Önümdeki kadına baktım, kehribar gözlerimle. "l-lütfen çocuklarım var". Göz ucuyla üstünde saman olan tahta yatağa baktım. Yatağın başına doğru ilerliyordum ki dizime sarılan kollarla bakışım aşağı döndü. Kadın dizime sarılmış " lütfen çocuklarıma zarar verme" ayağımı hızla çektiğim de kadın yere düşmüştü. Kadının engellemelerine rağmen yatağın yanına gittim. Kapalı örtüyü hafif açtığımda iki tane bebek vardı. Yerde ağlayan kadına döndüm. Yavaşça elindeki uzun sivri sopayı kaldırdım, yutkunamıyordum . Gözlerimi kapattım ve içimden dua etmeye başladım.
Tanrının verdiği canı alıyorum.Tanrının gücüne gitmesin. Tanrı affedendir, Tanrı bağışlayıcıdır.
Sopayı indirecektim ki elime giren ağrıyla sopa elimden gitti ve duvara saplandı. Otomatik olarak sağ elim, sol elimin üstüne kapanmıştı. Yerdeki kadın sol elimi nazik bir şekilde avucunun içine aldı. "Hastasın sen ellerin günden güne daha kötüye gidiyor değil mi?" Elimi çekmiştim ki elimdeki acıyla yere çöktüm. Kadın ayağa kalktı ve evdeki küçük rafa yöneldi. Tek katlı evde sadece yatak ve raf vardı. Elinde birkaç kavanoz otla geri geldi " şifacıyım ben." Kavanozda ki otları ezmeye başladı. "Bu biraz acını hafifletir " sadece izledim kadının elimi sarmasını izledim.
Yeni bölüm gelsin mi?.

