Uyandım. Diğer cariyeler bir şeyler düzenliyorlardı hiç arkadaşım yoktu ama kendi kendime yeterim. Sıraya geçtik ve Prensin babası yani Alberto Hünkar a eğilerek selam verdik. Ardından prens de geçti ve bana gülümsedi. Cariyeler ile işlendik fakat onlar çok dedikoducuydu. Hissediyordum, prens birine gülümsedi dediler kahkaha atarak. Hızlıca arkamı döndüm o kız.....
.....
ESKİ DOSTUM ROSALİNDA NIN TA KENDİSİYDİ?!
Hızlıca yanına gittim . Sivri bir bakış attı. Süzdü, hatırladı.
-HERA?! SEN? BIR DAKIKA OHA NE?!
Neden şaşırdın bu kadar-
-ŞEHZADE KANTLECLER GELIYOR!
Sıraya dizildik.Aramızdan geçerken bana doğru döndü.
-Hera hatun, bahçede dolaşalım mı?
Olur.. Prensim?
Hafif sırıttığını gördüm ve bahçeye gittik. Bana oradan bir lale koparıp verdi.
-Ay yüzlü hatunum bu çiçekler size benden armağandır ama lütfen diğer cariyelere göstermeyin. Onlarada almam gerekir.
Kıskanıyorum galiba. Neden Kıskanıyorum ki ben sadece bir cariyeydim.
İçeri girdik. Prens kendi dairesine çekildi fakat elimdeki çiçeği birisi fark etti..
Rosalinda..
Lütfen kimseye söyleme Lütfen, bunları kendim aldım Rosalinda kimseye söyleme eski dostun hatrına.
-Hera burada tutsağız istesemde yapamam zaten.
Teşekkür ederim rosalinda belki eskisi gibi olabiliriz tekrar?
-Olur galiba.
Hafif bir ters gülümsemeyle daireme geçerken beni durdurdu
-Nereye gidiyorsun?
Odama. Diye yanıtladım garipsemiş bir sesle.
-Ne? Bizimle kalmıyor musun yani.
Sizin odalarınız yokmu ki?
-Hayır? AYYY HERAAA SEN PRENSIN GÖZDE-
SUS! Bağırma duyacaklar. Dedim sinirli ve korkak bir ifadeyle
-tamam tamam. Ama nasıl olur ya?
Gidiyorum ben görüşürüz.
Bu nasıl olabilirdi bir köle ve prens??? Çiçekler ve özel bir oda birde kahvaltı olsun tam olsun!
'Kapım çaldı'
-Hera hatun. Sizin ve benim için özel bir kahvaltı masası hazırladım. Lütfen kabul edin.
Zaten etmek zorundaydım. "Olur" dedim ve birlikte bahçede özel bir masaya oturduk. Yemekleri harikaydı. Nihayet yemeklerimiz bitti ve ardından bana bir gül koparıp verdi. Çiçeği kokladım. Bana Aşk dolu bakıyordu. Sonra bir sandık getirdi. Bana özel siyah kırmızı bir elbise verdi.
-Hera'm bu elbiseyi ikimiz vakit geçirirken giymenizi istiyorum.
Sevinçle ne yaptığımı bilemedim. Prense teşekkürler ettim ve bahçeden ayrıldık.
Fakat Huveria Sultan'ın beni görmek istediğini söyledi bir cariye. Korkmadan güçlü adımlarla ilerliyordum.
Ve sonra, Sultan ilk cümlelerini söyledi.