İçeriğe geç

KEZZ

Bölüm 9 · 2 dk okuma

KEZZ

Bölüm 9

İlk Dövme

Yağmur camlara vuruyordu.

Orman evinin üst katındaki odada yalnızdım.

Uyuyamıyordum.

İstanbul'un gürültüsüne alışmış biri için sessizlik bazen sesten daha ağırdı.

Yatağın kenarına oturdum.

Aynanın karşısına geçtim.

Saçlarımı topladım.

Sırtımdaki dövme ortaya çıktı.

Siyah mürekkep hâlâ ilk günkü gibi görünüyordu.

Parmak uçlarımı üzerinde gezdirdim.

Ve bir anda yıllar öncesine döndüm.

17 yaşındaydım.

Babamın kurallarıyla yaşayan iyi bir kız.

Mahallenin örnek kızı.

Öğretmenlerin sevdiği öğrenci.

Komşuların örnek gösterdiği çocuk.

Herkes beni seviyordu.

Çünkü herkes benim kim olmam gerektiğini biliyordu.

Benden başka.

O gün okuldan çıkınca eve gitmedim.

İlk kez.

Otobüse bindim.

Şehir merkezine indim.

Kalbim deli gibi atıyordu.

Korkuyordum.

Ama geri dönmek istemiyordum.

Çünkü ilk kez kendi kararımı vermiştim.

Telefonum çaldı.

Annem.

Arıyordu.

Açmadım.

Sonra tekrar.

Tekrar.

Tekrar.

Açmadım.

İlk kez.

Dar bir sokağın sonunda küçük bir dövme stüdyosu vardı.

Kapının önünde uzun süre bekledim.

Belki on dakika.

Belki yarım saat.

Hatırlamıyorum.

Sadece korktuğumu hatırlıyorum.

Sonunda içeri girdim.

Metal ve mürekkep kokusu vardı.

Duvarlar çizimlerle doluydu.

Benim dünyama hiç benzemeyen bir dünyaydı.

Tam da bu yüzden hoşuma gitmişti.

"İlk kez mi?"

Başımı kaldırdım.

Karşımda otuzlu yaşlarında bir kadın duruyordu.

Kolunda onlarca dövme vardı.

Gülümsüyordu.

Ben ise konuşamıyordum.

Sadece başımı salladım.

"Nereye yaptıracaksın?"

Sırtımı gösterdim.

Kadın kaşını kaldırdı.

"Cesur seçim."

Bilmiyordu.

O dövme cesaret değildi.

Çaresizlikti.

"Ne çizelim?"

Çantamdan buruşturulmuş bir kâğıt çıkardım.

Aylarca saklamıştım.

Kimse görmesin diye.

Kimse anlamasın diye.

Kadın çizime baktı.

Sessizleşti.

Küçük bir kuş.

Kafesi kırılmış bir kuş.

Uçan bir kuş.

Özgür bir kuş.

"Bu sen misin?"

İlk kez biri doğru soruyu sormuştu.

Gözlerim doldu.

Ama ağlamadım.

Sadece başımı salladım.

Bir saat sonra işlem başladı.

İğne tenime değdiğinde canım yandı.

Ama durdurmadım.

Çünkü ilk kez acı bana aitti.

İlk kez verdiğim karar bana aitti.

İlk kez hayatım bana aitti.

Akşam eve döndüğümde saat çok geçti.

Babam kapıda bekliyordu.

Annem ağlıyordu.

Mahallede biri beni görmüş.

Her şeyi anlatmış.

"Neredeydin?"

Babamın sesi sertti.

Yalan söylemeye çalıştım.

Başaramadım.

Sonra sırtımdaki bandajı gördü.

Ev sessizleşti.

Annem nefesini tuttu.

Ben nefesimi tuttum.

Babam bana baktı.

Uzun uzun baktı.

"Ne yaptın sen?"

O gece evde kimse uyumadı.

Babam üç gün boyunca benimle konuşmadı.

Annem günlerce ağladı.

Mahalle haftalarca beni konuştu.

Ama hiçbiri asıl gerçeği bilmiyordu.

Ben dövme yaptırmamıştım.

Ben kaçmaya başlamıştım.

Orman evindeki aynaya baktım.

Yıllar geçmişti.

Kuş hâlâ oradaydı.

Ama kafes...

Kafes hâlâ peşimden geliyordu.

Tam o sırada kapı çaldı.

Bir kez.

İki kez.

Sessizlik.

Sonra Mert'in sesi duyuldu.

"Uyumadın mı?"

Kalbim hızlandı.

Çünkü ilk kez...

Birine geçmişimi anlatmak istiyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.