İçeriğe geç

KILICIM SENİN İÇİN KALKAN

Bölüm 1 · 4 dk okuma

KILICIM SENİN İÇİN KALKAN

Bölüm 1

Gizemli Lanet

*Bu hikayedeki karakterler, mekânlar ve olay unsuru tamamen hayal ürünüdür.*

Bir cumartesi sabahı... Güneş ışığı, mutfağın camından içeri sızıyordu. Akari, ailesiyle güneşin turuncu ışığının oluşturduğu hoş bir atmosfer eşliğinde yemeğini yiyordu. Akari Harenia, 21 yaşında. Abisi İtsuki Harenia, 24 yaşında. Kız kardeşi Haneri Harenia, 19 yaşında. Akari, her zamanki gibi yemeğini yerken annesinde bir gariplik hissetti. "Önemli değildir" diye düşünüp yemeğine devam etti fakat her fırsatta annesini gözetledi. Annesi, Akari'nin sürekli onu gözetlemesinden şüphelendi ve bir şeylerin ters gittiğini anladı. Bir kaç dakika sonra annesinin yüzünde belirsiz yaralar çıkmaya başladı. Akari korktu, fakat Haneri'nin daha da korktuğunu gördü. Yanına gidip sıkıca kardeşine sarıldı. Babası, annesini alıp yatak odasına götürdü. Akari ve Haneri, hâlâ ne olduğunu anlayamamıştı. Ayrıca onları daha çok şaşırtan bir şey vardı; İtsuki'nin soğukkanlılığı... İtsuki, babasının peşinden odaya gitti, kardeşleri de onu takip etti. Babaları, bir bu olaylardan haberdar olan oğluna, bir de henüz ne olduğunu anlayamayan kızlarına baktı. Yavaş bir ses tonuyla:

-Oğlum, sen kardeşlerine ne olduğunu anlat. Küçük de olsalar maalesef bunu bilmeye hakları var.

Dedi. İtsuki kardeşlerinin bileklerinden tutup kendi odasına götürdü. Küçük bir öksürmeden sonra zar zor konuşmaya başladı:

-Anneme olan şeyler, sizi meraklandırdı, değil mi?

Akari şüpheci bir bakışla kafasını evet dercesine salladı. İtsuki istifini bozmadan konuşmaya devam etti:

-Aslında bu yeni bir olay değil, annemle ilgili de değil. Bu bir...

İtsuki durakladı. Gözlerini sıkıca kapattı ve bunu onlara anlatmanın doğru olup olmadığını düşünmeye başladı. Akari, İtsuki'nin bileğini tuttu ve meraklı olmasına rağmen sakince:

-Devam et.

Dedi. İtsuki gözlerini açıp Akari'ye bakınca, daha fazla bekleyemeyecek bir bakış gördü. Haneri'ye bakınca ise, kötü bir şey olduğundan korkan bir surat ifadesi gördü. Zor da olsa konuşmasına devam etti:

-Lanet... Bu bir lanet...

Haneri, gözlerinden akan yaşlara engel olamadı, Akari ise merakla dinlemeye devam etti. Dinlerken göz bebekleri küçüldü. İtsuki kesik bir sesle devam etti:

-Bu, sadece annemde değil, bütün Harenia ailesinde olan bir lanet. Fakat Kurayami, Harenia soyundan olmayanlara da saldırabiliyor.

Haneri duraksayıp:

-Kurayami kim?

Diye sordu. İtsuki:

-O zaman baştan anlatayım. Kurayami Harenia, Harenia soyundan çok kibirli biriydi. Bir gün normal insanlar gibi olmak ona ağır geldi ve kendini büyüledi. Bu büyünün yan etkisi de Harenia'lara oldu.

Diye toparladı. Akari dengesini kaybetti. Biraz sonra kendini toparlayıp:

-Peki neden diğer insanlarla da uğraşıyor?

İtsuki iç çekti ve odadaki loş ışığa bakarak:

-Büyüsü onu daha da kibirlendirdi ve şu anda "normal" insanları küçük zavallılar olarak görüyor.

Haneri bayılacak gibi oldu, içine bir fenalık geldi. Daha fazla vakit kaybetmeden odadaki pofuduk koltuğa oturdu. Akari ise, hem şaşkın hem de sinirliydi. Kaşlarını çattı ve:

-Harenia olarak şunun oyununu biz bozalım. Aptal şey...

Derken kapı çaldı. İtsuki, elini Akari'nin omzuna koydu. Bu kapı çalışı pek de ısrarcı değildi. Akari yavaş adımlarla kapıya yöneldi. Parmakları, kapının kolunu dolamıştı fakat açmaya cesareti yoktu. Delikten baktığında tanıdık bir silüet görmedi. Kapıyı zorlukla açtı ve karşısına baktı. Karşısında bembeyaz kıyafetli, açık tenli bir adam gördü. Titrek bir sesle:

-Kimsiniz?... Ne istiyorsunuz...?

Adamın yüzünde hafif tebessüm vardı. Huzur veren bir sesle:

-Ben buraya sizin ve sizin iyiliğiniz için geldim genç Harenia.

Akari şaşkınlıkla:

-Bizim mi?

Dedi. Akari, dalmıştı. Tam konuşmak için soluk aldığında İtsuki eski katanasını çıkardı ve Akari'nin önüne geçip adama doğrulttu. Adam kendini savunmaya bile kalkışmadı, aksine yüzündeki tebessüm bile duruyordu. İtsuki, adamın savunmasız hareketlerini görünce katanasını yavaş yavaş indirdi. Ardından yatak odasından babası bağırdı:

-OĞLUM SAKIN KİMSEYE GÜVENME! LANETLİYİZ BİZ LANETLİ!!!

İtsuki katanasını tekrar adama doğrulttu ve sinirli bir sesle:

-Kimsin? Ne istiyorsun?

Adam iç çekti, yine aynı tebessüm ve huzur verici bir sesle:

-Ben kılıç ustalarının başkanı Ryota Yoshino. Siz, Harenia soyunun en güçlülerisiniz.

Adam durup 3 tane katana çıkardı. Birini Akari'ye, birini İtsuki'ye verdi. 3. katanayı da İtsuki'ye verip:

-Bunu da kardeşine ver genç adam.

Akari uzun süre katanasını inceledi. Ryota hafiften içeriye bakarak:

-Yaralı var mı?

Diye sordu. İtsuki:

-Var... Annem var...

Dedi. Ryota:

-Onu Hoshigami Köyü'ne götürmeliyiz. Çok acil. Durumu kritik olabilir.

Dedi. Babası, eşini kucağına alarak getirdi. Eşine bakarak:

-Onu yetiştiremeyiz. Nerede bu Hoshigami Köyü?

Diye sordu. Ryota cebinden bir mühür çıkardı ve eliyle bir şey yaparak Hoshigami Köyü'ne geçit açtı ve:

-İşte. Siz gidin ben ise çocuklarınızla Kurayami'yi araştıracağım.

Dedi. Babası minnettar bir bakış atarak geçitten geçti. Ryota, mühürü alarak geçidi kapattı. Ardından içeriden çığlık sesi duyuldu. Herkes hemen oraya koştu. Bu çığlık Haneri'nin çığlığıydı. Anlaşılan Kurayami, Haneri ile uğraşmaya başlamıştı. Ardından bir ses duyuldu:

-Harenia ailesi! Lanetiniz uyandı, bundan kaçış yok! HAHAHAHAHHA!!

İtsuki ve Akari, iyice sinirlenmişti. Ryota:

-O zaman burada güvenli değiliz, Hoshigami Köyü'ne gitmeliyiz.

Dedi ve tekrar geçit açtı. Akari, İtsuki ve Haneri resmen büyülenmişti. Köye gittiklerinde onları Yukhoshi Shigunawai karşıladı. Akari, ona baktığında buz kesilmişti. Her ne kadar çekici bulsa da içinde bir kin oluşmuştu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.