İçeriğe geç

Kerem ~ Ece

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Kerem ~ Ece

Bölüm 4

26. Bölüm

Eceden;

Evdeki kaosuda önleyip sohbetimize devam ettik

Hesabı ödemiştik Lavaboya gitmek için ayağa kalktım ve lavaboya doğru yürüdüm hızlıca içeri girip kapıyı kapattım

Alafranga tuvaletteki kanı görünce başımdan aşağıya kaynar su döküldü sanki

kontrol ettiğimde kan benden gelmişti hızlıca toparlanıp çıktım yüzümdeki telaş melis ve Doğayı korkutmuştu

"doktoru aramamız lazım" dedim telaşla

doğa ayaklanmıştı "Ece sakin ol bi otur ne oldu anlat"

"Kan gördüm" dedim ve telefonumu aldım hızlıca dışarı çıktım bizimkilerde arkamdan gelmişti

Telefonun diğer ucundan gelen sakin ses "Ece hanım sakin olurmusunuz kontrole gelin bir bakalım" dedi

Arabaya bindik ve keremi aradım

Melis "Ecem söylemesek mi" dedi aramayı kerem açmadan kapattım başımla onayladım melisi doğa arkadan sakin ses tonuyla beni sakinleştirmeye çalışıyordu arabadaki ses ani bir şekilde kesildi kerem arıyordu tedirgin olmuştum ama açmıştım

"Efendim birtanem" dedi uykulu sesi o an her şey durmuştu sadece keremle konuşup içimi dökmek istiyordum

"Balım" dedi tekrar. gözlerim çoktan dolmuştu

"Kerem..." diyebildim sadece

"Ecem... sen iyimisin" dedi

"Öylesine aradım. Biz şimdi çıktık, bir kaç işimiz var, çıkınca haber veririm" dedim her cümlemde uzun nefesler veriyordum

"Bekliyorum sizi birtanem. Seni ve biricik bebeğimi" dedi

"Görüşürüz sevgilim"

"Görüşürüz birtanem"

Telefonu kapattım ve dolu gözlerle doğaya döndüm

Eliyle gözlerimi sildi ve kızar tonda konuştu

"Ecem daha hiç bir şey belli değil gidince öğreneceğiz böyle kendini yıpratmana gerek yok"

Melis doğaya hak vererek konuştu "hem onları endişelendirmemize gerek yok hiç bir şey olmayacak"

Abartıyorum gibi gelmişti başımla onayladım

Kliniğin önüne gelmiştik hızlıca Arabadan indim melis ve doğada yanımdaydı içeri girdik ve kontrol odasına aldılar

"Ece hanım, derin bir nefes alın. Bebek çok iyi kalp atışları gayet sağlıklı. Kanamanın bebekle hiçbir ilgisi yok.Şu an hamilelik hormonları yüzünden kılcal damarların çok genişlemiş ve hassaslaşmış Son günlerde ağır bir şey kaldırdıysan, kendini zorladıysan veya ani bir hareket yaptıysan o hassas damarlardan biri çatlamış ve kanama yapmış. Korkulacak bir durum yok, bebek güvende. Sadece birkaç gün ağır kaldırma ve kendini yorma, yeter" dedi

Derin bir nefes aldım...

Kontrol odasından doktorla vedalaşıp çıktık tekrar arabaya bindik ve melis doğaya baktı "bu kız bebek doğunca nasıl banyo yaptıracak acaba" dedi doğa gülmeye başladı "tam bir kaos" dedi ve eve doğru yola çıktık

Kapıyı çaldık ve halil kapıyı açtı

"Hoşgeldiniz sizi beklerken yoruldular ve hepsi uykuya daldı" dedi

Gülerek içeri geçtik salonda Duru ve Doruk uyuyordu abim kanepeye uzanmıştı keremde tekli koltukta oturur pozisyonda uyuyordu sessizce keremin yanına bir sandalye çektim ve elimdeki ultrason fotoğraflarını göz hizasında tutuyordum

"Bak babası bebeğimize ama aynı senin gibi inatçıymış hâlâ göstermiyor cinsiyetini" dedim

Kerem yavaş yavaş gözlerini açarken mırıldandı

"Ben inatçı mıyım ecem" dedi olayın farkına varması uzun sürdü

"Sen neden kontrole gittin daha 5 gün var" dedi kerem

"Hiç öylesine kızlarla uğrayalım dedik belki cinsiyetini öğreniriz diye" dedim

Kerem görüntüleri eline alıp dikkatlice inceledi sessizce onu izledim birini dizinin üstüne koydu daha sonra cebinden çıkarttığı cüzdanına koydu gözlerine baktım ve gülümsedim "ben geliyorum" dedi ve odaya gitti

Duru kafasını kaldırıp uykulu sesiyle konuştu "anem nede" doğa duruyu kucağına aldı ve sıkıca sarıldılar abim uyanmıştı hepimiz salondaydık

kerem kocaman sırıtmasıyla salona girdi "eee ne yapıyoruz millet" dedi

Halil parmağını kaldırdı kerem onu gösterdi ve "konul halilim" dedi halil konuşmaya başladı

"Acıktık" dedi ve abimi gösterdi

"Şantajcı falansın ama seviyorum seni" dedi abim

"Bir mangalımız yokmu" dedi doğa

Kucağındaki Duru konuşmaya atladı

"BNDEE" kollarını yukarı kaldırıp kocaman gülümsemesi ile bizi izledi

Herkes bu fikri onaylamıştı kereme baktım "sanırım nohut da bu fikri beğendi" dedim ve karnımı tuttum

Kerem gülerek kafasını geriye attı "tabiki birtanem sen ve nohut nasıl isterse" dedi

Mangal için her şey hazırdı bahçeye çıktık ve ses bombasından bir şarkı açtım ve kocaman güneş gözlüklerimizle Duruyla dans etmeye başladık

All the people, tonight, put your hands in the sky
Come on, boy, come and get in the rhythm, music will take you high
One more feeling about you, I love you, don't know why
Everybody, come and get in the rhythm, music will take you high, whoa
All the people, tonight, put your hands in the sky
Come on, boy, come and get in the rhythm, music will take you high ~INNA~Sun Is Up~

Abimler mangalı hazırlıyordu doğa ve melisde mutfaktaydı bende bir yandan masayı hazırlıyordum kerem ses bombasını aldı ve bir şarkı açtı

Bulamadım seni dün gece
Sarıldım bir şişe geçmişe
Yaralı kalbini gizleme
Çağır gelsin sesime

(üstteki gibi yazacaktım ama puntosunu ayarlayamadım) ~İlyas Yalçıntaş ~Olur Olur~

Kerem "Bulamadım seni dün gece" dedi

Abim yavaşça keremin sırtına vurdu "daha köfteler pişecek susta çalış" dedi

Biz de halili esir alıp evin önündeki bahçeye çıktık bizim güzel fotoğraflarımızı çekmesi için ona taktikler veriyorduk

Halil baya sıkılmıştı doğa sürekli "son fotoğraf aşkım" diyordu melis Dorukla içeri geçti önce karnını doyurup sonra uyutacaktı

Gelen koku herkesi acıktırmıştı halil telefonu uzaklaştırdı ve doğaya uzun bir bakış attı

Hepimiz gülmeye başlamıştık keremin sesi ile masaya geçtik melisde geldi ve yemeğe başladık

Yemekten sonra hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı Duru ve doruk uyumuştu bizde bahçeye çıkmıştık doğayla birlikte kahve ve bir kaç atıştırmalık hazırladık masaya geçtik ve abimler tatil planlıyordu

"Bodrum mudur peki" dedi abim

Herkes onaylamıştı abim telefonunu çıkarttı ve kalacağımız bir yer bakmaya başladı çok geçmeden telefonu masaya koydu

Halil küçük ve sahte bir öksürükten sonra telefonu eline aldı ve konuşmaya başladı

"Değerli müşterilerimiz villamız denize tam 150 metre uzaklıkta her bir tarafı manzara izlemeye müsait. Burası mutfağımız melis ve doruğun mekanı. Burası salonumuz burada yeni bir ifşa çıkmasın diye 4 adet mükemmel odalarımız bulunuyor..."

"Çocuklar" dedi doğa

Kerem yandan sırıtmasıyla bana baktı

"Hallederiz ya" dedi halil

İçerden gelen telefon sesi ve ardından durunun sesi halili susturmuştu Doğa ayağa kalktı o sırada salonun bahçeye çıkan büyük cam kapısı açılmıştı dağınık saçları ve uykulu gözleriyle Duru bahçeye çıktı elindeki telefonu tutmaya çalışıyordu "banee" dedi ve telefonu doğaya uzattı halilin annesi aramıştı

Nasılsınız faslından sonra duruyu sordu Duru babasının bacağına yapışmış büzük dudaklarıyla "bane gidim" diyordu kerem duruyu yanına çağırdı Duru alnına düşen saçlarını hızla geriye atıp keremin yanına geldi kerem duruyu kucağına aldı sitemkar bir sesle "abicii" dedi Duru

Kerem sessizce "benim prensesim nasıl istiyorsa öyle olacak" dedi durunun saçlarını düzeltti Doğanın duruya uyuması için verdiği emzik durunun elindeydi ağzına takıp dolu gözlerini sildi ve başını keremin göğüsüne gömdü sessizce ağlamaya başladı kerem ona sarılıp yavaşça saçlarını okşadı bana bakıp gülümsemeye başladı "kıyamam" dedim ve buruk bir ifadeyle kereme baktım durunun kafasına çenesini yavaşça yasladı ve bana baktı

Doğa neşeli bir sesle kapattı telefonu Duru yavaşça başını kaldırdı halil duruya bakarak konuştu "babacığım...ağlama prensesim"

Doğa parlayan gözleriyle duruya baktı "anneciğim babaanne acaba duru bize gelebilir mi diye sordu" dedi

Duru önce kereme baktı sonra kollarını kaldırdı ve emziğini azından attı "ebett Duru bane ye gidcek"

Biz tatildeyken Duru babaannesinde olacaktı saat geç olduğu için yataklara dağıldık Duru çoktan uykusunu aldığı için abimlerin yanına gitti bizde keremle uyumak için hazırlandık

Barışlar

"Abicii yok" dedi doğa iki elini yanlara açarken

"Abiciyi boş ver" dedi barış

"Uyuyalım artık durucuğum" dedi melis. Duru emziğini ağzına takıp kafasını yastığa gömdü

...SON...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.