İçeriğe geç

Kendimi kaybettim

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Kendimi kaybettim

Bölüm 1

HAYKIRIŞ

Omzumdaki yük, sırtımdaki çanta, gözümdeki yaşlar, elimde sonuna yaklaştığım sigaramla beraber vedalaşan insanları izliyordum. Bir genç kızla babasına denk gelmiştim, babası kızına sanki bir daha göremeyecekmiş gibi sarılıyordu. Sahi en son ne zaman babam sıfatındaki adama sarılmıştım ki? En son ne zaman baba demiştim onu bile hatırlayamıyorum. Düşüncelerimden sıyrılıp arkamı döndüm ve bilet gişelerine ilerledim. Nereye gitmeliydim hiç bilmiyordum, tek bildiğim bu şehirden olabildiğince uzaklaşmak istediğim. Uzun bir yolculuk eminim ki iyi gelirdi, Bingöl'e gitmeyi planladım hiç bilmediğim bir şehirdi ama yapcak hiçbirşeyim yoktu. Bingol gişesine doğru ilerlemeye başladım yürürken düşünüyordum, bingöle bilet alır yolda da bingölde kalıcak yerler arardım, düşüncelerim kafama yattığı esnada karşımdaki kocaman tabeladaki Bingöl seyahat yazısına baktım uzun uzun inceledim karşımdan gelen "buyrun nasıl yardımcı olabiliriz" sesiyle kendime geldim.

-ben bingöle bir bilet almak istiyordum.

Gişeci: tabi hala istiyormusunuz" dediği esnada adamın yüzüne bakmaya basladım. Bir anda sırıtıp;

Gişeci: şaka yapıyorum yahu biletlerimiz 450 tldir kaç kişilik olcaktı?

-tek kişilik.

Gişeci: tamamdır" derken adama gereken bilgileri verip cantamda annemin cüzdanını aramaya başladım. Adamın parasını ödeyip otobüs saatine kadar biraz kafa dağıtmak istedim, kulaklığımı evde unuttuğumu farkedip kulaklık aldım. Bir markete girip bir kaç şey aldıktan sonra biletimde yazan perona ilerlemeye başladım hala yaşadığım hiçbirşeyi kafam almıyordu. Düşünceli adımlarla yürürken bana çarpan kişiyle sarsıldım tam kendime gelip bana çarpan kişiye baktığım esnada kusura bakmayın diyip koşmaya devam etti. Muzik dinleyerek peron banklarında oturmaya basladım, kısa süre sonra otobüse yerleştim şanslıydım cam kenarına geçmiştim. Oturup direkt dinlenmeye başladım hala kendimde değilmişim gibi hissediyordum gerçekten tam anlamıyla hayatı yaşamaya değer bulmuyordum, aklımda annemin son sözleri yankılanıyor ve haliylen ağlamaya başlıyordum,

Gelin size herşeyi anlatayım, ben gece Ersun. Doğduğundan beri alkolik bir babanın fazlalığıymış muamelesi gören biriyim. Yediğim dayaklar işittiğim küfürler.. Hepsini bir kenara bıraktım annemin son çığlığı en çok bana koyan şeydi. Neyse işte bir annem vardı güzeller güzeli, babamı çok seviyordu, onca gördüğü şiddete yaşadığı şeylere rağmen seviyordu. Bir gün bu şerefsiz adam gene içmiş içmiş eve gelmişti. Anneme bi anda maaşını almadın mı bugun? nerde paralar? Dedi. Annemin yarın alıcam demesine aldırış etmeden elini kaldırdı odamın kapısına dayanmış içeriyi dinliyordum tam annemin sesine dayanamayıp odamdan cıkcağım esnada annemin odaya doğru koştuğunu gördüm odama girip kapıyı kitledi bi andan ağlıyor bir yandan dolabımdan büyük bir sırt çantasını çıkartmış icine kıyafet dolduruyordu ne yapmaya calıştığını anlayamadığım esnada cantamı alıp zemin kattaki balkonumuzdan çimlere doğru attı ardından askılıktan hırkamı alıp bir anda giydirmeye başladı napıyosun dememe kalmadan sen varken bu adamı yenemem kendimi korurum seni koruyamam yalvarırım git bir bilet al başının çaresine bak en kısa sürede seni arayıp yanına gelicem söz herşey daha iyi olacak dedi. Anne hayır dememe kalmadan kapı zorlanma seslerini duydum. Annem son kez bana sarılıp öptü kokladı, nefesini ensemde hissettim sanki bir daha göremeyecekmiş gibi sarılıyordu. Bi daha öpemeyecekmiş gibi öpüyordu. Kokuma hasret kalmış gibi kokluyordu sarılırken cebime siyah bir cüzdan koydu ve kulağıma maaşımı bugun aldım idareli harca kartımın şifresi 9706 diye fısıldadı ardından beni balkona itip aşağıya atlamamı istedi dediklerine harfiyen uydum balkondan atlayıp bahcedeki çalıların arkasına saklandım odamın içine bakıyordum annem kapının önüne geçmiş kapıyı tutuyordu ardından kapı sertçe açıldı, o esnada gümüş bir silahın namlusuysa bakıştım annemin silahı görünceki haykırışı ardından gelen bir el silah sesi.

Anıları bir kenara bırakıp gözlerimi açmaya calıştım anlaşılan ağlamıştım, otobüs neredeyse dolmuştu yanımda biri oturuyordu genç bir adam ve ya cocuk, tam cocuğu incelerken muavinin biletinizi görebilirmiyim demesiyle basımı ona cevirip cebimdeki bileti cıkardım. Muavinin onayını aldıktan sonra önüme döndüm ve dedim ki keşke ben ölseydim..

"birinci bölümün sonu.."

Arkadaşlar romanın devamı için beklemede kalın, daha uzun bölümler icin beğenin yorum yapın. Şimdiden teşekkürler okuyucularım >



İg: defne.abk06

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.