımda bu onun daha da hoşuna gitmişti. Cidden gördüğüm en psikopat insan olabilirdi ve daha kötüsü korkmaya başlamıştım.

Sanki mümkünmüş gibi aramızdaki mesafeyi kapatıyordu son anda bir tekme atıp küfürler eşliğinde dışarı kaçtım. Kapıyı kilitledikten sonra rahat bir nefes aldım. Ve o anda arka taraftan bir kahkaha sesi yükseldi . Korkunç bir sesti ve nedense sesin sahibi gittikçe daha yüksek sesle kahkaha atıyordu.

Sesin sahibini aramaya başladım çünkü nedense beni yaşadığım olayla bunun bir ilgisi olduğunu ve tesadüf olmadığını düşünmüştüm. Tam sesin kaynağı olan yere geldiğimi düşünüyordum ki ses kesildi. Sesin kesilmesi beni daha da işkillendirmişti. Çünkü odadan çıktığımda başlayan ses onu bulunca kesilmişti.

Etrafıma baktığımda herkesin gözünün bana dikildiğini gördüm. Ama pekte umursadığım söylenemezdi çünkü artık bu konuyu açıklığa kavuşturmak eve gidip uyumak istiyordum. Ve o an karnım kasıldı. Karşımdaki asansörün içinde en görmek istemediğim ve görmeyeceğini düşündüğüm isim vardı çünkü onu kitlemiştim o Arefti.

Ona doğru bir hamle yaptığımda asansör kapandı ve aşağıya zemin kata indi. Asansöre lanet okuyarak aşağı inmek adına merdivenlere doğru indim ama aklıma birşey takıldı. Eğer Aref kapıyı kırdıysa neden onu tek gören bendim ama doktorlar onu takip etmemişti. İçeride anahtar olmadığına emindim.

Arefin odasına ilerledim ama kapı sağlamdı kapının üstündeki anahtarı çevirdim ve Arefi koltukta yatarak ve telefonuyla oynayarak buldum. Ne oluyordu ? Neden onu gördüğümü sanmıştım, çok yorulduğumdan olmalıydı. Evet kesinlikle bu yüzden olmalıydı. Yoksa şizofren olamazdım değil mi bu yaşta hayali arkadaşım olmazdı. Olmamalıydı.

Aref bana baktı ve " Ne oldu in mi gördün yoksa cin mi?" dedi ona söylenerek odadan çıktım. Cidden çok yorucu ve iğrenç bir gündü. Hemen dinlenmek istiyordum. Sonunda şans beni bulmuştu ki Mert beni gördü. Bana bakıp haklı olarak " Betin benzin atmış. İyi misin Elis? " dedi. Ona "İyiyim" dedim ve arabaya gitmek istediğimi anlattım.

Arabaya doğru gittiğimizde Işıl ve Kevser orada değildi .Mert'e sorduğumda "Onlar yorulup taksi ile önden gittiler hadi sen arabaya geç." dedi. Onun dediğini yapıp arabaya geçtim. Yol 45 dakika kadar sürüyordu ve uyuyabilecek kadar sürem vardı. Arabaya binip arkaya yaslandım. Yeterince yorgun olduğumdan uyku bastırmı

ştı bile. Direnmeden kendimi uykuya bıraktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.