İçeriğe geç

Kesişme

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Kesişme

Bölüm 1

1.

Gözlerimi açtığımda gün daha yeni aydınlanıyordu gerinerek kalktım, pencerenin yanına giderek perdeleri açtım, oda dahada aydınlanınca pencereyi açarak derin bir nefes aldım sabahın serin havası, yemyeşil orman, maviliği turuncu ile karışan gökyüzü en güzel sanattı, Allahın sanatıydı.

pencereyi aralık bırakarak lavaboya girdim ılık bir duş alarak dizime kadar gelen yeşil çiçekli elbisemi giyerek aynanın karşısına oturdum, saçlarım uzundu neredeyse belime geliyorlardı, saçlarımı tarayıp ikiye ayırdım, ördükten sonra elbisem ile aynı renk olan yeşil kurdelelerim ile bağladım.

hazırlandıktan sonra aşağı indim Annem mutfaktaydı.

"Günaydın Annem"

Annem bana dönüp gülümserken yanına ilerledim.

"Günaydın kızım"

Annem zeliha yumuşak yuhlu bir kadındı her zaman iyi tatlı olmayı severdi öyleydi de babama karşı yeri gelince dik

durmayı bilirdi her zaman iyi kalpliydi Annem.

kahvaltıyı kurup sofrayı hazırlayınca yukarı çıktım babamın kapısını tıklatıp kahvaltıya çağırdıktan sonra abimin odasına yöneldim kapıyı çalıp, 'Gir' sesini duyunca içeri girdim, saçları dağınık uyku mahruru bir şekilde yatakta doğruldu.

"Günaydın abimm"

bana bakıp gülümsedi.

"Günaydın güzelim"

Abim Demir, iki kardeştik biz ben 19 o ise 24 yaşındaydı her zaman iyi anlaşırdık küçükken kavga etsekte her zaman yanımda olurdu birlikte gezer eğlenir vakit geçirirdik anlayışlı iyi kalpli bir abim vardı onu çok seviyordum.

Abim hala ayılmaya çalışırken ellerimi çırparak konuştum.

"hadi kahvaltı hazır, seni bekliyorum"

Bana baktı.

"kızım sabah sabah ne bu enerji"

Ellerimi iki yana açarak kapıdan çıkarken konuştum.

"Abi benim için sabah bir saatten fazla oldu başlayalı"

odadan çıkıp aşağı indim Babam sofraya oturmuştu bende Annemin yanına oturdum, Abiminde gelmesi ile kahvaltıya başlamıştık.

"Bugün işe gelmeyi düşünüyormusun"

Babamın sert sesi ile abim başını babama çevirdi başını olumsuz anlamda salladı.

"hayır baba bugün spora gidicem akşamda halı sahada maç var"

Babam cevabına kaşlarını çatmıştı, Abimin hayalleri vardı üniversitesi bitmek üzereydi zar zor gitmişti, babamın araba galerisi vardı abimin orda çalışmasını istiyordu.

"İşi öğrenmen lazım bu sporlar seni kurtarmıycak"

Annem ortamı yumuşatmak adına araya girdi.

"Asım bırak çocuk istediğini yapsın"

"Onun geleceği için çalışıyorum ben zeliha, işi öğrenmesi benden sonra başına geçmesi lazım"

Abim dinlememiş gibi hiç bakmamıştı bile, herkes sessiz kalmıştı, babam çok geçmeden kalkınca annemde kalkarak ceketini vermiş ve yolcu etmişti, Babam gidince daha rahat olurduk, Abim dalgındı gülümseyerek şirin bir ifade ile konuştum.

"Abimm akşam gelebilirmiyim bende maça, izlemek istiyorum, hem kazanınca tezahürat yapacak birine ihtiyacın olucak"

Gülümseyerek bana döndü.

"Tamam akşam alırım seni ama oynamak yok o kadar erkeğin içinde, sonra biz seninle maç yaparız"

"Tamam abi"

Abim kalktıktan sonra çıktı evden, Annemle sofrayı topladık son olarak mutfağı topladım, Annem bahçeye

geçince kahveleri yaparak yanına gittim bahçede ki sandalyeye oturdum, Annem kahvesini içtikten sonra konuştu.

"Ben birazdan çarşıya inicem kızım"

Anneme baktım, ara sıra çarşıya iner bir şeyler bakıp arkadaşları ile çay içerdi.

"Tamam anne"

kahveler bitince kahve bardaklarını alıp mutfağa girdim annemde hazırlanıyordu evde yanlız kalmayı severdim bana ayrılan bir vakitti kafama göre takılır bazen dışarı çıkar ormanda gezerdim.

"Ben çıkıyorum feride, çok geç kalmam kızım"

Yıkadığım kahve bardaklarını dizerken içerden Annemin sesiyle o görmesede başımla onayladım.

"Tamam Anne"

Kapı sesi ile annemin çıktığını anladım benimde evde kalma gibi bir niyetim yoktu. odama çıktım üzerime hırkamı alarak abimin odasından mp3 çalarını aldım kulaklığımıda cebime koyarak aşağı indim.

Bahçenin arka tarafına yöneldim abimin bana hediye olarak aldığı koyu mavi bisikleti alarak garajdan çıkardım, bahçeden bahçenin büyük duvarların dan çıktığımda kendimi özgür hissediyordum evi koruma amaçlı bahçe kapısında hep iki adam durdurdu selam verip çıktım.

küçük bir kasabada yaşıyorduk evimiz ise kasabanın biraz dışında ormanın biraz içindeydi babam zengin ama sade yaşayan tutumlu bir adamdı.

Orman yolunda hızlı bir şekilde bisikleti sürmeye başladım saçlarım uçuşurken temiz hava yeşil uzun ağaçlar o kadar güzeldiki.

Ben Feride 19 yaşındayım kendi halinde yaşayan biriyim böyle büyüdüm. Sade bir hayatım vardı hayallerim vardı ama babam üniversiteye göndermemişti beni, liseden sonra evde durmuştum

fakat yinede her zaman babamı ikna etmek için çalışıyordum, bisiklet süren resim çizen müzik dinleyen sanat ve doğa ile ilgilenen biriydim ve seviyordum hayatta olumsuzluklar olsada mutlu olmayı seçmiştim.

mp3 den şarkı açmış kulaklıkla dinlemeye başlamıştım -Erkin koray sevince- eski ve güzel bir şarkıydı, bisikleti biraz yavaşlatıp sola saparak ormana girmiştim ağaçların arasında hızlı bir şekilde ilerleyip çimenlerden ve çıkıntılardan biraz sarsılsamda dikkatli bir şekilde düşmeden sürüyordum hızlı bir şekilde ilerledim açık bir alanda biraz oturup dinlendim bir süre sonra ağaçlardan birinin resmini çizmeye başladım çantamda hep bir defter ve kalem olurdu, telefonun çalması ile ağaçlarda olan bakışlarımı indirip hırkanın cebinden çıkardım telefonu Abim arıyordu, Aramayı yanıtladım.

"Nerdesin Feride?"

"ormandayım abi bisiklet sürüyordum oturdum biraz"

"hadi bekliyorum seni evin önünde maça geç kalıcaz"

hızlı vir şekilde kalkarak bisiklete bindim.

"Tamam abi 10 dakikaya ordayım"

dediğim gibi önce ormandan yola çıkmış 10 dakikaya varmıştım bisikleti bahçeye bırakıp arabaya bindim abim üniformasını giymiş hazırdı sahaya vardığımızda maç başlamak üzereydi oturup izlemeye başladım büyük bir maç değildi ama büyük maçlar için hazırlanan bir takımdı abimde onlar çalışmak için maç yaptıklarında katılırdı eğitmenleri mert abi abimin çok yakın arkadaşıydı.

***

Maç bir kaç saate kalmadan bitmek üzereydi abim çocuklara gol atmaları için fırsat veriyor kendiside ara sıra gol atıyordu abimin son golü ile maçı abimler kazanmıştı

"GOOOOLLL"

yerimde zıplayarak kalkmıştım.

"la la la şa şa şa Abim çok yaşa"

Tezahürat yaparak Abime destek vermiştim. Abim ise bana şaşkınlıka bakıyordu, gülümserken elini iki kere yumruk halinde hafifçe kalbine vurarak beni gösterdi aynısını bende yaptım.

maç bitince abim yanıma geldi dinlenirekn suyu ona uzattım içtiği sırada telefonu çaldı ceketinden çıkartıp baktım annem arıyordu.

"Abi Annem arıyor"

Abim telefonu alarak cevapladı

"Efendim Anne"

Biraz bekleyip dinlendi.

"Tamam Anne geliyoruz"

telefonu kapatınca bana baktı.

"Babam eve çağırıyor bizimle konuşacakları varmış"

"Ne konuşucak"

Abim kaşlarını çatmıştı olayı anlamaya çalışıyordu babam normalde böyle çağırmazdı.

"Bilmiyorum, hadi gidince öğreniriz"

Arabaya binerek yola çıktık hava kararıyor yıldızlar ortaya çıkıyordu orman alanında ışık olmadığı için yıldızlar belirgin ve çok güzellerdi izlemeye doyamazdım, araba durunca eve geldiğimizi fark ettim abim odasına çıkmış duş almaya gitmişti annem ise akşam yemeğini yapmış sofrayı kuruyordu ellerimi yıkayarak yardım etmek için yanına gittim.

"Anne, babam bizimle ne konuşacak"

Annem salatayı masaya koyarken belirsiz bir ifade ile cevap verdi.

"Bilmiyorum kızım baban eve geldi sizi aramamı söyledi bir şey demedi başka"

Sofra bitince Abim ve Babam da gelmişti sessiz bir şekilde Akşam yemeği yemiştik babam bir şey dememişti Abimle biz ara sıra birbirimize bakıyorduk ikimizde gerilmiştik, önemli ne olabilirdiki.

yemeğin sonunda babam boğazını temizler gibi hırlatınca söze girceğini anladık çatalı bıçağı bırakıp babama baktık hepimiz sözleşmiş gibi, Babam bana baktı öyle bir bakmıştıki anlamadığım duygularla. Soğuk ve otoriter sesiyle hiç umrunda değilmişim gibi konuştu

"seni verdim"...

BÖLÜM SONU.

kitabımda yazım yanlışları yada güzel yazılmamış yerler olabilir ilk kitabım yanlışlarımı yavaş yavaş düzelticem profesyonel yazmaya özen gösteriyorum kitabımı beğenirseniz, bana oy verirseniz sevinirim. Teşekkürler..✨

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.